KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/15 Esas - 2023/254
- Esas no
- 2023/15
- Karar no
- 2023/254
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Mersis No
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- 1- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- 2- .....
Karar Metni
2.563 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
.....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 10/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ... tarafından markaların benzer olmadığına karar verildiğini, ancak müvekkilinin ......., ... olmak üzere sözcük + ... kalıbı ile oluşturulmuş marka ailesi ile başvurunun ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markalarında ki mal ve hizmetlerle ilintili mal ve hizmetlerde tescil edilmek istenildiğini, bugün Türkiye’de 46,5 milyon kayıtlı üye sayısı ve aylık ortalama 246 milyon ziyaret ile online alışveriş sektöründe lider konuma ulaştığını, müvekkilinin ...’ta halka açılan ilk Türk şirketi olduğunu,
başvuruda müvekkilinin marka ailesinde olan ... ibaresinin birebir kullanıldığını, dava konusu markayı gören bir tüketicinin iki marka arasında bağlantı olduğu zannına kapılacağını, iki farklı marka olduğunu anlasa dahi markaların aynı işletmeye ait olduğu veya ait oldukları işletmeler arasında idari/ekonomik bir bağ olduğunu, .....’den alınan raporda ... ibaresinin esaslı unsuru olmasından kaynaklı benzerlik olduğu görüşüne varıldığını, somut olayda, “...” kelimesinin her iki markada aynen yer alması benzerliği arttırdığını,
bu kelimenin 35. Sınıftaki çekişme konusu hizmetler için ayırt edici bir ibare olması da “...” kelimesine yönelik bir vurguyu güçlendirdiğini, başvurunun müvekkilinin markalarının serisi olarak düşünülebileceğini, davalı tarafın ... ... ibaresini 41. Sınıfta tescil etmek istediğini, Müvekkilinin tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, ... markası ... sayı ile ... nezdinde tanınmış marka statüsü ile korunduğunu, online alışveriş sektöründe tanınmış marka haline geldiğini, davalı markasının tesciline izin verilmesi müvekkilin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını,
müvekkilinin markalarının ününde yararlanabileceğini, başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek ... tarafından verilen 11.11.2022 tarih ve ... karar sayılı kararının iptaline ve ... ... ... markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesiyle; markanın tescil edildiğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı başvuru sahibi 09.02.2021 tarihinde 41. Sınıfta tescil edilmek üzere “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuruyu inceleyen ...
SMK 5/1-b ve c bentleri uyarınca “... ve öğretim hizmetleri” nin çıkartılmasına akabinde 382 sayılı ... yayınlanmasına karar verildiği, yayın sonrası başvuruya davacı ... tarafından madde 6/1 ve 6/5 uyarınca; ..... sayılı " .....” markalarına dayanarak “markaların ile ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba, görünüm olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, itiraz sahibinin yoğun reklam ve tanıtım çalışmaları sayesinde ... markasını tüketici nezdinde tanınmış hale getirildiğini, tek farkın ... ibaresi yerine ... ibaresinin kullanılması olduğunu, “...”ibareli markalarının bir serisi zannedileceğini,
“...” markasının tanınmış marka olduğunu, itiraz sahibinin itibarının zedeleneceğini, başvuru markasının tesadüfen seçilmeyeceğini, özellikle ... ... markasının seçilmesinin iltibas riskini arttırdığını iddia ederek yayına itiraz ettiği, başvuru sahibi ise “başvuru markasının özgün ve ayırt edici nitelikte olduğu, markalar arasında bir sözcüğün aynı olmasının markaları aynı yapmayacağını, izlenimin tamamen farklı olduğunu, ...’ kelimesinin günlük hayatta sıklıkla kullanılan anonim bir ibare olduğunu, muhatap firmanın tekeline ait olmadığını, ... ibaresini içeren pek çok tescilli marka olduğunu” iddia ederek karşı görüş sunduğu,
itirazı inceleyen ... 10.06.2023 tarihli kararında özetle; ....." ibareli Markaların Kayıtlara sonradan girdiğini, diğer markalar yönünden ise benzerlik ve tanınmışlıktan kaynaklı koşulların somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verdiği, davacı ... benzer gerekçelerle itirazın yeniden incelenmesini talep ettiği, itirazları inceleyen ... ...
11.11.2022 tarihli kararında kısaca; ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı " ....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlıktan haksız yarar sağlama gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (…) yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı,
işbu başvurunun renk ve tertip unsurları bakımından ret gerekçesi markalardan farklı unsurlar taşıması ve markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin anlamı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olmasının yanı sıra, başvuruda itiraz gerekçesi markalarla işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden başkaca bir unsurun bulunmaması hususu da göz önüne alındığında, tüketicilerin çekişme konusu markaları birbirinden farklı ticari kaynaklardan gelen,
farklı markalar olarak algılayabilecekleri dolayısıyla markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, başvurunun ... sayılı ve ''....'' ibareli markalardan farklılaşmış olduğu ve somut olay bakımından Md. 6/5'te belirtilen sonuçların ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle itiraz tüm gerekçeler bakımından reddedilmiştir.” gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA özetle:
• Davalı başvuru markası ile davacıya ait redde mesnet markalar arasında bütüncül değerlendirme sonucunda marka ve işaretler arasında çekişme konusu 41. sınıf hizmetler yönünden karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunmadığı,
• ... İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN; Kurumun itiraz aşamasında sunulan bilgi ve belgelerle bağlı bulunduğu dikkate alındığında davacının ... iptali aşamasında sunmuş olduğu deliller bazında inceleme yapıldığında tanınmışlık düzeyine ilişkin iddiaları bakımından ... İptaline konu marka ile ilgili bir tescil engelinden söz edilemeyeceği,
• HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN; davacı markalarının belli bir bilinirlik sahibi olduğu yorumunda bulunulsa dahi taraf markaları taraf marka işaretleri arasında karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunmadığı ve davacı markasını sulandırılması için gerekli şartların sağlanmadığı ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirdiğinden tanınmışlık iddiasının takdirinin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ..... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak ... 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Davacının redde mesnet markalarından"....." ibareli markaların kayıtlara sonradan girdiği tespit edildiğinden değerlendirmelerde dikkate alınmamıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...+... ... (41. sınıf) .... ... ... ...... ... ... ... ... ... ... ... (01- (...) - 45.sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının redde mesnet gösterdiği markalardan ... numaralı ... ....... ..., ... tescil numaralı keşfet ..., ... tescil numaralı ... ... ..., ... numaralı ... ..., ... numaralı ... ... ibareli markalarının 41. Sınıfta “... ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri.
Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, Fotoğrafçılık hizmetleri, Tercüme hizmetleri”nde tescilli olduğu; davalının tescilli markası ise yine 41. Sınıf “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri. Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.
Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri”ni içerdiği; taraf markalarının “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri. Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri.
Tercüme hizmetleri” yönünden aynı, aynı tür olduğu; davalının başvuru markasında kalan “sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetlerinin de davacının markalarında yer alan “... öğretim hizmetleri” ile benzer, ilişkili olduğu; zira ... ve öğretim hizmeti veren okul ve üniversitelerin de sempozyum, konferans ve seminer düzenleme hizmeti verdiğinin kabulü ile, bu hizmetlerin farklı kuruluş ve firmalar tarafından kendi bünyesinde çalışanlar için de düzenleyebileceği, bahsi geçen işbu firma, devlet kurumları ve benzeri kuruluşların esasen konularının ... ve öğretim hizmeti vermek olmadığı,
meslek içi ... şeklinde bu programların düzenlenebileceği görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; davalının başvuru markası şeklinde başında üç adet dairenin yer aldığı, dairelerin kesişim noktalarının sarı, mavi ve kırmızı renkle doldurulduğu, figürün hemen sağ tarafında E harfi mavi renkli, diğerleri kırmızı renkli olacak şekilde “...” ibaresi ile hemen altına konumlandırılmış yine “B” harfi sarı renkli, diğer harflerin kırmızı renkli yazılı olduğu ve 4. Harfi olan “a” harfi yerine “..... şeklinin kullanıldığı “...” kelimesinin bulunduğu; markanın “...” şeklinde telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacının redde mesnet gösterdiği markalardan ... numaralı ... ....... ... markasında büyük harflerle yazılmış ... ibaresinin sağ kısmında şeklin bulunduğu, ... tescil numaralı keşfet ..., ... tescil numaralı ... ... ... markasında tümü büyük harfler ile yazılmış ... ve altında küçük harfler ile yazılı ... ... ibaresinin bulunduğu, hemen altında ise renklendirilerek dikdörtgenlere ayrılmış bir çubuk bulunduğu, ... numaralı ... ... ibareli markasının ... unsuru içermediği ... ... ibaresinin altında ... ve hemen altında da KULUBÜ ibaresinin büyük harflerle yazıldığı,
... numaralı ... ... ibareli markasında ... yazısının hemen bitişiğinde club yazısının bulunduğu club yazısının altının renklendirilerek dikdörtgenlere ayrılmış bir çubuk bulunduğu, markaların “... (+..., ).....” ve benzeri şekilde telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve..... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; aralarında benzerlik bulunduğu tespit edilen hizmetlerin alıcı
ve yararlanıcıları tarafından derhâl algılanabilecek durumda olduğundan başvuru kapsamında yer alan 41.sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet
sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya
ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği
hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” yönünden çekişmenin dayanağı yapılan “...”
ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olması nedeniyle karşılaştırılan markalardaki ortak olmayan bileşenlerin
dikkate alınarak bütünsel değerlendirme yapılması gerektiği, dolayısıyla çekişme konusu hizmet grubu 41. sınıf hizmetler yönünden; dava konusu yapılan markadaki
... unsuru ile karakteristik şekilde oluşturulmuş marka ibaresi bir bütün olarak, davacının hizmet
benzerliği bulunan bir kısım markalarından ayırt edilmesini sağlamaya elverişli olduğu, bu sebeple ilgili
tüketicilerin yüksek özen ve dikkat seviyesine sahip oldukları da göz önünde bulundurularak taraf
markalarının farklı ... ve kelime gruplarından oluşması, görsellerinin birbirinden farklı olması neticesinde davalıya ait marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında karıştırılma dahil ilişkilendirme
ihtimali olmadığı taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim ..... · e-imzalıdır · e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/15, K. 2023/254, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama