KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/436 Esas
- Karar no
- 2025/405
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - ...
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali ( Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/06/2025
KARAR TARİHİ : 20/06/2025
KR.YZL.TARİHİ : 20/06/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ... ile birlikte iskele kiralama işi yaptığını, davalının kendisini ... ile birlikte inşaat işleri yapan biri olarak tanıttığını, davalının birçok inşaat işi olduğunu ve iskeleye ihtiyacı olduğundan müvekkile ulaştığını, tarafların aralarında aylık bedeli kira bedeli ödenmesine karşılık iskele kiralama sözleşmesi yaptıklarını ve müvekkilinin iskeleleri davalıya teslim ettiğini, davalı şirketin ödeme yapmadan evvel müvekkilin faturayı kesip kendilerine iletmelerini istediğini, müvekkil de aylık fatura kesip kendilerine ilettiğini, müvekkil 2023 yılı aralık ayı, 2024 yılı ocak, şubat,
mart, nisan aylarına ilişkin faturasını toplamda 87.500,00 TL bedeli ile kesip davalıya ilettiğini, ancak davalının ekteki mesaj kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilini sürekli oyaladığını, ancak gelinen noktada müvekkilinin ne kiralama bedellerini ne de iskelelerini davalıdan geri alabildiğini, davalının müvekkiline iskelelerin çalındığını, dolayısı ile yapacak hiçbir şeyi olmadığını beyan ettiğini,
müvekkilinin iskelelerinin nerede olduğunu bilmemekte ve müvekkile ait iskeleler belki de davalı şirket tarafıdan haksız çıkar sağlamak maksadı ile kullanılmakta belki de başkalarına satılmış durumda belki de gerçekten çalışmış durumda olduğunu, bu hususta ayrıca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin eşi ve 2 çocuğu ile birlikte maddi sıkıntı yaşarken davalı şirketin hem müvekkilin iskelelerine el koyduğunu, hem de kiralama bedellerini ödemeyip müvekkilini mağdur ettiklerini, bunun üzerine müvekkili, ....
E. Sayılı dosyası ile iskele kiralama bedelini davalı ile anlaştığı tutarda faturalara dayalı ilamsız takip başlattığını, ancak davalı şirketin açılan icra takiplerine karşı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın hukuka uygun olmadığını ve takibi durdurup müvekkilinin alacak hakkını ve alacağının tahsilini geciktirmeye hizmet ettiği son derece açık olduğunu, zira borçlu şirketin icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını belirtmek sureti ile itiraz etmiş olup, itirazının somut veya yasal dayanağı bulunmadığını,
müvekkilinin faturaları ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, davalı (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin alacağının temini bakımından;
müvekkili işbu davalı şirket yüzünden hem iskelelerinden olduğunu hem de ücretini alamadığını, müvekkilinin maddi durumu kötüleşmiş ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları ile birlikte halen daha zorluk yaşamakta olduğunu, haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak,
davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının müvekkilin maddi durumu da göz önüne alınarak teminatsız ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili dava şartı arabuluculuğa başvurmuşsa da anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle teminatsız ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalı borçlunun haksız itirazlarının iptali ile, takibin devamına davalının takip konusu borcu icra dosyasında talep edilen faizi ile birlikte ödenmesine,
davalı aleyhine icra takibinin sonuçlanmasını geciktirme amacı taşıyan haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa tebligat çıkartılmamıştır.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK m.1). Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c. maddesi, görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nin 4/1-a. maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında aylık kira bedeli ödenmesine karşılık iskele kiralama sözleşme ilişkisi bulunduğu, sözleşme kapsamında iskeleme kiralama bedeli olarak davacı tarafça fatura düzenlendiği, davalının ödeme yapmaması üzerine fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davası açıldığı, bu haliyle taraflar arasındaki alacağın kira sözleşmesinden kaynaklandığı,
HMK’nin 114/1-c. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının aynı kanunun 115. madde hükmü uyarınca mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK’nin 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/436, K. 2025/405, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama