KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/153 E., 2024/1632 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2024/1632
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sürücüsü olduğu kamyonun kasasında bulunan cips paketleri içerisinde yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2016 yılının Ocak dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, davacının sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonun kasa kısmında bulunan cips paketleri içerisinde ele geçirilen kaçak sigaralarla ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada şüphelilerin atılı suçu işledikleri yönünde kamu davası açmaya yeter delil bulunmadığı, şüpheli Mehmet Gündoğan'ın davacı ile yaptığı görüşmelerde davacının olaydan haberdar olmadığını açıkça kabul ettiği, taşınan cips paketlerinin içinde kaçak sigara taşındığı yönünde şüphe uyandıracak hiçbir bulgunun olmadığı,
dışarıdan görünüşü itibari ile normal bir cips paketi olduğu, kaldı ki, davacının söz konusu paketleri naklederken sevk irsaliyesini görevli polislere ibraz ettiği, dolayısıyla, şüphelinin atılı suçu işlediği yönünde hiçbir delil bulunmadığı gibi eylemin dosya kapsamındaki diğer şüpheliler tarafından işlendiği yönünde kabullenme dahil olmak üzere çok kuvvetli delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve davalı idarece tutanakta belirtilen sigaraların davacıya ait olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun aradığı manada bulunduran sıfatını ya da 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen belgesiz mal bulunduran sıfatını haiz olduğu hususu ortaya konulamayan davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir.
Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir.
Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/153, K. 2024/1632, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama