KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6705 E., 2024/3092 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/6705
- Karar No
- 2024/3092
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İthalat İhracat ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ila 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 23/11/2013 tarihinde ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği ancak ilanen tebliğ şartlarının oluştuğuna dair evrak Mahkemelerince verilen ara kararlarına rağmen dosyaya sunulmadığından asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ortaya konulamayan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan aranmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı adına, ... İthalat İhracat ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ila 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve... ila... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne dair kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren Kanun'da gösterilen süre içinde itirazda bulunabileceği hükme bağlanmıştır.
Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış olan davada yapılacak olan inceleme ancak bir önceki aşama olan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği ve borcun şirketten tahsil imkansızlığının ortaya konulup konulamadığına ilişkin olarak yapılacaktır.
Ancak; 03/04/1987 tarih ve E:1986/3, K:1987/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararında, tahakkuk zamanaşımının geçmesiyle tahsili olanaksız duruma gelen bir vergi borcunun 58. maddede sayılan üç halden "böyle bir borcu olmadığı" yolundaki itiraz nedeninin kapsamı içinde düşünülmesinin zorunlu olduğu, dolayısıyla ödeme emrinin tebliği aşamasında, tahakkuk zamanaşımının yargı merciilerince re'sen incelenebileceği ve zamanaşımının varlığı halinde ödeme emrinin iptali yoluna gidilebileceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; 2006 ila 2008 yıllarına ait kamu alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin Mahkemece verilen ara kararlarına rağmen davalı idare tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre söz konusu yıllara ait kamu alacağına ilişkin olarak tarh zamanaşımı süresinin 31/12/2013 tarihinde dolduğu göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımını kesen ya da durduran bir hususun da idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından zamanaşımına uğramış olan kamu alacağı için davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenle; temyize konu kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6705, K. 2024/3092, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama