KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2017/2308 E., 2021/2678 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Esas No
- 2017/2308
- Karar No
- 2021/2678
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Karşı taraf (davacı)
- ... Telekominikasyon ve Bilgisayar Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2010 yılının Nisan ilâ 2012 yılının Kasım dönemleri için özel iletişim vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda süresi içerisinde verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının özel iletişim vergisi mükellefiyetinin 2013 yılında tesis edilmesi nedeniyle davaya konu dönemlerde beyanname verebileceği mükellefiyetinin bulunmadığı, 2013 yılında geriye dönük olarak tesis edilen mükellefiyete istinaden süresi içinde elektronik ortamda beyanname verme imkanı da olmadığından dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
346 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olan beyannamelerin içine özel iletişim vergisi beyannamesinin de alındığı, davacı tarafından iş değişikliği hakkında bildirimde bulunulmadığı, özel iletişim vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilebilmesi için mükellefiyet kaydının açılmasına gerek olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
X- KARŞI OY
Temyiz başvurusu; davacı şirket tarafından, 2010 yılının Nisan ilâ 2012 yılının Kasım dönemleri için özel iletişim vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda süresi içerisinde verilmediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarını iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Dördüncü kitabı ceza hükümleri başlıklı olup, 331. maddede, vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacakları belirtilmiştir.
Şekle ve usule müteallik hükümlere riayet etmeme 213 sayılı Kanunda "usulsüzlük" olarak tanımlanmıştır. Kanunda, vergi mükelleflerinin ve sorumlularının vergi kanunlarında yazılı bazı belge ve defterleri düzenleme, bulundurma, verme ve alma yükümlülüklerine aykırı davranışlarından dolayı genel usulsüzlük esaslarına göre daha ağır olan özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Vergi Mahkemesi kararında, maddelerde sözü edilen fiillerin kişilerin mükellefiyet kaydının olmasına bağlı olabileceği, aksi halde eylemin oluşmayacağı kabul edilmiştir. Oysa; dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak böyle bir koşul bulunmamaktadır.
Aksine bir düşünce; mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin cezalandırabilecekleri, ancak, faaliyetini vergi dairesinin bilgisi dışında yaptığı belirlenen kişilerin ise, mükellef olmadıkları için fiilin oluşmayacağı gibi bir ikili ayırıma gidilmesi sonucunu doğuracaktır ki, vergi kanunlarının böyle bir ayrımı amaçlayabileceği düşünülemez.
Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi koşullarının varlığı yönünden yeniden inceleme yapılmak üzere bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2017/2308, K. 2021/2678, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama