İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2910 K.2025/1348

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim elemanı olarak görev yapan davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

Esas2024/2910Karar2025/1348Tarih18 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2024/2910 E., 2025/1348 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
18 Haziran 2025
Esas No
2024/2910
Karar No
2025/1348
Temyiz eden (davalı)
... Üniversitesi
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim elemanı olarak görev yapan davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Sözleşmenin sonlandırılması işleminin ilgili mevzuat uyarınca davalı Üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi veya bir komisyon tarafından gerçekleştirilmesi gerekliliği bulunduğu halde bu yöntem uygulanmaksızın Üniversite Rektörü ve mütevelli heyeti başkanı tarafından tesis olunan dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen sebeplerin, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gereken parasal haklar hesaplanırken, davacının başka kurumlardan elde ettiği ücretlerin mahsup edilebileceği hususunda duraksama bulunmaması nedeniyle kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/11/2023 tarih ve E:2021/23, K:2023/5767 sayılı kararıyla;

Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden, İdare hukukunda yerleşmiş ilkelerden birinin yetki ve usulde paralellik ilkesi olduğu, bu ilkeye göre, idari bir işlemi tesis etmeye hangi makam yetkiliyse ve işlemin tesisinde hangi usul ve esaslar uygulanıyor ise işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesinde de, işlemin tesisinde uygulanan usule göre ve aynı işlemi tesis etmeye yetkili olan makam tarafından değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerektiği,

2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanmasının mütevelli heyetince yapılacağı, mütevelli heyetin, vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebileceği,

Kararda yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca, vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisinin rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisinin müdür olduğu, mütevelli heyeti tarafından yapılacak olan yetki devrinin sadece yöneticilere yapılabileceği, komisyona yapılmasının mümkün olmadığı,

Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle kararın bu kısmının gerekçesinin değiştirilerek onanmasına,

Kararın, dava konusu özlük hakların iadesi ve mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise,

Uyuşmazlıkta, davacı ile davalı üniversite arasında 01/09/2015-31/08/2016 dönemini kapsayan iş sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu işlemle davacının iş sözleşmesinin ihbar önelleri içerisinde 04/10/2016 tarihi itibarıyla son bulacağının bildirildiği,

İş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerektiği, bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalkmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığı,

idari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında, sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı da verilemeyeceği,

Bu kapsamda, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olması nedeniyle özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Anayasa’nın 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları gidermekle yükümlü olduklarının kurala bağlandığı,

Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla işlemin kurulduğu tarihten önceki hukuki durumun geçerliğini sağladığının idare hukukunun bilinen ilkelerin olduğu, bu nedenle, idarenin, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak, idari işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesinin gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamakla yükümlü olduğu,

Bu kapsamda, Daireleri kararı ile hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki önceki kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacının iş sözleşmesinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 23/a maddesi uyarınca, ataması yapılamadığından yenilenmediği ve kendiliğinden son bulduğu, bu süreçte taraflar arasında artık bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, her ne kadar yenileme işlemi iptal edilmiş ise de ortada bir sözleşme bulunmadığından, bu aşamada, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında karar verilmesinin hakkaniyetli ve hukuka uygun olmadığı, Mahkemece davacının başka yerde çalışmış ve kazanç elde etmiş olup olmadığı dahi değerlendirilmeksizin yoksun kaldığı mali hakların iadesine karar verildiği,

davacının iş sözleşmesinin 04/10/2016 tarihi itibarıyla son bulduğu, davacının söz konusu tarihten sonraki süreçte farklı kurumda çalışmaya devam etmesinin olası bulunduğu, Mahkemece bu hususa ilişkin araştırma yapılmadan, bu konuya hiç değinilmeden karar verildiği,

aksi halin davacının mükerrer kazanç elde etmesi sonucunu doğuracağı ve bunun da Üniversitenin kaynaklarının verimli kullanılması ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Mahkemece, bu süre içerisinde davacının başka kurumlarda çalışıp hak kazandığı tutarlar açısından mahsup kararı verilmemesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Üye ...'in, uyuşmazlığın temelinde davacı ile davalı idare arasında 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca akdedilen bir iş sözleşmesinin bulunduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler ile işverenler arasında iş ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinin görevinde bulunması nedeniyle, taraflar arasında kurulan sözleşmelerin bireysel iş sözleşmesi ve aralarındaki iş ilişkisinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olması gözetildiğinde,

uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki usule ilişkin karşı oyuna karşılık, üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, idare hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, davaya konu işlem, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek idari işlem niteliği taşıdığından,

bu işlemin yargısal denetiminin idari yargının görev alanında bulunduğuna, bu işlemden kaynaklanan parasal hakların da, asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu istemin de aynı kapsamda idari yargı yerinde görülmesi gerektiğine oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, davalı idare bünyesinde, en son olarak 01/09/2015-31/08/2016 tarihleri arasını kapsayan "öğretim elemanlarına mahsus belirli süreli iş sözleşmesi" ile öğretim elemanı statüsünde çalışmaktadır. Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya, belirli süreli iş sözleşmesinin, ataması yapılamayacağından yenilenmeyeceği, iş ilişkisinin, ihbar önelinin bitiş tarihi olan 04/10/2016 itibarıyla son bulacağı bildirilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdari yargı yerlerince verilen iptal kararları, Danıştayın istikrar kazanmış ve ilke hâline gelmiş içtihadına göre, idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıran, objektif, geriye yürüyen ve genellik ifade eden kararlardır. Bu ilke ile idari işlemin hukuka uygunluk denetimi sonrasında verilen iptal kararlarının gerekçeleri doğrultusunda hukuk düzeninin etkin bir biçimde korunması amaçlanmaktadır.

Buna göre, iptal kararının uygulanması, tespit edilen hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması adına idarece, yargı kararının icaplarının yerine getirilmesi ile gerçekleşecektir. Bu uygulama, yargı kararı ile ulaşılmak istenen maksada uygun düşmelidir. Bu bağlamda en önemli yol gösterici, yargı kararının gerekçesidir. İdarenin yargı kararının gereğini yerine getirdiğinden söz edilebilmesi için kararın gerekçesinde izah edilen sebeplere, kararla güdülen amaca uygun olarak gereği yapılmalıdır.

Davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, belirli süreli iş sözleşmesi ile görev yapması ve dava konusu işlemin, belirlenen sürenin dolması halinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme de yapılması gerekmektedir. Sözleşmeli personel, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer almaktadır.

Uygulamada memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir.

Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan kanuni güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.

Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde,

Israra konu olan husus, davalı vakıf üniversitesi bünyesinde sözleşmeli öğretim elemanı statüsünde görev yapan davacının, sona erecek olan belirli süreli iş sözleşmesi süresinin sonunda, sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair işlemin, yetki unsurunda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararı üzerine parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.

Belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde, verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak, davaya konu işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kalkmakla birlikte, kararın gerekçesi "işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunması" olduğundan, bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi veya sözleşmesi sürenin bitim tarihi itibarıyla sonlanmış olan davacının görev süresinin doğrudan uzaması sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında, sözleşme süresinin uzatılıp uzatılmaması konusunda yetkili idari makam veya organ tarafından yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile bu aşamada doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacının özlük haklarının iadesi ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların adli yargıda dava açma tarihi olan 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine" yönelik kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2910, K. 2025/1348, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ün Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2024/2910
Karar No
2025/1348
Tarih
18 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2024/6465 K.2025/3030
  • Danıştay 2. Daire E.2025/963 K.2025/2867
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1102 K.2025/2240
  • Danıştay 5. Daire E.2025/1106 K.2025/7178
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1129 K.2025/2260
  • Danıştay 13. Daire E.2025/1135 K.2025/2250

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.