KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/814
- Karar No
- 2024/817
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.736 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/814 Esas
KARAR NO:2024/817
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2023
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin elektrik malzemeleri vd.eşya ticareti ile iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı borçlu şirket ile geçmiş döneme ilişkin ticari ilişkilerinin olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete dönem dönem ticari ürünler satıp ve teslim ettiğini, davalının dönem dönem borcuna karşılık ödeme yaptığını, mezkur malların ödenmemiş olan bakiye alacaklar için davalı aleyhine;
---------- sayılı dosyalarıyla ayrı ayrı Örnek 7 icra takibi başlatıldığı ve davalı şirkete ödeme emirleri tebliğ edildiğini, borçlu şirketin, ödeme emirlerine süresi içinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %100'ü oranında icra inkar tazminata mahkum edilmesini, davalının mal kaçırma ihtimaline bianen adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haczine karar verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkil aleyhine -----------dosya aracılığıyla başlatılan takipte müvekkilin ------- dosya aracılığıyla başlatılan takipte ise 3263,24.-TL bakiye cari hesaptan doğan toplam borcu olduğu iddia edildiğini, bahsi geçen dosyada ödeme emrinin müvekkile e-tebliğ edilmesi üzerine yasal süresi içerisinde takibe, borca, takip öncesi faiz miktarına, işlemiş faize, talep edilen faiz oranına ve dosyaya tüm ferileriyle birlikte itiraz edildiğini,
müvekkilin davacıya takip konusu yapılan cari hesap ve açılan dava bedeli uyarınca borcu olmadığı ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme neticesinde tanzim edilecek bilirkişi raporu ile sabit olacağını, davacı alacaklı tarafa herhangi borcun bulunmaması sebebiyle taraflarınca borca, faize ve tüm ferilerine yapmış olduğumuz itirazın haklı olması sebebiyle açılan işbu davanın reddini, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi sebebiyle alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 14/09/2023 tarihinde asıl alacak 118.565,35 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 20/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. ----- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 17/10/2023 tarihinde asıl alacak 3.263,24 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 23/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dosya kapsamında davacı ile davalı arasında ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin yasal süresi içinde gi.b.'na gönderilerek e-beratlarının oluşturulduğunu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiğini, yapılan tespitlere göre davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222.
Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varıldığını, davacının davalıdan 15/09/2023 icra takip tarihi itibariyle 121.829,61 TL alacağı bulunduğunu, ancak davacının icra takibinde 118.565,35 TL alacak talebinde bulunduğunu, 17/10/2023 icra takip tarihi itibariyle 121.829,61 TL alacağı bulunduğunu, ancak davacının icra takibinde 3.263,24 TL alacak talebinde bulunduğunu, davalının mal ve hizmet alışlarına ait -------- formlarında 2023 yılında toplam 76 adet 184.113,09 TL+KDV tutarında mal ve hizmet alışı bulunduğunu, davacı nezdindeki davalı tarafa ait muavin defter dökümündeki satışları ile örtüştüğünü,
dosya kapsamında davacı tarafından elektronik ortamda düzenlenen faturalara davalının itirazına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığını, davalı tarafın bağlı bulunduğu ilgili vergi dairesi yazısında ekindeki mal ve hizmet satışları/alışlarına ait ------ formları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 76 adet toplam 184.113,09 TL +KDV tutarlı fatura e-fatura olarak davalı adına elektronik ortamda düzenlendiği ve ilgili vergi dairelerinin yazılarında davalı tarafından mal ve hizmet alışlarına ait ----- Formu ile e-beyan olarak beyanda bulunulduğunun görüldüğünü,
başka bir anlatımla davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura muhteviyatı malların davalı tarafından teslim alındığını ve fatura itiraz edilmediğine karine oluşturduğunu, davalının elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin yasal süresi içinde ----- gönderilerek e-beratlarının oluşturulduğunu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiğini, yapılan tespitlere göre davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222.
Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varıldığını, davalının defter ve kayıtlarına göre.
15/09/2023 icra takip tarihi itibariyle davalının, davacıya 121.829,59 TL borcu bulunduğunu, 17/10/2023 icra takibi itibariyle davalının, davacıya 121.829,59 TL borcu bulunduğunu, davalının mal ve hizmet alışlarına ait ----- tutarında mal ve hizmet alışı bulunduğunu, davalının ticari defter kayıtlarındaki davacı tarafa ait muavin defter dökümündeki alışları ile örtüştüğünü beyan etmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 121.829,59 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde de davacıya 121.829,59 TL borçlu olduğunun görüldüğü, HMK.
221. maddesi gereği ----- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ------ davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------,
davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 121.829,59 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu,
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/814, K. 2024/817, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama