KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2213 E., 2022/4455 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/2213
- Karar No
- 2022/4455
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem:Davacı adına tescilli ... sayılı TIR Karnesi muhteviyatı eşyanın, "silindirik rulman" olarak beyan edilmesine rağmen "bilyalı rulman" olduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasına istinaden karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; aynı olay nedeniyle alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine dair işlemin Mahkemelerinin ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine alınan ... tarih ve ... sayılı para cezası kararının davacı şirket vekiline 03/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, anılan vekil tarafından davalı idareye verilen 07/01/2019 tarihli dilekçe ile ceza kararını tebliğ alma yetkilerinin bulunmadığı belirtilerek söz konusu kararın iadesi talebinde bulunulduğu, daha sonra 14/03/2019 tarihinde vekilin davalı idareye şahsen başvuru yaparak davacı şirketin vekaletini üstlendiğini belirterek ceza kararının kendisine tebliğini talep ettiği ve ceza kararını elden tebliğ aldığı,
25/03/2019 tarihinde idare kayıtlarına giren dilekçe ile ceza kararına yapılan itirazın Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından, süresinde yapılmadığından bahisle usul yönünden; ayrıca, cezada mevzuata aykırılık olmadığından bahisle esas yönünden reddedildiği, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında yer alan vekaletnamenin ... tarih ve ... sayılı ceza kararına ilişkin özel bir vekaletname olduğu, dolayısıyla 03/01/2019 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu,
bu durumda, ceza kararının tebliğ tarihi olarak 14/03/2019 tarihinin esas alınması ve itirazın esas yönünden incelenmesi gerekirken süresinde yapılmadığından bahisle usul yönünden reddedilmesinde isabet görülmediği; dava konusu işlemde her ne kadar esas yönünden de değerlendirme yapılmışsa da, itirazın süresinde olduğunun kabulü sonrasında itirazı inceleyecek olan merci tarafından esas yönünden yeniden değerlendirme yapılacak olduğundan, 2277 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği,
bu durumda işin esasına yönelik davacı iddialarının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği, ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen karar henüz keşinleşmediğinden vekilin yetkisinin devam ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2213, K. 2022/4455, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama