KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3379 E., 2024/2367 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas No
- 2022/3379
- Karar No
- 2024/2367
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...'nin baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...ayılı kararda; ... hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ...
Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin... tarihli ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusunun yapıldığının görüldüğü, bu durumda.
Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunan müdahilin avukatlık mesleğine alınması hususundaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi yönünde yasal bir zorunluluk bulunmayıp baro yönetim kuruluna takdir yetkisi tanınmış ise de, idare hukukunun genel prensipleri uyarınca idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet ölçütlerine uygun olarak kullanmak zorunda olması karşısında avukatlık mesleğinin mahiyeti ve amacı ile müdahile isnat edilen suçun niteliği ve ağırlığı birlikte gözetildiğinde, ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığından,
müdahilin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesindeki engelden söz edilebilmesi için mahkumiyet konusunda kesin hükmün bulunması gerektiği, aynı Kanunun 5/3. maddesinde idareye takdir yetkisinin tanındığı, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları:Hakkında henüz kesinleşmemiş bir yargı kararının aleyhine delil olarak kullanılmasının masumiyet karinesinin ihlali anlamına geldiği, baro levhasına yazılma konusundaki ısrar kararının iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/3379, K. 2024/2367, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama