KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/813 Esas - 2024/797
- Esas no
- 2023/813 Esas
- Karar no
- 2024/797
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av. ....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla .... E.
sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının 05/09/2022 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının ödeme emrine davacı müvekkili uhdesinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında 01/05/2022 tarihli fatura ile de görüleceği üzere müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup müvekkilinin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 4.194,90-USD olduğunu,
müvekkilinin ticari iş karşılığında düzenlemiş olduğu 01/05/2022 tarihli faturaya karşılık olarak 17/06/2022 tarihinde iade faturası düzenlenmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin ....
Noterliği'nin .... yevmiye numaralı 21/06/2022 tarihli ihtarnamesi ile iade süresinin geçiş olduğunu, ürünlerin montajı yapılıp tekrar satılamayacak durumda olmasından kaynaklı iade faturasını kabul etmediğini ihtar ettiğini, bu hususun müvekkilinin faturaları, ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini belirterek davanın kabulüne, .... sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ...’ın maliki olduğu .... parselde kayıtlı taşınmazda inşa edilen yapının yüklenicisi olduğunu, davacı şirketin ise bazı kamera sistemlerini yapan taşeron firma olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirket tarafından 2019 yılında siparişi verilen taşeron firma durumundaki davacı şirket tarafından kesilen iki adet faturadaki toplam 21.851,13-TL ile yine 2020 yılında siparişi verilen ve davacı şirket tarafından kesilen iki adet faturadaki toplam 23.487,60-TL tutarındaki borçların tamamının ödendiğini,
ancak davacı şirkete 2022 yılında herhangi bir sipariş verilmediğini ve teslim ve tesellüm olgusu gerçekleşmediği halde, 01/05/2022 tarihli faturanın düzenlenerek müvekkili şirkete gönderilmesinden sonra yapılan incelemede davacı şirketin müvekkili şirketin bilgisi ve onayı olmadan bahse konu faturayı düzenleyerek fiili durum yaratmak suretiyle şirket kayıtlarında müvekkili şirketi borçlu hale getirmeye çalıştığının tespit edildiğini,
bunun üzerine 17/06/2022 tarihli iade faturasının düzenlenerek takibe konu 01/05/2022 tarihli faturanın davacı şirkete iade edildiğini ve bu durumun davacı şirkete 23/06/2022 tarihli ihtarname ile bildirildiğini belirterek davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, mahallinde keşif yapılmış, mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ile elektronik mühendisi bilirkişilerden oluşan heyet aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davalı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davacı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davalı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı aleyhine ....
Esas Sayılı Takip Dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik itirazın iptali davasından kaynaklandığı; icra takibinin hukuki dayanağı olarak 01/05/2022 tarih ve ... no lu 4.194,90 USD / 62.126,47 TL tutarlı faturanın gösterildiği; davacının ticari defterlerini veya ticari defterlerinin yerini Mahkemeye sunmaması nedeniyle davacının ticari defterlerinin incelenmediği;
davalının ticari defter kayıtları üzerince yapılan mali inceleme sonucunda 01/05/2022 tarih ... no.lu 4.194,90 USD / 62.126,47 TL tutarlı faturaya istinaden davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığının tespit edildiği; davacı tarafından icra takibi konusu yapılan 01/05/2022 tarih ve ... no lu 4.194,90 USD / 62.126,47 TL tutarlı fatura içeriğinde yer alan malzemelerin, keşif sırasında incelenen binada bulunmadığının tespit edildiği..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından icra takibine dayanak faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise icra takibine konu fatura ile ilgili bir sipariş vermedikleri, malın teslim edilmediği savunulmuştur. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf; teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; davacı tarafından işin teslim edildiğine dair davalı tarafından imzalı bir sevk irsaliyesi vb. teslim olgusunu kanıtlar mahiyette bir delil sunulmamış olup faturanın da tek taraflı olarak düzenlenen belge olduğu, tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı sabittir. Mahallinde yapılan keşif sırasında da takibe konu malın ilgili mahalde montajının yapılarak teslim edildiğine yönelik bir tespit yapılmamıştır.
Bunun yanında davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmakla HMK'nın 222/3. maddesi hükmünce davalının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takibe konu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından HMK md. 222/3. gereğince davalı lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarının aksi, diğer yazılı kesin delillerle kanıtlanmamıştır.
Mevcut hukuki durum karşısında davacı tarafından teslim olgusu kanıtlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip .... · ¸e-imzalıdır. Hakim .... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/813, K. 2024/797, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama