KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5218 E., 2024/1403 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas No
- 2023/5218
- Karar No
- 2024/1403
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı - ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sigorta Fonu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasında depo edilen devlet iç borçlanma senetlerinden elde ettiği gelirler üzerinden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. maddesi uyarınca kesilen gelir (stopaj) vergisinin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140/1. maddesi uyarınca her türlü vergiden muaf olduğundan kaldırılması ve kesinti suretiyle tahsil edilen 2.685.000-TL'nin kesinti tarihinden itibaren iadenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı Fon'un T.C.
Merkez Bankası nezdindeki hesabından elde edilen faiz ve kâr payı geliri üzerinden banka tarafından gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılamayacağı hususunun ihtilafın esasını oluşturduğu, 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda vergi türü ayrımı yapılmaksızın ve hiçbir istisnaya yer verilmeksizin Fonun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun kurala bağlandığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun dava konusu ihtilafta uygulanması gerektiği, bu durumda, davacı Fonun, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesine göre her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı olarak tahsil edilen gelir vergisi kesintisine ilişkin tutarın, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, yapılan 20.883.798,34-TL gelir vergisi kesintisinin, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kanun koyucunun iradesi, yeni tarihli genel kanun ile özel kanun hükümlerini ortadan kaldırmak ve değiştirmekse, o zaman genel kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, bunun yanı sıra, kanun koyucunun son iradesinin geçerli olacağı, muafiyetin tevkifatı etkilemeyeceğinin Gelir Vergisi Kanunu'nda yer aldığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. maddesinin yürürlük tarihinin 01/01/2006 olduğu, 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesinden sonraki bir düzenleme olduğu, davalı idare aleyhine ancak mahkeme kararının geç uygulanması halinde faize hükmedilebileceği, hükmedilen faizin başlangıç tarihinin de yerinde olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/5218, K. 2024/1403, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama