İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /Danıştay 10. Daire Başkanlığı

DANIŞTAY · DANIŞTAY 10. DAİRE BAŞKANLIĞI

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2013/6355 K.2016/2504

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Esas2013/6355Karar2016/2504Tarih5 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.147 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2013/6355 E., 2016/2504 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
5 Mayıs 2016
Esas No
2013/6355
Karar No
2016/2504
Temyiz Eden (Davacı)
—
Vekili
—
Karşı Taraf (Davalı)
—
İstemin_Özeti
...2. İdare Mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verilen ...tarih ve ...sayılı kararın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Düşüncesi
Temyiz isteminin reddi ile, usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.147 kelime·6 dk okuma

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, ...İlinde faaliyet gösteren davacı Şirkete ait bakım merkezine ilişkin olarak ödenmesi gereken hakedişlerin eksik ödendiği veya ödenmediğinden bahisle yapılan başvurunun reddine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün 15/8/2012 tarih ve 4425 sayılı işleminin iptali ile 203.783.-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

...2. İdare Mahkemesince, Mahkemenin ...tarih ve ... sayılı Kararı ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği, bu karar uyarınca, ayrı ayrı dava açılması gerekirken, davaya yol açan maddi olay ve hukuki sebeplerin aynı olduğu ileri sürülerek yine tek dilekçe ile dava açıldığının görüldüğü, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıkların yapıldığı, bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, gerek dava dilekçesinin, gerek yenileme dilekçesinin usulüne uygun olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları, unvanları ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi ile tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın belirtilmesi gerektiği.

5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep–sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği. 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddeye uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği.

15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçesinin, anılan Kanunun 3. ve 5. maddelerine aykırı görülmesi halinde uygun şekilde düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak suretiyle otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine karar verileceği; aynı maddenin beşinci fıkrasında ise, birinci fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Şirkete ait bakım merkezine ilişkin olarak ödenmesi gereken hakedişlerin eksik ödendiği veya ödenmediğinden bahisle yapılan 7/8/2012 tarihli başvurunun reddine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün 15/8/2012 tarih ve 4425 sayılı işleminin iptali ile 203.783.-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemini içeren 21/1/2013 havale tarihli dilekçeyle açılan davada, ...2.

İdare Mahkemesinin ...tarih ve ... sayılı kararıyla, "... dava konusu işlemin davacı tarafından yapılan 07.08.2012 tarihli başvuru üzerine tesis edildiği görülmüş olmakla birlikte anılan başvuru dilekçesinin bir örneği dava dilekçesine eklenmediğinden dava konusu işlemin konusu açıkça anlaşılamamıştır.

Yine dava konusu edilen işlemin 1. maddesinde 4 kez 5'er günlük kesinti uygulandığından bahsedilmiş, dosyadaki belgelerden bu kesinti işlemlerinin 13.01.2012 tarihli ve 214 sayılı, 31.01.2012 tarihli ve 691 sayılı, 23.02.2012 tarihli ve 1091 sayılı işlemler ile dosyada bir örneği bulunmadığından sayısı tespit edilemeyen başka bir 23.02.2012 tarihli işlemle yapıldığı anlaşılmış olup, bu işlemler arasında yukarıda anılan yasa maddesinde belirtilen maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından her birine karşı ayrı olmak üzere 4 ayrı davanın açılması gerektiği anlaşılmıştır.

Dava konusu işlemin 2. maddesinde İl Müdürlüğü onayı alınmaksızın bakım altında tutulduğu tespit edilen isimler sayılarak bu kişilerin davacı bakım merkezinden alınarak başka bir bakım merkezine yerleştirildiği, adı geçen özürlülerin bakım ücretlerinin ne şekilde ödeneceğinin henüz kesinlik kazanmadığı,

şartları uymayan özürlülerin bakım ücreti ödeme işleminin durdurulduğu bilgisine yer verilmiş olup, bu maddede belirtilen hususlar arasında neyin dava konusu edildiği anlaşılamamış, yani, bazı özürlülerin başka bir bakım merkezine yerleştirilmesi işleminin mi, bazı özürlülerin bakım ücretinin ödenmemesi işleminin mi dava konusu edildiği anlaşılamamış, kaç kişinin, hangi tarihte başka bir bakım merkezine yerleştirildiği,

kaç kişinin, hangi tarihten itibaren bakım ücretinin ödenmediğinin belirtilmediği görülmüş olup, bu hususlar açıklanarak ve bu hususlar ile ilgili tesis edilmiş başka işlem varsa tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi belirtilerek, aralarında maddi veya hukuki bağlılık yada sebep sonuç ilişkisi yoksa ayrı ayrı düzenlenen dava dilekçeleri ile dava açılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava konusu işlemin 3. maddesinde; Ek-1 listede yer alan özürlülerin geçmiş tarihi kapsayan bakım ücretlerinin ödenmesine ilişkin Genel Müdürlük görüşü doğrultusunda işlem yapılacağı belirtilmiş, bu maddede belirtilen özürlülerin kimler olduğu ve hangi tarihlere ilişkin bakım ücretinin talep edildiği belirtilmemiş olup, bu haliyle, bu maddede dava konusu edilen husus anlaşılamamıştır.

Dava konusu işlemin 4. maddesinde; Azeri uyruklu ...isimli özürlü ile ilgili bakım ücretinin talep edildiği ve bu talebin bakım onayı alınmadığından bahisle reddedildiği anlaşılmakla birlikte, bu işlemle yukarıda sayılan işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından ayrı dava konusu edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava konusu işlemin 5. maddesinde; ... ve ...'ın bakım ücretinin ödenmesi talebinin reddedildiği belirtilmiş, yine bu işlemin de ayrı dava konusu edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava konusu işlemin 6. maddesinde; davacı bakım merkezinin 2012 yılı Temmuz ayı hak edişinden 5 günlük kesintinin sebebi açıklanmış, bu kesinti işleminin de tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi belirtilerek ayrı dava dilekçesi ile ayrı bir davada dava konusu edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, dava konusu 15.08.2012 tarihli ve 4425 sayılı işlemin incelenmesinden tespit edilen yukarıda sayılan işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerekmekle birlikte, bu işleme esas teşkil eden 07.08.2012 tarihli başvuru dilekçesi eklenmediği için, bu işlemlerin dışında tespit edilemeyen başkaca işlemler var ise bunların da ayrı dava konusu edimesi,

yukarıda sayılan anlaşılamayan hususların açıklanması ve 07.08.2012 tarihli başvuru dilekçesinin dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir." ifadelerine yer verilerek dava dilekçesinin reddine karar verildiği ve anılan karar ile aynı yanlışlıkların yapıldığı takdirde davanın reddine karar verileceğinin davacı tarafa bildirildiği;

davacının verdiği 6/5/2013 havale tarihli yenileme dilekçesinde, önceki dilekçesini hiç değiştirmeksizin olduğu gibi yenilemesi üzerine de, İdare Mahkemesince, davacı tarafından yenilenen dilekçede aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı tarafından idareye verilen başvuru dilekçesinin bir örneğinin davacı taraf yanında, esas olarak davalı idareden teminin mümkün olması; davacı tarafça yapılan idari başvuru üzerine tesis olunan tek bir idari işlemin iptalinin istenilmesi ve işlem içeriği olaylar arasında maddi ve hukuki yönden bağlılık bulunduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu işlem içeriği sebeplere karşı aynı dilekçe ile açılan davada, yukarıda belirtilen gerekçeyle dilekçenin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerinde sayılan usule uygun olduğunun kabulü suretiyle dosyanın incelenmesi gerekirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddine hükmedilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, ...2. İdare Mahkemesinin ...tarih ve ...sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 5/5/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı, E. 2013/6355, K. 2016/2504, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Esas No
2013/6355
Karar No
2016/2504
Tarih
5 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2013/6486 K.2016/2448
  • Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı E.2013/7580 K.2016/2791
  • Danıştay 10. Daire E.2013/7594 K.2016/2833
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/8772 K.2016/3178
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/10675 K.2016/3796
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2013/10677 K.2016/3179

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.