KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7557 E., 2022/5114 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/7557
- Karar No
- 2022/5114
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin 5904 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen 9. fıkrası gereği kanuni temsilci sıfatıyla, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silinen … Pazarlama Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012 takvim yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi gerektiğine ilişkin vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/3,4,5,6,7 ve 8. dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ve 2012/1-12 dönemine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 355.maddesi gereği kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda. Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silindiği anlaşılan. Pazarlama Dış Ticaret Ltd.
Şti.'ye ait 2012 takvim yılına ait yasal defter ve belgelerin 15 günlük kanuni süre içerisinde ibraz edilmesine ilişkin 10/08/2017 tarih ve … sayılı defter ve belge isteme yazısının davacının adresinde oğlu İbrahim Keleş'e tebliğ edildiği, yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi karşısında şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi kapsamında tasfiye edilmeksizin ticaret sicilinden silindiği, dolayısıyla tasfiye tamamlanarak tüzelkişiliğin sona erme durumunun söz konusu olmadığı,
amme alacaklısının silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasının isteyebilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından bu yola başvurulmaksızın doğrudan Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17/9 maddesine dayanarak kanuni temsilci adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; şirket müdürü olan davacının görev süresinin 07/04/2011 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 29/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 5 yıl uzatıldığı, aynı zamanda …'in de müdür seçildiği,
davacı ve …'in münferit imzaları ile şirketi temsile yetkili oldukları, 2012 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerinin istenmesine ilişkin 10/08/2017 tarihli yazının ikametgah adresinde 23/08/2017 tarihinde oğluna tebliğ edildiği anlaşıldığından defter belge isteme yazısı davacının kanuni temsilcilik görevi sona erdikten sonra tebliğ edildiğinden dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/7557, K. 2022/5114, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama