KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/3130 E., 2024/328 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/3130
- Karar No
- 2024/328
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Danıştay Altıncı Dairesinin 27/09/2023 tarih ve E:2023/6818, K:2023/6949 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Aydın ili sınırları içerisinde bulunan S:... numaralı IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahada, ruhsata konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 18/08/2023 tarih ve 32283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/08/2023 tarih ve 7503 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 27/09/2023 tarih ve E:2023/6818, K:2023/6949 sayılı kararıyla;
Mülkiyet hakkına ilişkin olan ve subjektif nitelik taşıyan kamulaştırma işlemine karşı dava açılabilmesi için kamulaştırmaya konu taşınmaz ile davacı arasında kişisel bir menfaat ilişkisinin bulunması gerektiği,
Uyuşmazlıkta, davanın Aydın ili sınırları içerisinde bulunan S:... numaralı IV. grup maden (linyit) işletme ruhsatlı sahada, ruhsata konu maden üretimine devam edilebilmesi için ihtiyaç duyulan ekli listedeki taşınmazların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 18/08/2023 tarih ve 32283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/08/2023 tarih ve 7503 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istemiyle açıldığı,
davacının UYAP üzerinden incelenen tapu kayıtlarından ise iptali istenilen acele kamulaştırma kararının eki liste kapsamında bir taşınmazının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin niteliği göz önünde bulundurulduğunda davacının bakılmakta olan davada, dava açma ehliyeti olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işlem sonucu ortaya çıkacak zararlardan doğrudan etkilenecek Kuşadası'nda yaşayan bir yurttaş olduğu; Dairenin, işlemi sadece kamulaştırma işlemi olarak değerlendirdiği ve bu değerlendirme sonucu da ehliyeti mülkiyete indirgemiş olduğu, oysa Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın amacı "maden (linyit) işletme ruhsatlı sahada, ruhsata konu üretimin devam edilebilmesi" olup, bu amaca göre kamulaştırmanın sadece kamulaştırılan alanların mülkiyeti ile ilgili olduğundan söz edilemeyeceği; dava konusu Karar'ın kış nüfusu yüz bin, yaz nüfusu iki milyon olan Kuşadası'nda yaşayan her yurttaşı ilgilendirdiği, bu işlemin iptalini istemekte, sağlığı ve yaşamı doğrudan etkilenecek bir yurttaş olarak menfaatinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/3130, K. 2024/328, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama