KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10395 E., 2024/6139 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/10395
- Karar No
- 2024/6139
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf
- ... Bilgi Teknolojileri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ithal edilerek satışı gerçekleştirilen cep telefonları için 490.990,51-TL bandrol ücretinin eksik ödendiğinden bahisle 281.871,31-TL bandrol gecikme faiziyle birlikte toplam 772.861.82-TL tahakkuk ettirilmesine ilişkin... tarihli ... sayılı bandrol ücreti ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E: ..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlığa konu olayda, gümrük idaresi tarafından, gümrük beyannamelerinde yer alan kıymetler arasındaki farklılığın hangi sebepten kaynaklandığı hususunda, gerek beyanları işleme esas alınan Türkiye distribütörleri nezdinde gerekse davacı nezdinde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi davacının beyan ettiği satış bedelinin doğruluğu konusunda ihraç ülkesi makamları nezdinde de herhangi bir araştırma yapılmadığı, beyannamelerin karşılaştırılması suretiyle fiyat farkı tespit edilmesinin satış bedeli yönteminin terk edilmesine yeterli görüldüğü;
üretici firmanın Türkiye'deki temsilcisi ile üretici firma arasındaki anlaşmada, cep telefonlarına ilişkin garanti, iade, değişim, reklam gibi başkaca bazı edimler üstlenilmiş olup olmadığı, varsa bu edimlerin telefonların satış fiyatlarına yansıtılıp yansıtılmadığı da ortaya koyulmadığı;
öte yandan, telefon modelleri arasındaki rakam ve harf farklılıklarının sadece eşyanın üretildiği veya hedef pazarı olan bölgelerle ilgili olduğu hususunun da hangi araştırmalarla belirlendiği belli olmayıp, bu farkların fiyatlara bir etkisi bulunup bulunmadığı hususu da üretici ya da distribütör firma nezdinde yapılmış bir araştırma ile açıklığa kavuşturulmadığı; bu durumda, Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından düzenlenen ve dava konusu işleme esas alınan raporda, sadece emsal alınan beyannamelerle davacının beyan ettiği kıymet arasında fark bulunduğunun belirlendiği,
bu tespitin eşyanın gümrük vergilerine esas kıymetinin tespitinde satış bedeli yönteminin terk edilmesi için tek başına yeterli olmadığı anlaşıldığından; eksik incelemeye dayalı rapora istinaden tesis edilen dava konusu ihbarnamede de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu bandrol ücreti ek tahakkuk işleminin, Gümrük İdaresinin tespitlerine istinaden tesis edilmesinden dolayı Gümrük İdaresinin de bu davada taraf olması gerektiği, bandrol ücretinin gümrük giriş beyannamelerindeki ÖTV hariç KDV matrahı üzerinden tahakkuk ettirilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10395, K. 2024/6139, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama