KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6060 E., 2024/5518 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/6060
- Karar No
- 2024/5518
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının sahibi olduğu hisseli taşınmazı üzerine tesis edilen intifa hakkı karşılığı elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı niteliğindeki gerlirini beyan etmediğinden bahisle adına 2015 yılı için re’sen salınan gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İntifa hakkının, mal ve haklar üzerinde sahibine tam yararlanma yetkisi sağlayan, taşınmaz üzerinde tesis edilebilmesi için tapu kütüğüne tescilin zorunlu ve kurucu nitelikte olan, herkese karşı ileri sürülebilen, Türk Medeni Kanununda yer alan ayni hak olmasına karşın, kiralamanın ise kiralayana ödeyeceği belli bir bedel karşılığında, belirli bir sürede, belirli bir şeyin veya hakkın kullanılmasını sağlayan, sadece taraflarca birbirine karşı ileri sürülebilen ve Borçlar Kanunu ya da Gayrimenkul Kiralamaları Hakkında Kanun hükümlerine göre tesis edilen şahsi bir hak olduğu,
bu itibarla intifa hakkı tesisi ile kiralama işleminin, kuruluşundan sona ermesine kadar tesisi, taraflara konusu üzerinde tanıdığı haklar ve yüklediği borçlar, sona erme biçim ve şartları, üçüncü kişilerle olan ilişki yönünden doğurduğu sonuçlar ve akde uygulanacak hükümleri yönünden birbirinden tamamen farklı olması karşısında, intifa hakkı tesisi kiralama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği gibi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradı olarak da tanımlanmayan intifa hakkı bedelinin,
Anayasa'da öngörülen verginin yasallığı ilkesine aykırı olarak beyanı gerektiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İntifa hakkı tesis edilmesi ile kira sözleşmesi akdedilmesi suretiyle ulaşılan amacın aynı olduğu, tapuya tescil edilerek kurulan intifa hakkının, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağladığı, sahibinin gayrimenkulü belirlenen süre içinde kullanma, yönetme ve ondan yararlanma hakkı elde ettiği ve bunun karşılığında da malike bir bedel ödediği göz önüne alındığında, tesis olunan intifa hakkı ve tahsil edilen bedelin kiralama işleminin unsurlarını oluşturduğu, her iki durumda da taşınmazın kullanılmasının söz konusu olduğu, davacının, hisseli olarak malik olduğu taşınmazlar üzerine...
Petrol Anonim Şirketi lehine inifa hakkı tesisi karşılığında elde edilen gelirin gayrimenkul sermaye iradı olduğu, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kiralama olarak değerlendirilemeyecek olan intifa hakkı karşılığında alınan bedel Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iratları arasında sayılmadığı, yargı içtihatlarınında bu yönde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6060, K. 2024/5518, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama