İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/374 K.2025/2575

2-... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2025/374Karar2025/2575Tarih17 Kasım 2025Okuma15 dk · 3.089 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2025/374 E., 2025/2575 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
17 Kasım 2025
Esas No
2025/374
Karar No
2025/2575
Temyiz eden (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
Huk. Müş. Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.089 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

2-... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2024 tarih ve E:2020/4422, K:2024/3520 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ve İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemlerin dayanağı olan 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 30. maddesi ile geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2024 tarih ve E:2020/4422, K:2024/3520 sayılı kararıyla;

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1, 2, 3, 9 ve Ek 11. maddeleri, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352, 355 ve 508. maddeleri belirtilerek;

Dava konusu Yönetmelik'in 30. maddesi incelendiğinde:

Kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda önceki Yönetmelik'i yürürlükten kaldıran dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı;

Yönetmelik'in geçici 1. maddesinin 2. fıkrası incelendiğinde:

Sağlık Bakanlığının, ülke genelindeki sağlık hizmetinin dengeli, planlı, verimli, kaliteli ve koordineli sunulmasında asli yetkili otorite olduğu; Anayasa ile Devlete sağlık hizmeti alanında verilen görevlerin anılan Bakanlık aracılığıyla yerine getirildiği; dava konusu Yönetmelik bakımından ise, Sağlık Bakanlığının genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkili olduğu;

Anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği incelendiğinde; planlama kapsamında açılacak olan genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde çalışacak personelin nitelikleri ile görev ve sorumluluklarının ayrıntılı olarak belirlendiği, buna göre, merkezde, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlem ile idari işlerden bizzat sorumlu olan mesul müdür dışında, mesul müdür tarafından görevlendirilen merkez sorumlusunun görev aldığının anlaşıldığı;

Yönetmelik'in 16. maddesi ile birlikte değerlendirme yapıldığında; genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde, testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemlerin merkez sorumlusu ya da merkez sorumlusu olma özelliğine sahip hekimler tarafından yapılmasının öngörüldüğü, bunun dışında çalışan hekimlerin teknik personel olarak istihdamının amaçlandığı;

Buna göre, uyuşmazlıkta önceki Yönetmelik hükümleri uyarınca merkezlerde çalışarak merkez sorumlusu olan ya da olma özelliğine sahip olan hekimlerin görevleri kapsamında yapabildikleri iş ve işlemleri dava konusu Yönetmelik uyarınca da sürdürüp sürdüremeyeceklerinin irdelenmesi gerektiği;

Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabilme yetkisinin, Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan anayasal bir yetki olduğu;

Düzenleyici işlem yapma yetkisi olan idarece, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidilebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, bununla birlikte idarenin düzenleme yapma ya da bu düzenlemeleri değiştirme yetkisinin sınırsız olmadığı ve bu yetkinin hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal ilkelerle sınırlandırıldığı;

Kazanılmış hak, objektif bir hukuk kuralının kişilere uygulanmasıyla objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesini ifade ederken haklı beklentinin ise, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklenti olarak tanımlandığı (Anayasa Mahkemesinin 01/07/2015 tarih ve E:2015/39, K:2015/62 sayılı kararı);

Mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'ne göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yurt içi ve yurt dışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişiler de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebilecek iken,

dava konusu Yönetmelik'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görevlendirileceğinin kurala bağlandığı;

Bununla birlikte, dava konusu düzenleme yapılırken, önceki düzenleme döneminde genetik tanı merkezlerinde sorumlu olarak yetki verilen ve bu görevde çalışmakta olanlar ile merkez sorumlusu olma özelliğine sahip bir hekim olarak çalışmakta olanların kazanılmış haklarının korunması gerekirken, dava konusu edilen geçici maddede ya da Yönetmelik'in herhangi bir maddesinde önceki düzenleme doğrultusunda alınmış olan izin/faaliyet belgelerinin geçerli olduğuna ya da bu şekilde genetik tanı merkezi sorumlusu olanların çalışmaya devam edebileceğine ilişkin bir kurala yer verilmediğinin görüldüğü;

Bunun dışında, genetik tanı merkezlerinde genetik alanında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemleri yapmak ümidiyle önceki Yönetmelik döneminde ve bu Yönetmelik'le belirlenen alanlarda doktora programına başlayanlar ile aynı ümitle dava konusu düzenleme öncesi doktorasını tamamlayanların bu alanda çalışabileceklerine yönelik haklı beklentilerinin varlığının da hukuk devleti ilkesi doğrultusunda kabulü ve dava konusu düzenleme ile bu haklı beklentinin korunmasına yönelik düzenleme yapılması gerektiği sonucuna varıldığı;

Bu durumda, önceki düzenlemeler sebebiyle ortaya çıkmış olan kazanılmış haklar ve haklı beklentilere ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmemesi yönünden eksik düzenleme yapılmış olması nedeniyle dava konusu Yönetmelik'in geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı;

Bununla birlikte, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemlerde de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı;

Öte yandan, işbu iptal kararı ile tespit edilen eksikliğin, davacı durumunda olanların, doğrudan merkez sorumlusu olması sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, halihazırda anılan merkezlerde genetik alanında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemleri yapmakta olanların ise, bu çalışmalarına devam edebilmelerine imkan tanıyacağı gerekçesiyle;

-Dava konusu Yönetmelik'in 30. maddesi yönünden davanın reddine,

-Yönetmelik'in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının ve bu düzenleme uyarınca tesis edilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, gelişen teknoloji ile birlikte bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda dava konusu düzenlemelerin tesis edildiği, geçici 1. maddenin 2. fıkrasında belirtilen 18/07/2009 tarihinde Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği, anılan Yönetmelik'te uzmanlık belgesi almayan hekimlerin uzmanlık ünvan ve yetkisini kullanamayacaklarının kurala bağlandığı, bu nedenle dava konusu düzenlemede 18/07/2009 tarihinden önce doktorasını yapmış ve en az iki yıl bir merkezde aktif olarak çalışmış hekimlerin kazanılmış haklarının korunduğu,

ayrıca doktora eğitiminin teorik nitelikte olduğu, hasta ile doğrudan ilişkili sağlık hizmeti sunumunun gerçekleşmediği, temel amacının bilim insanı yetiştirmek olduğu, bu kapsamda doktora programının kişiye o alanda uzmanlık yetkisi vermediği, 2003 yıllında tıbbi genetik ana bilim dalında uzmanlık eğitimi verilmesiyle beraber yetişmiş insan gücü ile kazanılmış haklar dikkate alınarak düzenleme yapıldığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden İzmir Valiliği tarafından, davacı 2010 yılında doktorasını tamamladığından mevzuat uyarınca merkez sorumlusu olarak görevlendirilemeyeceği, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'ne uygun işlem tesis edildiği, temyize konu kararın bireysel işlemlerin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği.

9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanun'la ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği.

Ek 11. maddesinde ise, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği hükme bağlanmıştır.

10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi Sağlık Bakanlığına verilmiş olup, 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak;

(c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.

Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği hazırlanmış ve 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

10/06/1998 tarih ve 23368 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nin "Personel durumu" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde;

"b) Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu: Klinik Genetik, Tıbbi Genetik, Tıbbi Biyoloji ve Genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabib olması gerekir. Bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi veya yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişiler Genetik Tanı Merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebilir."

kuralına yer verilmiş iken; anılan Yönetmelik 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, Yönetmelik'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği belirtilmiş, 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları da merkez sorumlusu olacaklar arasında sayılmıştır.

Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin yukarıda atıf yapılan "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; ruhsatlı mevcut merkezlerin uyumu düzenlenmiş, dava konusu 2. fıkrasında ise;

"(2) 18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin hakları saklıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

11/01/2020 tarih ve 31005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme ile söz konusu fıkrada sehven eksik yayımlanan “hekimlerin hakları” ibaresi “hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları” şeklinde değiştirilerek düzeltilmiştir.

Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Kanunlara ve istikrar kazanmış idari uygulamalara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu ve istikrar kazanmış idari uygulamalara devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.

Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemelidir. Hukuki güvenliğin mevcut bir hukuki durum için dokunulmazlık şeklinde algılanması, dinamik toplum yapısının kurallarla statik, durağan hâle getirilmesi sonucunu doğurur ki bu da toplumun çağın gerisinde kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabilir ve bu değişiklikler kişilerin beklentilerini etkileyebilir.

Bir beklentinin hukuken koruma görebilmesinin ön koşullarından biri beklentinin haklı (meşru) beklenti seviyesine ulaşmasıdır. Haklı beklenti, bireyin kendisine güvenerek hareket ettiği lehine olan bir kanunda ya da idarenin istikrar kazanmış bir uygulamasında öngörülemez bir değişiklik yapılması ve bu öngörülemez değişikliğin herkes yönünden objektif olarak beklenebilecek bir beklentiyi sonuçsuz bırakması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gündeme gelmektedir. Ancak bir beklentinin hukuken korunabilmesi için anılan koşulların gerçekleşmesi yeterli olmayıp bu beklentinin korunmasına engel teşkil eden bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir.

Bu kapsamda, doktrinde ve yargı kararlarında, yürürlükteki hukuka uygun olarak doğan ve böylece kişiye özgü lehte sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği ya da işlemin geri alınması gibi durumların varlığına rağmen hukuk düzenince korunması gereken hak "kazanılmış hak" olarak tanımlanmakta iken, idarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri halinde de "haklı beklenti"nin varlığı kabul edilmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, genetik tanı merkezlerinde merkez sorumlusu olacakların belli nitelikleri haiz olmasının arandığı, nitekim mülga Yönetmelik'in 14. maddesinde bu niteliklerin sayma suretiyle belirlendiği, dava konusu Yönetmelik'te ise artık bu maddede sayılan kişiler yerine bu alanda yetişmiş insan gücü de esas alınarak tıbbi genetik uzmanı ve çocuk genetik uzmanlarının sayıldığı, ayrıca geçici 1. maddenin 2. fıkrası ile mülga Yönetmelik yürürlükte iken bu merkezlerde sorumlu olarak çalışan hekimlerden yalnızca 18/07/2009 tarihinden önce doktorasını tamamlamış ve merkezlerde en az iki yıl aktif çalışmış olanların haklarının korunduğu ancak bu kişiler haricinde mülga Yönetmelik uyarınca görev yapan hekimlere ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediği görülmektedir.

Dava konusu Yönetmelik ile kimlerin merkez sorumlusu olacağı belirlenirken önceki düzenlemeden farklı nitelikler belirlenebileceği tabiidir. Ancak, mevzuat değişikliğini öngörmesi beklenemeyecek olan ve önceki düzenlemelerdeki koşulları taşıyarak görev yapan kişilerin mevcut haklarının ve beklentilerinin korunması da yukarıda belirtilen hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir.

Bu kapsamda, mülga Yönetmelik uyarınca merkez sorumlusu olarak görev yapan kişilerin kazanılmış hakkının, henüz merkez sorumlusu olmamakla beraber dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu beklentiyle merkezlerde görev yapan hekimlerin ise haklı beklentilerinin korunması gerekmektedir.

Dava konusu Yönetmelik'in geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının ise bu şekilde görev yapan kişilerin haklarının korunmaması yönüyle eksik olduğu, bu nedenle düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu haliyle, yukarıda yer alan tespitler ve hukuki güvenlik ilkesi uyarınca, tıbbi genetik ana bilim dalı doktora programından mezun olan ve dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu alanda öğretim üyesi olarak genetik tanı merkezinde görev yapan davacının genetik tanı merkezi sorumlusu olmak yönünde hukuken korunması gereken haklı beklentisinin bulunduğu anlaşıldığından, yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen düzenleme uyarınca davacı hakkında tesis edilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava konusu Yönetmelik'in geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 30. maddesi yönünden davanın reddine, geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile bu düzenleme uyarınca tesis edilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2024 tarih ve E:2020/4422, K:2024/3520 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında; "(2) 18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin hakları saklıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Dava konusu düzenlemede, 18/07/2009 tarihinden itibaren Yönetmeliğin yayımlandığı 10/01/2020 tarihine kadar doktorasını bitirmiş ve genetik tanı merkezlerinde görev yapan kişiler açısından Kurulumuz kararına katılmakla beraber 18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış kişiler açısından en az iki yıl aktif olarak bu merkezlerde çalışmış hekimlerin haklarının korunması gerektiği yönündeki düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,

davalı idarece Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitim Yönetmeliği dikkate alınarak uzmanlık belgesi bulunmayanların uzmanlık yetkilerini kullanmaması amacıyla dava konusu düzenlemenin tesis ediliği anlaşıldığından, dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.

KARŞI OY

XXX- Anayasa Mahkemesinin 16/11/2017 tarih ve E:2016/195, K:2017/158 sayılı kararında, hukuk devletinin önemli bir unsuru olarak hukuki güvenlik ilkesinin, sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerdiği, bu nedenle hukuki güvenlik ilkesinin, yürürlükte bulunan hukuk kurallarına uygun olarak teessüs etmiş kazanılmış hakları korumanın yanında kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde koruduğu,

ancak hukuki güvenlik ilkesinin, her türlü beklentinin korunmasını zorunlu kılmayacağı, aksi takdirde kanun koyucunun hukuk düzeninde değişiklik yapmasının olanaksız hâle geleceği, her türlü beklentinin hukuki güvenlik ilkesi kapsamında koruma görmesinin düşünülemeyeceği, korunmaya değer beklentinin belli bir yoğunluğa ulaşan, diğer bir ifadeyle meşru (haklı) hâle gelen beklentiler olduğu belirtilmiştir.

Bir başka ifadeyle, bireyin hukuki iş ve işlemlere girişirken tâbi olduğu mevzuat hükümlerinin kendisine de uygulanacağı yönündeki beklentisi "haklı beklenti" kavramını ifade etmektedir. Ancak her türlü beklentinin idare tarafından karşılanması mümkün değildir.

Somut olayda, davacının 2010 yılında tıbbi genetik alanında doktorasını tamamladığı, dava konusu değişiklik öncesinde genetik tanı merkezi sorumlusu belgesi düzenlenmesine yönelik herhangi bir başvurusunun bulunmadığı dikkate alındığında, kendisi açısından belli koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak ileride elde edilmesi olası beklenen bir hak bulunmadığı gibi adı geçenin varlığına güvenerek elde ettiği lehine olan bir hukuk metninde öngörülemez bir değişiklik yapılması ve değişikliğin herkes yönünden var olan objektif bir beklentiyi sonuçsuz bırakması hali de söz konusu değildir.

Bu durumda, dava konusu Yönetmelik'te, bu Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden önce doktora eğitimini tamamlayan ancak genetik tanı merkezi sorumlusu belgesi düzenlenmesi için başvuruda bulunmamış kişilere yönelik düzenlemeye yer verilmemesinde, gerçekleşme ihtimali yüksek, korunmaya değer haklı bir beklentinin ihlaline yol açılmadığı gibi davalı idarenin yukarıda aktarılan anayasal ve yasal görev ve yetkilerine istinaden, tıbbi genetik uygulamaları alanındaki bilimsel ve teknik gelişmeler ile bu alanın özellikli bir alan olması göz önünde bulundurularak,

hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirildiği anlaşılan dava konusu Yönetmelik'in geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile bu düzenleme uyarınca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/374, K. 2025/2575, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Karşı Oy
  13. Karşı Oy
  14. Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2025/374
Karar No
2025/2575
Tarih
17 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2025/383 K.2025/5199
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/400 K.2025/2602
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/408 K.2025/2296
  • Danıştay 10. Daire E.2025/410 K.2025/5033
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/414 K.2025/2295
  • Danıştay 13. Daire E.2025/417 K.2025/3401

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.