KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1643 E., 2024/3430 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1643
- Karar No
- 2024/3430
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalılar)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ... İşletmeciliği Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazda faaliyette bulunan ... Restaurant İşletmeciliği'ne ait "Lokanta" faaliyet konulu ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu iptali istenilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının 13/07/2017 tarihli olduğu, 23/03/2023 tarihinde bakılan davanın açıldığı, davacının dava konusu işyerine komşu olan (50 metre uzaklıkta) taşınmazını 08/07/2020 tarihinde edindiğinin sunulan tapu belgesinden anlaşıldığı belirtilerek,
uyuşmazlığa konu iş yerinin faaliyetinden bilgi sahibi olduğu konusunda tartışma bulunmayan davacı tarafından dava konusu iş yerine ruhsat verildiği tarihten başlatılmak üzere, maliki olduğu taşınmazın satın alınma tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 7. ve 11. maddeleri uyarınca doğrudan dava açılması ya da davalı idareye başvurularak ruhsat iptalinin talep edilmesi gerekirken, Kanunda ön görülen süre geçirildikten sonra 23/03/2023 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davaya konu işletmenin bulunduğu alanın doğal sit alanında olduğu, tabiat parkı olduğu ve Koruma Kurul Kararıyla koruma altında olan yerlerden olduğu, böyle bir yerde kaçak olarak yapılmış olan dava konusu işyerine davalı idare tarafından ruhsat verilmesinin hukuka uygun olmadığı, bu hukuksuzluğun giderilmesi için defalarca davalı idareye başvuruda bulunulduğu halde, davalı idarece bir cevap ve bilgi verilmediği,
dava konusu edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının varlığının, aynı işletmeye ait turizm işletme belgesinin iptali için açılan davada, davalı idare tarafından Mahkemeye sunulmasıyla öğrenildiği ve bu tarihten itibaren süresi içinde bakılmakta olan davanın açıldığı, öte yandan maliki olduğu taşınmazı edindiği tarihte taşınmazda kiracıların oturduğu hususları belirtilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Hem davalı idare tarafından hem de davalı idare yanında müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1643, K. 2024/3430, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama