İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/13277 K.2023/3976

Uyuşmazlığın dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "01/09/1999-27/08/2004" dönemine ilişkin kısmına yönelik olarak, dava konusu ihbarnamenin dayanağı taşınmaz tespit tutanağının tarihi olan "28/08/2009" tarihinden geriye doğru beş yılı aşan…

Esas2021/13277Karar2023/3976Tarih6 Temmuz 2023Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/13277 E., 2023/3976 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
6 Temmuz 2023
Esas No
2021/13277
Karar No
2023/3976
Karşılıklı temyiz isteminde bulunanlar
—
1- (davacı)
...
Vekili
Av. ...
2- (davalı)
...Valiliği
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Dava Konusu İstem
Dava; Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ...parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının Hazineye ait ... parsel sayılı taşınmazın 18,230,00 m²’lik kısmını bağ olarak kullanmak suretiyle işgalci olduğunun belirlendiği, taşınmazın 01/09/1999-28/08/2009 dönemindeki işgali nedeniyle 7.938,00 TL ecrimisil istenildiği,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Uyuşmazlığın dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "01/09/1999-27/08/2004" dönemine ilişkin kısmına yönelik olarak, dava konusu ihbarnamenin dayanağı taşınmaz tespit tutanağının tarihi olan "28/08/2009" tarihinden geriye doğru beş yılı aşan "01/09/1999-27/08/2004" dönemine ilişkin ecrimisil tutarının davalı idarece 6009 sayılı kanun gereği terkin edilmesi gerekirken terkin edilmemiş olması nedeniyle, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptaline ilişkin kısmının, Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 25/12/2015 gün ve E:2015/12254, K:2015/6314 sayılı kararı ile onandığı,

Uyuşmazlığın dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin olarak, mahkemece verilen iptal kararının "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin kısmının Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 25/12/2015 gün ve E:2015/12254, K:2015/6314 sayılı kararı ile bozulduğu,

mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle, mahallinde yapılan keşif soncu düzenlenen bilirkişi raporunda ecrimisil miktarının 2004-2005 yılları için 1.706,34 TL, 2005-2006 yılları için 2.264,16 TL, 2005-2006 yılları için 2.100,10 TL, 2006-2007 yılları için 3.084,52 TL, 2008-2009 yılları için 2.960,75 TL toplam 9.965,73 TL olarak hesaplandığı, davalı idare tarafından 7.938,00 TL ecrimisil istenmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin "28/08/2004 - 28/08/2009" dönemine ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, ecrimisil talep edilen ... sayılı parselin davacı adına tescil edildiği, kendisinden ecrimisil talep edilemeyeceği, ödenen ecrimisilin davacıya iade edildiği, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davanın reddine karar verilmesine rağmen idarenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVABI

Taraflarca cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava; Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... Kadastro Mahkemesindeki dava 1970 yılında açılmış ve 2011 yılında karara bağlanmış olduğundan, davanın açıldığı ve karara bağlandığı tarihlerde yürürlükte olan her iki kanunun ilgili hükümlerine aşağıda yer verilmiştir. Mezkur düzenlemeler incelendiğinde, her iki kanundaki hükümlerin birbiriyle paralel olduğu görülmektedir.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 1 Ocak 2002 kabul tarihli Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır.

743 sayılı (mülga) Türk Kanunu Medenisi'nin "B) Gayrimenkul Mülkiyetinin İktisabı"nı düzenleyen bölümünde yer alan "Tescil" başlığını taşıyan 633. maddesi, "Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kayıt, şarttır. Bununla beraber işgal, miras, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilamı ile bir gayrimenkulü iktisabeden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur.

Fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz." hükmünü,

"Tescili talep hakkı" başlıklı 642. maddesi ise, "Bir şeye temellük etmek hakkını bağışlama gibi bir sebeple iktisap etmiş olan kimse tescil muamelesinin icrasını malikinden talep edebilir. İmtina halinde mülkiyetin kendisine aidiyetine karar verilmesini hakimden istiyebilir.

İhraz ve işgal, intikal, istimlak cebri icra ve mahkeme ilamiyle bir gayrimenkulün mülkiyetini iktisap eden kimse; doğrudan doğruya tescil muamelesini yaptırabilir." hükmünü amir bulunmaktadır.

08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması"nı düzenleyen bölümünde yer alan "Tescil" başlığını taşıyan 705. maddesi, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.

Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü,

"Tescili isteme hakkı" başlıklı 716. maddesi ise, "Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.

Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir." hükmünü amir bulunmaktadır.

Buna göre, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında asıl olan tescile dayanan kazanmadır, ancak bu kural mutlak olmayıp tescilsiz kazanma halleri de vardır.

Bununla birlikte Medeni Kanun, bazı durumlarda taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce kazanılacağını hüküm altına almıştır. Taşınmazın mülkiyetinin tescilden önce kazanılmasına, tescilsiz iktisap denir.

Tescilsiz kazanma halleri Medeni Kanunun 705. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmıştır. Bunlar; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırmadır. Ancak tescilsiz kazanma halleri bu maddede öngörülenlerle sınırlı değildir. İmar ve ihya ile olağanüstü zamanaşımıyla taşınmaz iktisabı da tescilsiz kazanım hallerindedir. Tescilsiz kazanma hallerinde, tapu sicilinde yapılacak tescil kurucu değil, açıklayıcıdır; ancak malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.

4721 sayılı Kanun'un "Tapu Sicili"ni düzenleyen İkinci Bölümünde yer alan "Tescilin yapılmamasının sonuçları" başlığını taşıyan 1021. maddesi; "Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz." hükmünü, 1022. maddesi; "Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır." hükmünü, 1023. maddesi; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." hükmünü, 1024. maddesi; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.

Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.

Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir." hükmünü, 1025. maddesi; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.

İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.

İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." hükmünü amir bulunmaktadır.

Konuyla ilgili Yargıtay kararlarında, mülkiyet hakkının kazanılması ve yolsuz tescil ile ilgili hukuki düzenlemelerin incelendiği görülmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2017 tarih, E.2017/2-2906, K. 2017/1723 sayılı ve 28/11/2019 tarih, E.2019/2-318, K. 2019/1238 sayılı kararları ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20/10/2020 tarih, E.2020/3092, K. 2020/4876 sayılı kararlarında, "...tapu sicilinin tutulması prensiplerinden ilki tescil, ikincisi sicilin aleniliği (güvenirliliği), üçüncüsü sicilin tutulması nedeniyle hazinenin kusursuz sorumluluğu ve sonuncusu ise sicilin, bir başka ifade ile tescilin, geçerli bir işleme dayalı olması yani sicilin illiyetten soyut olmamasıdır.

Türk hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda “illilik”, diğer bir anlatımla “hukuki sebebe bağlılık” prensibi esas alınmış olup, bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu bulunmaktadır. Hukuki sebebe dayanmayan işlemler geçerli değildir. TMK'nın 1024. maddesi bu tescili yolsuz tescil olarak ifade eder." denilmek suretiyle, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescilin yolsuz olduğu ve hukuki sonuç doğurmayacağı açıkça ortaya konulmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasının incelenmesinden, aralarında ... 'nun da yer aldığı toplam 22 kişi tarafından davalı Hazine aleyhine ... Kadastro Mahkemesinde açılan "Kadastro Komisyon Kararına İtiraz" davasında, anılan mahkemenin ... tarih, E...., K.... sayılı kararı ile, Manisa Merkez ...'nde bulunan ... parselin 24.550,00 m² olarak miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, mezkur karar ... Hukuk Dairesinin ... tarih, E...., K.... sayılı kararıyla Onanarak kesinleşmiş bulunmaktadır. Mezkur karara istinaden, dava konusu taşınmaz 27/06/2013 tarihinde hisseleri oranında davacılar adına tescil edilmiştir.

Her ne kadar, ecrimisil talep edilen taşınmaz 01/09/1999-28/08/2009 döneminde Hazine adına kayıtlı ise de, hukuki sebepten yoksun olan tescilin "yolsuz tescil" niteliğinde olduğu, taşınmazın ecrimisil talep edilen dönemden çok önce 1970 yılında açılan dava sonucunda, Hazineye ait olmadığının yargı kararıyla ortaya konulduğu görülmektedir.

Bu itibarla, 1970 yılında açılan dava sonucunda, aralarında davacının da yer aldığı ... murisi ... mirasçıları adına tescil edilen Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı taşınmazın işgal edildiğinden bahisle Hazine tarafından davacıdan ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)

08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" başlığını taşıyan 705. maddesi'nde, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, (temlik ve ya diğer ayni haklarda dahil) mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmü;

"Tescili isteme hakkı" başlıklı 716. maddesinde ise ;"Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir." düzenlemesi ;

"Tescilin yapılmamasının sonuçları" başlığını taşıyan 1021. maddesinde; "Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz." kuralı yer almıştır.

Bu yasal kuralların uygulamasına ilişkin. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunu 21.01.2020 tarihli, E: 2019/12-51, K: 2020/37 sayılı kararında. "Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, tescile dayanmayan kazanımlar ve tasarruf işleminin üzerinde durulması gerekmektedir. Kural olarak ayni haklar kütüğe tescil ile doğar (TMK m. 1022).

Ancak TMK’nin 705. maddesinde öngörülen “miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.” Bu hallerde dahi açıklayıcı tescil yapılması önemlidir. Açıklayıcı tescil, üçüncü kişilerin eski kayda güvenerek hak kazanma tehlikesini ortadan kaldırır. Malik ancak adına tescil yapıldıktan sonra tasarruf edebilir (TMK m. 705/2).

Sicilde hak sahibi olarak gözükmeyen malik, tasarruf işlemi yapamaz; taşınmazı temlik edemeyeceği gibi taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak da (kullanma ve ondan yararlanma) kuramaz. Ayrıca mülkiyeti tescilsiz olarak kazanan kişi mülkiyet hakkını tapuya tescil ettirmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez. TMK’nın 1023. maddesi bu kişi hakkında da uygulanır. Çünkü mülkiyet henüz açıklık kazanmış değildir.

Bu bakımdan da bu kişinin tescilsiz kazanmış olduğu mülkiyet hakkını vakit geçirmeden hemen tescil ettirmesinde büyük fayda vardır (Akipek, J.G.. Türk Eşya Hukuku Ayni Haklar, II. Kitap, Mülkiyet 2. Baskı, Ankara 1973, s. 121-122). TMK’nın 705/2. maddesi mülkiyetin tescilsiz kazanıldığı hâllerde malikin tasarruf işlemlerini yapabilmesini, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı tutmuştur.

Şikâyet buna konu teşkil eden işlemin ilgili bulunduğu hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kimse tarafından yapılması gerekir (Postacıoğlu, İ.E.. İcra Hukuk Esasları, 5. Baskı, İstanbul 2010, s. 67)", gerekçesine yer vererek , tasarrufun tescil ile başladığı açıklığa kavuşturmuştur.

Uyuşmazlıkta, Manisa ili, Merkez ilçesi, ...'nde bulunan ... parsel numaralı ve tamamı Hazineye ait 24.550,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 18.230,00 m²’lik kısmının 01/09/1999-28/08/2009 döneminde işgali nedeniyle davacıdan, 7.938,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

Ecrimisil istemine konu taşınmaz, mahkeme kararına istinaden 27/06/2013 tarihinde hissesi oranında davacı adına tescil edilmiştir. Yargı kararı ile taşınmazı adına tescil ettirme hakkı tanınmış olan davacının, tescilsiz kazanmış olduğu mülkiyet hakkını kullanabilmek için, taşınmazı adına tescil ettirmesi gerekmektedir. Tescilden önce taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı bulunmakta ve işgalcinin kusurlu veya kusursuz olması; 2886 sayılı kanun uyarınca ecrimisil istemi yönünden sonuç doğurmamaktadır.

Kaldı ki, ecrimisil ile ilgili uyuşmazlıklarda, bir kamu hizmetine tahsis edilmiş Hazine ve il özel idaresi taşınmazları dışında, tapu tescilinin esas alınması, içtihaden kabul görmüştür.

Buna göre; ecrimisil istemine konu taşınmazın tapuda Hazine adına tescilli olduğu; bu taşınmazın Hazine adına tesciline dayanak, kadastro komisyonu kararına itiraz üzerine; taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, davacının miras bırakanının taşınmazın ziyedi olduğu gerekçesiyle mirasçılar adına tesciline karar verildiği, bu kararın 18/03/2013 onandığı, tescil işleminin 27/06/2013 tarihinde yapıldığı, mülkiyetin 18/03/2013 tarihinden önce davacıda bulunamayacağı gibi, taşınmazın 01/09/1999-28/08/2009 döneminde tapuda Hazine adına tescilli olduğu; davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın işgali halinde ecrimisil isteyebileceği, istenilen tutarın hukuka uygun olup olmadığının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/13277, K. 2023/3976, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Cevabı
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy (X)
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/13277
Karar No
2023/3976
Tarih
6 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/13424 K.2023/3930
  • Danıştay 2. Daire E.2021/13486 K.2023/3974
  • Danıştay 2. Daire E.2021/13594 K.2023/3972
  • Danıştay 2. Daire E.2021/13595 K.2023/3973
  • Danıştay 2. Daire E.2021/13622 K.2023/3983
  • Danıştay 2. Daire E.2021/13670 K.2023/3990

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.