İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2019/2963 K.2021/2169

Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sağlık Hizmetleri AŞ'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ,...,... ,.. sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

Esas2019/2963Karar2021/2169Tarih12 Nisan 2021Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2963 E., 2021/2169 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
12 Nisan 2021
Esas No
2019/2963
Karar No
2021/2169
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.265 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sağlık Hizmetleri AŞ'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ,...,... ,.. sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu 04/04/2008-13/02/2013 tarihleri arasındaki ve 24/07/2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin borçlardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olduğu, ancak 13/02/2013-24/07/2013 tarihleri arasındaki muhtelif türdeki borçlardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığı;

davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirinde yer alan ... plaka numaralı alacak ile ... sayılı ödeme emirinde yer alan ..., ..., ... plaka numaralı alacaklara ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının dosya içerisinde bulunmadığı, davalı idarece söz konusu borçların usulüne uygun olarak takibinin yapıldığı ortaya konulamadığından, anılan ödeme emirlerinin belirtilen alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği;

dava konusu diğer ödeme emirlerine konu alacaklar bakımından ise, kanuni temsilci olan davacının takibinden önce asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yollarının tüketilmesi gerektiği, ancak dosyadaki belgelere göre Sosyal Güvenlik Kurumundan alacakları olduğu,

adına kayıtlı araçları ve banka hesapları bulunduğu anlaşılan asıl borçlu şirketin, söz konusu menkul malları üzerinde ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alacakları üzerine tesis edilmiş haciz uygulamaları bulunsa dahi bu varlıkların borcu karşılama ihtimali dikkate alınmadan, mal varlığının borcun ne kadarlık kısmını karşılayabileceği yönünde bir araştırma yapılıp sonuçlandırılmadan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiğinin görüldüğü, sağlık hizmetleri veren asıl borçlu şirketin sahip olduğu menkul değerlerin sadece bankalar, Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları ya da motorlu kara taşıtları yönünden sınırlı olmadığı,

zira verdiği hizmetin içeriği gereği sahip olunan ve değeri yüksek meblağlarla ölçülen her türlü makine, teçhizat, cihazlar yönünden de araştırma yapılıp, bunların satılıp satılmadığı hususlarının ortaya konulmadığı, bu haliyle, asıl amme borçlusu şirketin mal varlığının borcun ne kadarlık kısmını karşılayacağı ve bu tutar hesap edildikten sonra ne kadarlık kısmının şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle kanuni temsilci olan davacıdan istenebileceği açıkça ortaya konulmadan, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, kararın, ödeme emirlerinin 13/02/2013- 24/07/2013 tarihleri arasındaki muhtelif türdeki borçlara ilişkin kısmının ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirinde yer alan ... plaka numaralı alacak ile ... sayılı ödeme emirinde yer alan ..., ..., ... plaka numaralı alacaklara ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkraları yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı için ileri sürdüğü iddialar bozulması istenen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin kararın, ödeme emirlerinin kalan kısımlarına dair temyiz istemine gelince;

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasında; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, ikinci fıkrasında; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve bunlara bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı.

62. maddesinde ise, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından, amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı belirtilmiş ve maddeye 5228 sayılı Kanunla ikinci fıkra olarak.

Maliye Bakanlığı'nın amme alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkili olduğu,

bu yetkinin alacaklı amme idaresi itibarıyla da kullanılabileceği hükmü eklenmiş olup, bu yetkiye istinaden 11/09/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Seri: A Sıra No: 5 Tahsilat Genel Tebliği ile Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan değişiklikle, mal varlığı araştırmasının elektronik ortamda yapılabilmesi durumunda takip konusu tüm amme alacakları için tutar sınırı olmaksızın yurt çapında mal varlığı araştırmasının elektronik ortamda yapılacağı kurala bağlanmıştır.

Diğer yandan, yine 6183 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını;

tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.

Anılan Kanun hükümleri uyarınca; şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcinin takip edilebilmesi için, şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olması ve söz konusu alacağın kısmen veya tamamen şirketin mal varlığından tahsilinin mümkün olmaması gereklidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı adına, ... Sağlık Hizmetleri AŞ'nin 2010 ila 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ,...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar Vergi Dava Dairesince, kanuni temsilci olan davacının takibinden önce asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yollarının tüketilmediği, şirketin mal varlığının borcun ne kadarlık kısmını karşılayacağı ve bu tutar hesap edildikten sonra ne kadarlık kısmının şirketten tahsil edilemeyeceği açıkça ortaya konulmadan, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin kalan kısmında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yönünde verilen karara ilişkin istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, davalı idarece dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde, asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının yeterli olduğu ve borcun şirketten tahsil olanağının bulunmadığının ortaya konulduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, söz konusu amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının ilgili dönemde kanuni temsilcilik sıfatına haiz bulunup bulunmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve davacının takibi için gerekli olan diğer hususlar incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ödeme emirlerinin 13/02/2013- 24/07/2013 tarihleri arasındaki muhtelif türdeki borçlara ilişkin kısmının ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirinde yer alan ....plaka numaralı alacak ile ... sayılı ödeme emirinde yer alan .. , ..., ... plaka numaralı alacaklara ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkraları yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emirlerinin kalan kısımlarına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2019/2963, K. 2021/2169, 12 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2019/2963
Karar No
2021/2169
Tarih
12 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2019/2965 K.2021/1435
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/3000 K.2021/736
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/3005 K.2021/664
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2019/3034 K.2021/820
  • Danıştay 9. Daire E.2019/3048 K.2021/2918
  • Danıştay 4. Daire E.2019/3061 K.2021/1973

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.