KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2253 E., 2025/913 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/2253
- Karar No
- 2025/913
- Temyiz eden (davacı)
- ... Deniz Taşımacılığı ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin işleteni olduğu deniz aracından (tanker) İstanbul İli, Ataköy açıklarında denize yakıt sızıntısı olduğu, bu nedenle çevre kirliliğine sebebiyet verildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20/ı bendinin 1 numaralı alt bendi ile aynı maddenin 2. ve 3. fıkraları uyarınca davacıya 10.280.704,00 TL para cezası verilmesine ilişkin ...tarihli, ... tutanak numaralı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada mevcut denetim ve tespit tutanağı, alınan fotoğraf, görüntü/video kayıtlarının incelenmesinden, davacının donatanı olduğu gemiden denize petrol türevi niteliğinde akaryakıt döküldüğü ve çevre kirliliğine sebebiyet verildiği sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; kirliliğe ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı şekilde hiçbir numune alınmadığı, analiz raporu düzenlenmediği, tutanağın bu haliyle denize sızan maddenin ne olduğu ve kirliliğin hangi gemiden kaynaklandığını tespit eder nitelikte olmadığı, yeterli delil bulunmamasına rağmen Mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2253, K. 2025/913, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama