KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1135 E., 2024/1497 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2019/1135
- Karar No
- 2024/1497
- Temyiz eden (davacı)
- ... Akaryakıt A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 16/10/2012 tarihinde yapılan denetimde, akaryakıt ikmali yapılan pompa ve bağlı olduğu tanka ait otomasyon sistemi faal durumda olmadığı halde otomasyon sisteminde meydana gelen arızayının süresi içinde giderilmediğinden bahisle, hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının bayisine ait akaryakıt istasyonunda 16/10/2012 tarihinde yapılan denetimde, ikmal yapılan tank ve pompaya ait otomasyon sisteminin faal durumda olmadığının tespit edildiği, mevzuat hükümleri gereği davacının denetleme ve kontrol etme sorumluluğu bulunduğu otomasyon sistemiyle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği,
her ne kadar bayilik sözleşmesi dağıtıcı tarafından 18/09/2012 tarihinde feshedilmişse de, 16/10/2012 tarihli denetimde Mehmet Kaya'ya ait istasyonda 30/07/2012 tarihinden 16/10/2012 tarihli denetime kadar sürekli olarak otomasyon sisteminin arızalı olduğu, belli günlerde kayıtlarda ciddi tutarsızlıkların söz konusu olduğu, otomasyon sistemindeki arızanın bayilik sözleşmesi devam ederken başladığı ve denetim tarihine kadar devam ettiği anlaşıldığından,
davacı hakkında, dağıtıcısı olduğu istasyondaki otomasyon sisteminde meydana gelen arızayı süresi içinde gidermediğinden 815.555,00-TL idarî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, hakkında denetim tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan mevzuat hükümleri uyarınca idarî para cezası tesis edildiği ileri sürülmekteyse de, denetim tarihi itibarıyla yürürlükte olan gerek 5015 sayılı Kanun'un, gerekse 1240 sayılı Kurul kararının ilgili hükümlerinde, dağıtıcı lisans sahiplerinin Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü oldukları göz önüne alındığında, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, denetim tarihinin bayilik sözleşmesinin feshinden sonra olduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2019/1135, K. 2024/1497, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama