KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/476 Esas - 2024/393
- Esas no
- 2022/476
- Karar no
- 2024/393
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2-...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 09/12/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
2.203 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; davalının ... sayı ile "..." ibaresi için 03 / 25 / 35 / 44 sınıflarda yer alan emtia üzerinde tescili için marka başvurusu yaptığını, söz konusu markanın ilanına müvekkili tarafından itiraz edildiğini ancak bu itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini, ihtilaf konusu markanın, müvekkilinin tescilli markaları ile birebir aynı sınıflarda tescil edildiğini, markaların özellikle 03. sınıf bakımından müvekkilinin tescilli "..." kök markasını havi seri markalarının neredeyse tamamının belirtilen sınıflarda tescilli olduğunu,
davaya konu olan "..." ibareli markanın müvekkilinin ayırt edicilik seviyesi son derece yüksek olan "..." markaları ile işitsel, görsel ve kavramsal anlamda iltibasa yol açacağını, ihtilafa konu marka ile müvekkiline ait markaları arasında sınıfsal benzerlik şartının sağlandığını, müvekkilinin 70 yılı aşkın süredir kişisel bakım ve temizlik ürünleri kategorisinin öncülerinden olduğunu, tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin ... markasını tescil ettirmek suretiyle uzun yıllardan beri koruma altına aldığını, "..." ....", gibi sayısız markanın tescili ile "..." seri markasının oluşturulduğunu,
"..." ibaresini içeren ilk başvuruyu 1989 yılında yaptığını, davalının markasını oluştururken müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzer bir marka kompozisyonu kullanarak yıllardır süregelen hizmet kalitesinin tüketici nezdinde oluşturduğu haklı güven duygusundan haksız ve kötü niyetli bir şekilde yararlanmayı amaçladığını, davalıya ait "..." markasının, 2 sözcükten oluştuğunu, ilk sözcüğün "..." ikinci sözcüğün "..." olduğunu, davalı markasında yer alan "..." ibaresinin markanın esaslı unsuru olmadığını, yardımcı unsur olduğunu, davalının markasının müvekkilinin markalarından ayırt edilmesini sağlamayacağını,
müvekkilinin "..." ibaresi altında ilk başvurusunu 1989 yılında yapması ile bu tarihten itibaren markasını aralıksız kullanarak ürünlerinin kalitesi ve tüketicilerin markaya ve ürünlere olan güveni nedeniyle tüketiciler tarafından aranır ve tanınır hale geldiğini, markasının tanınmışlık seviyesine ulaştığını, "..." markasının tanınmış bir marka olduğunda tereddüt bulunmadığını belirterek ...’nın 04.10.2022 tarih ve ... sayılı kararının 03. Sınıf yönünden iptaline ve dava konusu ... sayılı markanın 03. sınıf yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair verilen ...’nun 04.10.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... numaralı marka başvurusunun 3. sınıf yönünden tescilinin reddi ve/veya hükümsüzlüğü ile "..." ibaresinin 3. sınıf yönünden sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının 22.06.2021 tarih ve ... sayılı 03 / 25 / 35 / 44. sınıfa giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı marka başvurusu, ... ... tarafından 27.09.2021 tarih ve 381 sayılı ...’nde ilan edilmiştir.
Söz konusu bu ilan üzerine davacının yukarıda detaylı bilgileri verilen tescilli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itirazının ... tarafından red edildiği ve davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 04.10.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile.
“Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." asli unsurlu markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davalıya ait ... sayılı marka ile davaya mesnet gösterilen davacının markaları arasında dava konusu edilen 03. Sınıftaki tüm malların birebir aynı olduğu,
-Davalıya ait ... sayılı ibareli marka ile davaya mesnet gösterilen davacı markaları arasında görsel, işitsel anlamda bir benzerlik olmaması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı,
-Taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik oluşmadığından SMK 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Sektör uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davalı taraf markası ile davacı tarafa ait markaların arasında görsel, işitsel düşük düzeyli benzerlik olduğu, kavramsal açıdan benzerlik bulunmadığı,
-Taraf markaların 3.sınıf mal ve hizmetler yönünden aynı/benzer oldukları,
-Taraf markaların aynı tüketici kesimine hitap ettiklerini ancak aralarındaki benzerliklerin SMK 6/1 maddesinde belirtilen koşulların oluşmasına yeterli olmadığını ve ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı,
-Taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesi koşullarının oluşmaması nedeniyle davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar elde etmeyeceği, tanınmışlığın zarar görmeyeceği, marka itibarının zarar görmeyeceği,
-...’ nin 22.06.2021 tarih ve ... sayılı kararın yerinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markaları
...+... ... (03, 25, 35, 44.sınıf) ... ... .... ... ... ...+... ... ... ... ... ... ... ... .. (03, 05, 10, 16, 21, 35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalıya ait ... sayılı ...+... marka ile davaya mesnet gösterilen davacının markaları arasında dava konusu edilen 03. Sınıftaki tüm malların birebir aynı olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “...+...” ibareli marka, kelime ve ... unsurundan oluşan, karma bir marka olup üstte iç içe geçmiş S harflerinden oluşan ... ile bu şeklin altında ise bitişik olarak büyük ve standart harflerle aynı sırada eşit büyüklükte “... ...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacının mesnet olan markası ise mavi zemin üzerinde özel yazım beyaz renkle “...” ibaresinden diğer mesnet olan markaların ise düz yazı stilinde ... ile devamında ya da altında “....” ibarelerinden oluştuğu, söz konusu bu ibareler tescil kapsamında yer alan malların niteliğine, kalitesine, çeşidine gönderme yapması nedeniyle markada tali unsur olduğundan markaya bir ayırt edicilik katmadığı ve bu nedenle markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; bilirkişi raporlarında da değinildiği ve ... ilamlarıyla desteklendiği üzere;
davaya konu olan markada her ne kadar davacının mesnet olan markasındaki “..." ibaresi yer alsa da markanın sonunda ayırt ediciliği oldukça yüksek olan “...” ibaresi olduğu ve bu ibarenin markayı davacının markasından ayırt edici hale getirerek özgünleştirdiği, başka bir ifade ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak tüketici algısında dava konusu markadaki “..." ibaresinin ön plana çıkan bir ibare olmadığı marka bir bütün olarak "... ...” olarak algılanacağı, “...” ibaresi dava konusu markanın bir parçası olarak değerlendirildiği,
bu minvalde markalar arasında düşük düzeyli bir benzerlik olsa da bu benzerlik markalar arasındaki iltibası doğurmayacağı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı,
yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, her ne kadar emtia benzerliği sağlanmış olsa da markalar birbirine benzer görülmediğinden, SMK 6/1 maddesi anlamında çifte benzerlik şartı oluşmadığından taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/476, K. 2024/393, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama