KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/513 E., 2023/2358 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2023/513
- Karar No
- 2023/2358
- Temyiz eden (davacı)
- … Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, hakkında yapılan incelemeye istinaden 2013/9 dönemi için re'sen tarh edilen, tekerrür artırımlı vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bozma kararına uyularak, davacının yurtdışındaki bir firmaya "Alcor Barge" dubasının 30 gün süreyle kiralanması için 25/9/2013 tarihli kira sözleşmesi düzenlediği, sözleşmeyle birlikte … tarih ve … sıra numaralı satış faturasını da düzenleyerek … şirketine yolladığı, bu arada söz konusu duba hakkında "seferden men" kararı alındığı, dolayısıyla kiracı şirketin kira sözleşmesi kendisine geldiğinde sözleşmeyi imzalamadığı, faturayı yasal defterlerine de kaydetmediği,
kira sözleşmesinin faturayla birlikte davacı şirkete iade etmek üzere postaya verildiği ancak postada fatura aslının kaybolduğu, mezkur durumun kiracı şirketin … tarih ve … sayılı yazısıyla ifade edildiği anlaşılmış ise de; … dubası ile ilgili seferden men kararının hangi tarihte alındığı, gemi kiralama işlemi neticesinde hizmetinin verilemediği,
iade edilmek üzere kargoya verilen faturanın kargoda kaybolduğu hususlarının ispat külfeti kendisinde bulunan davacı tarafından ispat edilmiş olması gerektiğinden kira sözleşmesi uyarınca fatura kesildiği ve imzalandığı sabit olduğundan vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, tarh edilen katma değer vergisinde ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür sebebiyle artırılan kısmına gelince; tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının, davacıya 26/05/2011 tarihinde tebliğ edilen 2010/1-12 dönemi kurumlar vergisine ilişkin vergi ziyaı cezası olduğu,
davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun pişmanlık hükümlerinden yararlanması sonucunda 09/06/2011 tarihli tahakkuk fişi ile kesinleşen söz konusu cezanın 1.370,45 TL olduğu ve tekerrür sebebiyle artırılacak tutarın kesinleşen cezadan fazla olamayacağı dikkate alındığında, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının 1.370,45 TL'na ilişkin kısmında hukuka aykırılık, 1.370,45 TL'nı aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından kiralanan duba için seferden men kararı alınması nedeniyle ilgili şirkete tesliminin mümkün olmadığı, ilgili dubanın 18/04/2014 tarihinde kadar limandan ayrılmadığının Samsun Liman Başkanlığının yazısıyla sabit olduğu, ilgili firmanın Türk Ticaret Kanunu 21. maddesi uyarınca 8 gün içerisinde peşin kira faturasını da kabul etmediğini bildirdiği, kiralama ile ilgili sözleşme taslağını imzalamadığı, bu konuda ilgili firmanın da beyanının dosyada mübrez olduğu, bu nedenlerle geçersiz olan fatura taslağının kaybolmasının vergilemeye herhangi bir etkisinin olmadığı, fatura bedelinin tahsil edilmediği,
bankadan tahsil edilen nakit dövizlerin başka bir deniz aracının başka bir şirkete satışı sonucu alınan bloke çeklerin tahsilinden kaynaklandığının açıklandığı ve belgelendirildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir, Mahkeme kararının bozma kararında belirtilen esaslara uygun olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/02/2022 tarih ve E:2018/462, K:2022/530 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/513, K. 2023/2358, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama