KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2023
- Esas no
- 2022/247 Esas
- Karar no
- 2023/354
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ..., ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/03/2022
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında kayıtlı bulunan takip dosyası üzerinden müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını, takip dayanağı senette müvekkile ait imza gözüktüğünü, oysa müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, bu sebeple de parmak basmak sureti ile evrakları tasdik edebildiğini, müvekkilinin bir şekilde imzası taklit edilerek sahte bono düzenlendiğini, gerekli yerlerden imza örneklerinin toplanması gerektiğini, İcra Müdürlüğüne yazı yazılarak yargılama sonuna kadar takibin geçici olarak durdurulmasını, yargılama sonunda davamızın kabulü ile müvekkilin söz konusu icra dosyasından borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davalıya tahmilini talep olunur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Adana 6. İcra Dairesinin 2014/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, bu dosyada ödeme emri 27/02/20104 tarihinde borçlu (davacının) imzadan imtina etmesi nedeniyle muhtara tebliğ edildiğini, bu aşamadan sonra icra dosyası bir çok aşamadan geçmiş ve davacı adına olan bir kısım taşınmazın satışı için son aşamaya gelindiğini, icra dosyasının bu aşamaya gelmesinden sonra işbu davanın açılmış olması davacının kötü niyetini göstergesi olduğunu, dava ve icra takibinin konusu senet üzerindeki imza davacının eli ürünü olduğunu, davacı, diğer borçlu ile birlikte davalının önünde senedi imzaladığını, Senedi kefil olarak imzalayan ...,
davacı ...' nun oğlu olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini, davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit talebine ilişkin olup, Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında kayıtlı bulunan takip dosyası üzerinden davacı hakkında icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 150.000,00 TL miktarlı 08/01/2014 tanzim tarihli, 08/02/2014 vade tarihli senedin oluşturduğunu, senette yer alan imzanın davacıya ait olmadığı belirtilerek bu senetten dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından takip dayanağı olan senet aslı getirtilmiş, davacının imzasını taşıyan belge asılları çeşitli kurumlardan celp edilmiş, davacının imza örneklerinin alınması için mahal mahkemesine talimatlar yazılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir.
Somut olayda ispat yükünün takip konusu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden davalı tarafta olduğu açıktır.
Tüm dosya kapsamı, dosya içine celp edilen deliller ve talimat cevapları incelendiğinde; davalı borçlu tarafından 150.000,00 TL miktarlı 08/01/2014 tanzim tarihli, 08/02/2014 vade tarihli senetten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2014/...
Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de, davacının imza ve yazı örneklernin bulunduğu kurum ve kuruluşlardan alınan imza ve yazı örneklerinde davacının imza ve yazı örneğinin bulunmadığı, celp edilen evraklarda ve talimat evraklarında davacının parmak izi kullanılarak işlem yaptığı görülmekle, davalı tarafça aksi ispat edilememiş olup, açılan davanın kabulü ile;
davacının davalıya Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... esas sayılı takip dosyasında takibe konu 08/01/2014 tanzim tarihli, 08/02/2014 vade tarihli, 150.000,00 TL miktarlı senet yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalı vekilinin tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/247, K. 2023/354, 18 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama