KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/63 Esas
- Karar no
- 2025/337
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (TC:...)- ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2025
- Kr.yzl. tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.02.2024 tarihinde .... ürettiği ... kapalı kutu içerisinde olan soğan tohumu aldığını, bu soğan tohumlarını babasından intikal eden ve kendisinin mülkiyetinde olan fiilen birleştirdiği .... tapusuna kayıtlı .... sayılı parselin 4.853 metrekaresi ile, .... arsel sayılı taşınmazın 2.536 metrekaresi ile,
.... parsel sayılı taşınmazın 15.910 metrekaresi olmak üzere toplamda 23.300 metrekaresine soğan ektiğini, müvekkilinin bu ekiliş işlemi için 500 kg dap gübre, 500 kg üst gübre soğan tohumu için 9.000 TL, ot ilacı için 20.000 TL, ekim ve sulama masrafları için de yaklaşık 25.000 TL daha harcadığını, müvekkilinin soğan ekimini tamamladıktan sonra sulama işlemlerine başladığını fakat soğanların bir türlü çıkmadığını, müvekkilinin davalılardan ...
Tarımı aradığını, soğanların çıkmadığını belirterek gelip tarlayı kontrol etmesini istediğini, fakat davalı ... Şti. yetkilisinin sulamaya devam etmesini bir problemlemin olmacağını ve soğanların çıkacağını söylediğini, müvekkilinin sulama işlemlerine devam ettiğini, fakat soğan yerine başka bir bitkinin çıtkığını, bu durumu tekrar ... Ltd.
Şti. yetkilisini arayarak soğan yerine başka bir bitkinin çıktığını söylemesine rağmen davalının herhangi bir tepki vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin .... değişik iş dosyası ile Temmuz ayında tespit istediğini, mahkemenin bilirkişi marifetiyle yaptığı tespitte soğan yerine çıkan bitkinin tam net olmamakla birlikte dereotu bitkisi olduğu kanaatine vardığını, bilirkişinin verdiği raporda müvekkilinin soğan ürününden elde etmesi muhtemel gelir kaybınını 211.761 TL olarak belirttiğini, bu bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz ederek bilirkişinin dekara üretebilecek soğan miktarı, soğanın satış birim fiyatına itiraz ettiklerini,
bilirkişi raporunda dekara 4.500 kg soğan elde edilebileceğini ve soğanın birim fiyatının 5.000 TL olduğunu raporunda belirttiğini, müvekkilinin soğan ekim işinden dolayı uğramış olduğu zararı ve soğan gelirinden mahrum kaldığını beyan etmiş, davanın kabulüne, .... değ iş dosyasına yapmış oldukları 9.000-TL masrafın ve sogan ürün gelirinden mahrum kalması nedeniyle uğramış oldukları zararın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 211 .761- Tl’lik tazminat taleplerinin kabul edilerek 30.10.2024 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, tüm yargılama, harç ,
masrafların ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalıdan soğan tohumu olarak aldığı bitkinin başka bir bitki olarak çıkması sebebiyle, bitkinin ne olduğunun tespiti için .... değişik iş sayılı dosyasında yapmış olduğu 9.000,00-TL masraf ile soğan ürün gelirinden mahrum kalmasından kaynaklı davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise davalıdan alacağı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
.... 'ndan gelen yazı cevabında ise; davacının tacir kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
.... 'ndan gelen yazı cevabında ise; davacının 2006-2009 arası esnaf kaydının olduğu bildirilmiştir.
.... 'nden gelen cevapta; davacının 03/01/1997-31/12/2008 tarihleri arasında "Otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının toptan satışı ile ilgili aracıların faaliyetleri (elektrikli olanlar ile ambulans ve minibüs benzeri motorlu yolcu taşıtları için olanlar dahil)" faaliyetinde bulunduğu ve işletme esasına tabii olduğu tespit edildiği bildirilmiştir.
Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir.
Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.
Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın ticari bir dava olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü, davalı şirket olup tacir sıfatını haiz ve ticari işletmesini ilgilendiren bir dava söz konusu ise de; davacı tacir sıfatını taşımamaktadır. İlgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda; davalının tacir olarak değerlendirilmesini gerektiren herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.
Yukarıda ayrıntıları yazılı .... ve .... 'nin yazı cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Sadece davalının tacir olması ve işin davalının ticari işletmesi ile ilgili olması davayı ticari hale getirmeyeceği gibi Asliye Ticaret Mahkemesini de görevli hale getirmez.
Ayrıca mevcut davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği,
görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kaldığı, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı anlaşılmakla davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ....
Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ✍ e-imzalı Hakim ... · ✍ e-imzalı
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/63, K. 2025/337, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama