KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/4 Esas - 2024/621
- Esas no
- 2024/4 Esas
- Karar no
- 2024/621
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18.09.2024
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.12.2022 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plakalı araç park halindeyken davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olup dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkil aracına çarparak %100 kusuruyla maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracında 42.320,00 TL onarım masrafı meydana geldiğini, değer kaybı oluştuğunu, dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ise de olumlu yanıt verilmediğini ileri sürüp şimdilik ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ile araçta yapılan onarım bedelini kapsayan 100 TL onarım bedeli,
100 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki, zamanaşımı itirazıyla, başvuru şartı yerine getirilmediği, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından maddi hasar bedeli ödenmiş olup müvekkilinin davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuatına uygun şekilde yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, sigorta bedeline KDV'nin dahil olmadığını, değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybından dolayı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza yapan araca ait trafik kayıt bilgileri, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Davalı sigorta şirketi vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmadan dolayı maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuşlardır.
Davacı taraf duruşmadaki beyanında yetki itirazının reddi gerektiğini bildirmiştir.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigorta şirketinin merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında da aynı hüküm tekrar edilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde .... Dairesi'nin 23/09/2013 tarih .... )
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı sigorta şirketinin .... ’da bölge ve şube müdürlüğü bulunduğu iddiasına dayanmıştır.
Somut olayda yukarıda belirtilen yetki kuralları tek tek değerlendirildiğinde; öncelikle HMK'nun 6. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 40. maddesi gereğince, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Merkezi ...'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak İstanbul ticaret siciline kayıtlı olduğu ve yetkili mahkeme olarak ... Adliyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yetki kuralı ise: haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazası .../... ilçesinde meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme ... mahkemeleridir.
Yine dava dilekçesine göre davacının yerleşim yeri ... adresi olup bu kayda göre de yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olacaktır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Mahkememizce uyap üzerinde ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının ... 'da şube ya da ... bulunmadığının anlaşıldığı, dosyada bulunan sigorta poliçesine göre poliçeyi düzenleyen davalı acentesinin ... ilinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının ikametgahı yetki kuralına göre yetkili mahkeme ..., kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre yetkili mahkeme ... Mahkemeleri, davalı tüzel kişi sigorta şirketinin yerleşim yeri yetki kuralına göre yetkili mahkeme ...
Mahkemeleri, sigorta poliçesini düzenleyen acentenin bulunduğu yere göre ... mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açılmadığı anlaşılmakla davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile seçim hakkı davalıya geçtiğinden davalının seçtiği yer olan ...
Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip .... · e-imzalı Hakim .... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/621, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama