KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9003 E., 2024/415 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- Esas No
- 2023/9003
- Karar No
- 2024/415
- Temyiz eden (davacı)
- … Döviz ve Altın Tic. Sınırlı Yetkili Müessese A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediyesi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Tetkik hâkimi
- ….
- Düşüncesi
- İstemin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (...) 6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ..." hükmüne yer verilmiş, maddenin devamında da, temyiz edilebilecek kararlar tahdidi olarak sayılmıştır.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanun'un gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer almayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyasının incelenmesinden; davanın, davacı tarafından Ankara ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … Altı No:… adresinde, davacı şirketin kiracısı olduğu iş yerinin, kira sözleşmesinin bitim tarihi olan 01/08/2019 tarihinde tahliye edilerek boş olarak teslim edilmesine ilişkin, … tarih ve E…. sayılı işlemin iptaline ilişkin olduğu, iptali istenen işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan temyize açık uyuşmazlıklar arasında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; temyiz istemine konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9003, K. 2024/415, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama