KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/905 Esas - 2025/161
- Esas no
- 2024/905 Esas
- Karar no
- 2025/161
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ye 06/05/2024 tarihinde müvekkili ... faturadan kaynaklanan alacağı sebebiyle ...
E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ise 13/05/2024 tarihinde konu borca ve ferilerine itiraz ederek, takibi durdurduğunu, bu itibarla davalı/borçlu ...'nin itirazının iptali ve takibe devamın sağlanması için işbu davanın açılması gerektiğini, müvekkilinin faturaya konu olan ürünleri zamanında ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, davalının faturaya konu olan tüm ürünleri teslim almasına rağmen faturaya konu bakiyenin ödemesini yapmadığını, müvekkilinin sözlü ve yazılı ihtarlarına rağmen davalının gerekli ödemeyi hiçbir şekilde yapmadığını, davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu,
dava dilekçeleri ekinde sunulan tüm belgelerden görüleceği üzere müvekkilinin davalı ...'den faturadan kaynaklı bakiyeden dolayı alacaklı olduğunu, tüm bu sebeplerle davalı/borçlu ...'ın, aleyhine açılmış olan ....
E. sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu ...'nin takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır. ...yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Davacının tacir olduğu ancak davalının basit usulde defter tuttuğu ve de tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir.
Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.
Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın ticari bir dava olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü, davacı şirket olup tacir sıfatını haiz ve ticari işletmesini ilgilendiren bir dava söz konusu ise de; davalı tacir sıfatını taşımamaktadır.Sadece davacının tacir olması ve işin davacının ticari işletmesi ile ilgili olması davayı ticari hale getirmeyeceği gibi Asliye Ticaret Mahkemesini de görevli hale getirmez.
Ayrıca mevcut davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği,
görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kaldığı, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı anlaşılmakla davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ... karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip 270653 Hakim 122396 ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/905, K. 2025/161, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama