KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6141 E., 2024/1059 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/6141
- Karar No
- 2024/1059
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- .. Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
Zonguldak ili, ... Emniyet Müdürlüğünde ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görev yapan davacı; İstanbul ili, ... İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca, 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 maddesi gereğince, brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda. 25/01/2013 tarihinde, İstanbul ili, ... Polis Merkezi Amirliğine müracaat eden ... isimli kuyumcunun, ticari anlaşmazlığa düştüğü ...ve ... isimli şahıslardan şikayetçi olduğunun ve aynı gün adı geçenlerin ifadesinin alındığının, bir gün sonra ...'nin, tekrar polis merkezine gelerek, bir gün önceki ifadesini değiştirmek istediğinin, davacının da Polis Memuru H.
Y.'yi odasına çağırıp, içerisinde adı geçen kişinin ifadesinin bulunduğu flash belleği vererek yeni bir ifade yazılmasını sağladığının, ifade tutanağının imza bölümüne Polis Memurları H. A., V. Y. ve şüpheli ...isimlerinin açıldığının, ifade tutanağının, ...'ye imzalattırıldıktan sonra, tahkikat dosyasına eklenmek suretiyle tahkikat bürosuna el yazısı ile yazılan not kağıdı iliştirilerek bırakıldığının, Polis Memurları H.
A. ile V. Y.'nin, dosyadaki ifadenin değiştirilmiş halde iki adet şüpheli tutanağını ve el yazısı notu görmeleri üzerine durumu tespit eden tutanak düzenlediklerinin, disiplin cezasının dayanağı olan soruşturma raporu ile soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanık beyanlarından anlaşıldığı,
Bu durumda; davacının, bir tahkikat ile ilgili olarak kendisine yapılan başvuruyu, öncelikle polis merkezi amirine veya o anda polis merkezinde bulunan görevliye sevk etmesi veya yönlendirmesi gerekirken, bu yola başvurmadığı gibi, doğrudan tahkikata müdahil olacak şekilde ifade değişikliği için dosyayı talep ederek, dosyadaki ifadenin yenisi ile değişmesi için emir ve görevlendirmede bulunduğu; ifade alan ve ifade yazan görevliler mevcut bulunmadıkları halde, isimlerinin evraka geçirildiği;
evrakın hazırlandığı tarihin, bir önceki tarih ve saat yazılmak suretiyle ifade alma usul ve esaslarının ihlal edildiği ve bu haliyle davacının, hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu anlaşıldığından, sübuta eren söz konusu eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; şüpheli V.Ç.'nin ek savunma verme hakkını kullandığı; İdare Mahkemesince, olayla ilgili kamera kayıtları celp edilip, tanıklar dinlenilmeden, eksik incelemeyle karar verildiği; resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı ceza davasında beraatine hükmedildiği, söz konusu kararda, karakol amiri olarak işinin gereğini yaptığının belirtildiği; savunma hakkının kısıtlandığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; kendisine isnat edilen fiilin sübuta ermediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Davalı idare tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince. Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine.
Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dava dosyasının incelenmesinden. İstanbul ili, ...
Polis Merkezi Amirliğinde görevli olmadığı halde, ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak anılan birimde makam odası bulunan davacının; ifade vermek üzere başvuruda bulunan ...isimli şahısla ilgili olarak görevli polis memuruna yönlendirme yaptığından bahisle dava konusu ceza ile tecziye edildiği anlaşılmakta olup, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacının, ifade alma usul ve esaslarını ihlal edecek şekilde işlem yapılması yolunda emir verdiği veya görevlendirmede bulunduğu hususunda, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla,
davacıya isnat olunan eylemin somut olayda sübuta ermemesi nedeniyle davacının temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6141, K. 2024/1059, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama