KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6041 E., 2024/4797 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/6041
- Karar No
- 2024/4797
- Temyiz eden taraflar
- (Davacı) 1- ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ... (Davalı) 2- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde imar planlarında mera alanı olarak terkini yapılmış ve tasarruf hakkı davalı idareye ait olan 1.801.00m2'lik alanın fuzulen işgalinden dolayı davacı hakkında düzenlenen Büyükçekmece Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün 206.461,00-TL tutarında ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil düzeltme talebinin zımnen reddine ilşikin işlemlerinin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle. 30.09.2009 tarihiden itibaren Büyükçekmece Belediyesi mülkiyetinde olan Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... parsel sayılı, 2.514,06 m' yüzölçümlü yeşil alan nitelikli taşınmazın 1.652,92m'2 lik kısmının davacı ... Tic. San. Ltd.
Şti. tarafından 1 metre beton duvar üzeri 2 metre yüksekliğinde demir kafes üstü dikenli tel ile çevirerek bahçe olarak kullanıldığı tespit edildiği, davalı idarece düzenlenmiş olan ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen 01.02.2010-31.01.2015 işgal döneminin ecrimisil bedeli hesaplamasında esas alındığı, ecrimisil bedeli belirlenirken Hazine Taşınmazlarının idaresi Hakkında Yönetmeliğinin 85. maddesinin esas alındığı, söz konusu işgal dönemi için dava konusu taşınmazın mevcut kullanım şekli ve varsa elde ettiği gelir değerlendirmeye alındığı, taşınmazın emsallere göre kullanım şekli ve fiziki şartlarının elverişsiz olması,
emsallerin dava konusu taşınmaza göre daha merkezi konumda ve cadde üzerinde olmaları gibi fiyat düşürücü faktörler de göz önünde bulundurularak, konumu, ulaşım imkanları, kullanım şekli ve fiziki şartları ile ticari sirkülasyonu da göz önünde bulundurularak, dava konusu bahçe olarak kullanılan taşınmazın güncel (2016 yılı) yıllık ecrimisil bedelinin 12 TL/m'2 olduğu, belirtilen değerlendirmeler ışığında dava konusu taşınmaz için hesaplanan ecrimisil bedelinin 78.915,35-TL olduğu kanaatine varıldığı,
davalı idare tarafından aynı dönem için toplam 206.461,00-TL ecrimisil talep etmiş olup, aradaki 127.545,65-TL farkın işgal alanının olması gerekenden fazla tespit edilmesi ve emsal araştırması yapılmadan fahiş ecrimisil bedeli takdir edilmesinden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 78.915,35-TL'lik kısmı yönünden reddine, 127.545,65-TL'lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, dosyada bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında fark olduğu, bu sebeple bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6041, K. 2024/4797, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama