KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3375 E., 2024/6812 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/3375
- Karar No
- 2024/6812
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 2006/10068 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca uygulama alanı ilan edilen Gaziantep İli, Oğuzeli İlçesi, (...) ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin (... parsel eski) yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuat hükümleri ve bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan toplulaştırma işlemleri öncesi hissedarı olduğu dava konusu olan ... ada ... nolu parselin kök kadastro parseli olan ... nolu kadastro parselinden gelen toplamı 21.034,50 m²'lik (gerçek alan) hakedişine karşılık toplulaştırma işlemlerindeki parsel dönüşüm katsayıları dikkate alınarak kendisine tahsis edilen toplam 20.812,23 m²'lik alanın (gerçek alan) tamamının,
... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda tek bir parselden müstakil olarak kendisine tahsis edilmesi gerekirken ve alanda yapılan toplulaştırma işlemlerinde bu olanak teknik olarak mevcut iken hem Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan ilk toplulaştırma işleminde hem de Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan ikinci toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği,
Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan toplulaştırma işlemlerinde bu olanağın değerlendirilmediği gibi ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen davacının ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin 13.812,44 m²'lik bölümünün kendi yeri dışında yani ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alan dışında oluşturulan parseller olan ... ada ... nolu ve ... ada ... nolu parsellerden kendisine tahsis edildiği, üstelik davacıya ... ada ... nolu parselden yapılan tahsisinde mülkiyet sorununa yol açacak şekilde hisseli olarak kendisine tahsis edildiği,
bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan toplulaştırma işlemlerinde davacının toplulaştırma işlemleri öncesi hissedarı olduğu ... nolu kadastro parselindeki payının dağıtımı yönünden toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı olduğu,
Asmacık (Tılhalit) Köyünde yapılan toplulaştırma işlemlerinde davacının toplulaştırma işlemleri öncesi hissedarı olduğu dava konusu olan ... ve ... nolu kadastro parselindeki payının dağıtımı yönünden toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı davranıldığı görülmekle birlikte davacının toplulaştırma işlemleri öncesi hissedarı olduğu dava konusu olan ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin büyük bir bölümünün (36.058,73 m²’lik bölümünün) ve ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin bir bölümünün (3.586,40 m²’lik bölümünün) kendisine tahsis edildiği toplam 43.221,48 m² alana sahip ... ada ... nolu parselin ortada herhangi bir
teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen ekim, dikim, sulama, ilaçlama, gübreleme gibi tarımsal faaliyetleri kısıtlayacak, bu tarımsal faaliyetlerde maliyeti arttıracak şekilde düzgün olmayan bir geometrik şekle sahip olacak şekilde oluşturulduğu, bu parselin geometrik şeklinin düzgün bir şekilde oluşturulamamasının blok planlar hazırlanırken mevcut fiili kullanım durumunun da dikkate alınmadan yapıldığı anlaşılan dava konusu toplulaştırma işleminde 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asmacık Mahallesinde bulunan Kayacık sulamasından ve ... numaralı parsellerde sabit tesis bulunmasından kaynaklı ... parselin şeklinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, ... numaralı parselin hisselerinde yapılan değişikliklerin yapılan incelemelerde davacı malikin ve hissedarların arazi toplulaştırma işlemlerinden haberdar olduğundan parseller arası hisselerin değişikliğinin talep üzerine yapıldığı, verilen kararın eksik ve hatalı tanzim edilen bilirkişi raporuna dayandığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3375, K. 2024/6812, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama