İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2025/1906 K.2025/6961

Dava konusu istem: Davacı şirketin Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... mevkiinde bulunan krokiye bağlanmış stok halinde 677,721m3 eleküstü dolgu malzemesinin alımı talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol…

Esas2025/1906Karar2025/6961Tarih17 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1906 E., 2025/6961 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
17 Eylül 2025
Esas No
2025/1906
Karar No
2025/6961
Kararın düzeltilmesini isteyen (davacı)
... Tic. ve San. A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirketin Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... mevkiinde bulunan krokiye bağlanmış stok halinde 677,721m3 eleküstü dolgu malzemesinin alımı talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın 21/04/2011 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:...

K:... sayılı kararı ile davacı şirketin mülga Taşocakları Nizamnamesi uyarınca almış olduğu kum çakıl işletmeciliği ruhsatının 03/11/1997 tarihinde süresinin dolduğu bu tarihten sonra da 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca verilmiş bir ruhsat bulunmadığı, davacı şirketin Yasa maddesi uyarınca ruhsat süresi sonunda 6 ay içerisinde eleküstü malzemeyi almadığı, uyuşmazlık konusu alanın yer aldığı Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ...

Havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği, can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edilmesine dayanılarak bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08/02/1995 ve 15/07/1998 günlü mahalli çevre kurulu kararları ile durdurulduğu ve davacı şirketin malzemesinin Mahalli Çevre Kurulunun ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içerisinde olmadığı davacı şirketin ruhsat süresinin 1997 yılında dolmasına rağmen 2006

yılına kadar faaliyette bulunan şirketin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile bölgeden çıkarıldığı görüldüğünden davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizin 26/12/2013 tarihli ve E:2012/10553 K:2013/11141 sayılı kararı ile davacı şirketin stok halindeki 677.721 m3 malzemeyi ruhsatlı faaliyette bulunduğu dönemde çıkarıp çıkarmadığına dair davalı idarece dava dosyasına sunulan somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, 2000 yılında davacı şirketçe söz konusu sahada mevcut eleküstü malzemenin miktarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ...

Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında söz konusu sahada o dönemde 1.674.296 m3 malzeme bulunduğunun tespit edildiği ve bu durumun da nakliyesi talep edilen malzemenin 2000 yılına kadar olan süreçte çıkarıldığını ortaya koyduğu; ruhsat süresinin sona erdiği 03/11/1997 tarihinden bu tarihe kadar da ruhsatsız faaliyette bulunarak bu malzemenin stoklandığı yönünde de herhangi bir tespit yapılmadığı,

diğer taraftan davalı idarece dosyaya sunulan belgelerden, davacı şirketin yine Boğaçayı Havzasında farklı zamanlarda ruhsatsız olarak ve izin almadan faaliyette bulunarak malzeme çıkarmış olduğu anlaşılmaktaysa da, bu çıkarılan malzemenin davaya konu edilen eleküstü malzeme ile ilgisi olmadığı ve bu faaliyetlere iilişkin adli yargı merciilerinde davacı şirket aleyhine açılan davalarda şirketin tazminata mahkum edildiği,

öte yandan davanın reddine dair kararda eleküstü malzemenin kanunda belirtilen altı aylık sürede sahadan alınmadığı söylenmekteyse de, ilgili madde de ruhsat sahasından çıkarılan malzemenin altı aylık sürede ruhsat sahasından naklinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, dava dosyasından davacı şirketin bu malzemeyi ruhsat sahasından çıkardıktan sonra ruhsat dışı farklı bir sahada depoladığı anlaşılmakta olup 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 36/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı sonucuna varılarak;

davacı şirkete ruhsatsız faaliyette bulunarak stok yaptığı gerekçesiyle istenilen malzemenin nakline veya alınmasına izin verilmemesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizin 26/06/2014 tarihli ve E:2014/4296 K:2014/5838 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi reddedilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararı ile bozmaya uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Dairemizin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

Dairemizin 10/10/2017 tarihli ve E:2015/12508 K:2017/7041 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve Dairemizin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı kaldırılarak, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tespit davasında yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, tespite konu yerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu Taşkın Koruma ve Islah Projesi kapsamında yer aldığı, davacının gösterdiği yerlerde toplam 677.721m3 malzeme bulunduğu tespit edilmiş, davalı idarece sunulan belgelerden, davacının Boğaçayı havzasında faaliyette bulunması için Maden Kanunu kapsamında mevcut bir ruhsatı bulunmadığı,

davacının Taşocakları Nizamnamesine göre 1993-1997 yılları arası kum- çakıl ocağı işletmek için Antalya Valiliği Özel İdare Müdürlüğü tarafından verilmiş taş ocağı açma ve işletme ruhsatı bulunduğu, bu ruhsatların ruhsat süresi sonunda dereden ya da stokta kalan malzemenin alınmasına yönelik hak sağlayan bir ruhsat olmadığı, ayrıca davacının Maliye ile stok malzemenin işlenmesi konusunda 22/03/2002-22/03/2005 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan üç yıllık kira sözleşmesinin süresinin sona erdiği,

15/07/1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu toplantısında alınan kararda, halihazırda belli bir malzeme stoğu olduğunu iddia eden tesislerin bu stoklarını en geç üç ay içinde Boğaçayı havzası dışına taşımalarına, bu süre içinde taşınmayan malzemelerin alana serilmesine karar verildiğinin görüldüğü, davacının her ne kadar eleküstü malzemeyi ruhsat sahası dışına taşımış oluğunu iddia etmekte ise de; söz konusu malzemenin yine Mahalli Çevre Kurulu kararıyla yasaklanan bölgede kaldığı, dosyada ekli belgelerden Boğaçayı havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği,

can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı, deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edildiğinden bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08/02/1995 ve 15/07/1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu kararları ile durdurulduğu anlaşıldığından, davacı şirketin talep ettiği malzemenin de Mahalli Çevre Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içinde olmadığı bölgeden malzeme alınmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı davanın reddine yönelik kararı, Dairemizin 25/06/2018 tarih, E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2018/5687 K:2019/546 sayılı kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile ''gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine'' sonucuna varılmış ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.

Davacı şirketin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455 K:2018/3586 sayılı kararından kaynaklandığından, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği, ... sayılı Mahalli Çevre kurulu kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, 1994-1997 yılları arasında yürütülen kum-çakıl işletmeciliği sırasında orman idaresinden alınan izne istinaden malzemenin depolandığını, orman alanının istismarının söz konusu olmadığını, Antalya Valiliği tarafından 21/12/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda dava konusu malzemenin satışı ve 240 gün içinde bulunduğu yerden alınması işinin ihaleyi kazanan kişilere verildiğini,

yargılama sırasında davanın reddi yönündeki ilk kararın Danıştay tarafından bozulması ve ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak işlemin iptaline karar verilmesi neticesinde bakılan dava yönünden usuli müktesep hakkının oluştuğu, aynı maddi olay ve mevzuata dayanılarak farklı bir sonuca ulaşılarak hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği çevre ve orman hassasiyetlerinin usuli müktesep hakkın istisnasını oluşturamayacağı ileri sürülerek Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık incelendi.

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından 1994-2007 yılları arası Antalya Konyaaltı ... mevkiinde kum- çakıl ocağı işlettiğini, kendisine ait olduğunu iddia ettiği talep fazlası bir kısım malzemenin sahada stoklandığı, stoklanan elek üstü 677.721m3 malzemenin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, Mahalli Çevre Kurulu'nun ..., ... ve ... sayılı kararlarıyla kum-çakıl ocağı, maden ocağı ve her türlü kum- çakıl eleme yıkama tesisine yönelik ruhsat verilmemesi, Taşocakları Nizamnamesi'ne göre davacı adına devam eden bir ruhsat hakkı bulunmadığı, malzemelerin nakline veya alınmasına yönelik bir faaliyetin tespiti halinde idari yaptırım uygulanacağı belirtilerek reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresinin ... tarihli ... sayılı işleminin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasında. "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir.

İhlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. "; ikinci fıkrasında, "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almıştır.

2577 sayılı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında " Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava davacı şirketin Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... mevkiinde bulunan krokiye bağlanmış stok halinde 677,721m3 eleküstü dolgu malzemesinin alımı talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın 21/04/2011 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup bu karar temyiz incelemesi sırasında Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/12/2013 tarihli ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/06/2014 tarihli ve E:2014/4296, K:2014/5838 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi reddedilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararı ile bozmaya uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2017 tarihli ve E:2015/12508, K:2017/7041 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve Dairenin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149, K:2015/4886 sayılı kararı kaldırılarak, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak; davanın reddine karar verilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:.., K:... sayılı davanın reddine yönelik kararı, Dairemizin 25/06/2018 tarih, E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2018/5687 K:2019/546 sayılı kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile ''gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine'' sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin ... başvuru numaralı ... tarihli ''Diğer taraftan bu ihlal kararının davanın esasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği vurgulanmalıdır. Zira gerekçeli karar hakkı, taraflara yargılama sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmelerine imkan sağlayan bir hak olup yargılama sonucuna yönelik bir teminat sağlamaz....gereken kararı vermek yine yargılama mercilerinin takdirindedir.'' kararda yer alan açıklamalardan anlaşıldığı üzere, Anayasa Mahkemesi tarafından, gerekçeli karar hakkının ihlaline karar verilen dosyalarda ilgili mahkemelerce yapılacak yeniden yargılamanın mahiyetini belirleme noktasında önem arz etmektedir.

Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair ... başvuru numaralı kararıyla Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararından kaynaklandığından 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi hükmü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmiştir ve Dairemizin 08/11/2024 tarihli E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararı ile yeniden ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.

Ancak, Anayasa Mahkemesine davacı tarafından yapılan bireysel başvuru sonucu gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinden bahisle yeniden başlanılan yargılama kapsamında uyuşmazlıkta ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararının Dairemizin 23/12/2013 tarih ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı kararıyla bozulması ve karar düzeltme istemininde reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyularak 11/09/2014 tarih ve E:201/1148, K:2014/1180 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ve söz konusu iptal kararının da Dairemizin 21/05/2015 tarih ve E:2014/11149, K:2015/4886 sayılı kararıyla onanması üzerine davacının lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın korunması kapsamında Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912,

K:2024/5759 sayılı kararı kaldırılarak, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağından, Dairemizin 26/12/2013 tarih ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı bozma kararındaki gerekçelerle işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında hukuki uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle: 1. Davacının kararın düzeltilmesi istemimin kabulüne, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/1906, K. 2025/6961, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Düzeltme Talep Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/1906
Karar No
2025/6961
Tarih
17 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2025/1926 K.2025/3379
  • Danıştay 2. Daire E.2025/1935 K.2025/3628
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1942 K.2025/2568
  • Danıştay 7. Daire E.2025/1944 K.2025/2962
  • Danıştay 2. Daire E.2025/1957 K.2025/3375
  • Danıştay 4. Daire E.2025/1963 K.2025/4517

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.