İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2022/3953 K.2025/5819

Dava; polis memuru olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde yapılan disiplin soruşturması sonucunda "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini…

Esas2022/3953Karar2025/5819Tarih9 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.469 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3953 E., 2025/5819 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Esas No
2022/3953
Karar No
2025/5819
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.469 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava Konusu İstem

Dava; polis memuru olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde yapılan disiplin soruşturması sonucunda "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında davacının ... tarihinde gözaltına alındığı ve yine aynı tarihte görevden uzaklaştırıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen fezlekenin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, ...

Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında davacı hakkında ''kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçunu işlediğinden bahisle başlatılan ceza yargılaması sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, davacının ceza yargılamasına konu olan eylemi nedeniyle başlatılan idari soruşturma neticesinde düzenlenen ... günlü, ... sayılı disiplin soruşturma raporu ile getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca davacının "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziye edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; dava konusu işleme ilişkin disiplin cezasının bağlı olduğu eylem/fiil yönünden yapılan ceza yargılaması sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında özetle, ''...her ne kadar sanık (davacı) hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, müşteki beyanları, tanık beyanları ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak göz önüne alındığında, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

Şöyle ki;... Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, sanıkla müştekinin arasında geçen konuşmanın içeriğinin ne olduğu ve menfaatin müşteki tarafından sanığa temin edildiğine dair herhangi görgüye dayalı bir bilgileri olmadığı anlaşılmıştır... Somut olayda, müşteki tarafından sanığa verildiği iddia olunan 800 TL’nin verildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir görgü tanığı yahut somut bir delil mevcut değildir.

Sanık hakkındaki tek delilin müşteki A.C.'nin beyanları olduğu, bunun haricinde sanığın aleyhinde herhangi bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin dosyada bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bu suçu işleyip işlemediği konusunda mahkememizde ciddi anlamda şüphe hasıl olduğu, bu şüphenin sanığın lehine yorumlaması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 2. fıkrasında “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” hükmü ile "masumiyet karinesi" kabul edilmiştir. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir.

Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir.

O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.Yukarıdaki tüm veriler bir bütün olarak göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller bulunmadığı..." gerekçesi ile davacının beraatine karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacı hakkında yürütülen ceza davası sonucunda ...

Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile yüklenen suçun davacı tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle davacının beraatine karar verildiği görülmekle, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçunun sabit olmaması karşısında, davacının "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eyleminde bulunduğundan bahisle tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline,

işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından; dosya kapsamında yer alan tüm bilgi, belge ve beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 21/12/2017 tarihinde müşteki A.C.'nin işyerine giderek, "294 kişilik bir FETÖ üyesi listesi olduğu, müştekinin bu listede yer almadığı, kendisinin vatansever bir iş adamı olarak tanındığı, emniyetin terör örgütleriyle mücadelede kullandığı üniversite öğrencilerine para yardımında bulunulduğu, ancak şu an emniyetin parası olmadığını söyleyip ne kadar yardımda bulunabileceğini" sorduğu, müştekinin 800 TL parayı davacıya elden verdiği,

davacının da bu parayı almak suretiyle üzerine atılı “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu işlediğinin sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, dava konusu işleme esas alınan fiili nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesi uyarınca "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla verilen beraat kararına karşı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmek suretiyle anılan beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

682 sayılı KHK'nin "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2, 38 ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Eylem tarihinden önce de yürürlükte bulunan Anayasa'nın 9. maddesinde; "dolandırıcılık" yüz kızartıcı sayıldığından, davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir.

Adli yargıda yapılan ceza yargılamasında; davacının üzerine atılı dolandırıcılık suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, böylece davacının yüz kızartıcı ve utanç verici bir fiilden mahkumiyeti bulunmadığı idare veya idari yargıca suç isnadı yapılamayacağı dikkate alındığında; davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.

Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin temyize konu kararın yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerektiğinden, Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/3953, K. 2025/5819, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X) Gerekçede Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2022/3953
Karar No
2025/5819
Tarih
9 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/4051 K.2025/9273
  • Danıştay 2. Daire E.2022/4161 K.2025/5849
  • Danıştay 8. Daire E.2022/4935 K.2025/9548
  • Danıştay 8. Daire E.2022/5007 K.2025/9685
  • Danıştay 8. Daire E.2022/5065 K.2025/9393
  • Danıştay 8. Daire E.2022/5243 K.2025/10019

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.