KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4783 E., 2022/871 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2019/4783
- Karar No
- 2022/871
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan davacı adına, ... Dekorasyon Çelik Demir Yapı Malzemeleri Elektronik Otomotiv Mobilya İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ilâ ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; meslek mensubu olarak mükellef adına beyanname vermiş olan davacının, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş olan asıl mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için, şirket adına yapılan tarhiyatların, davacının düzenlediği beyannamelerin veya tasdik raporlarında yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve söz konusu kayıtlara dayanak teşkil eden belgelere uygun olmamasından kaynaklanması gerekmekte olup davalı idare tarafından bu yönde yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, yürütülen faaliyetin,
müşavirlik hizmeti verilen mükellefe ait defter ve belgelerin muhasebe kurallarına göre tutulmasından ibaret olduğu ve karşıt inceleme yaparak rapor hazırlamak gibi yetkilerin de meslek mensuplarına verilmemiş olmasının yanı sıra gerekli araştırma ve incelemenin yapılmaması ile durumun vergi dairelerine bildirilmemesi nedeniyle serbest muhasebeci mali müşavirlerin sorumluluğuna gidilebilmesine yönelik kanuni düzenlemenin olmaması gözetilerek ilgili tebliğ hükümleri uyarınca sorumluluk yoluna gidilmesi halinin vergi ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği de anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık
görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mükellef kurum hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellef kurumun 2011,2012,2013 ve 2014 hesap döneminde düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasını yansıtmayan, komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğu, anılan mükellef tarafından re'sen terk tarihinden sonra düzenlenen tüm belgelerin sahte belge olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verildiği, bu tespitler doğrultusunda, mükellef kurum adına tarhiyat yapıldığı,
davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227.maddesi ile 4 sıra nolu tebliğ uyarınca mükellef ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği tespitlerine yer verildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4783, K. 2022/871, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama