KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/619 Esas - 2025/115
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2024/619 Esas
KARAR NO : 2025/115
HAKİM : ...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ......
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ve davacı şirket arasındaki mal ve hizmet almaya dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından davalının yeni açacağı işletmesine "şantiye alanı giydirme" hizmeti verildiğini, davacı şirket işi yapıp teslim ettiğini, bunların yanı sıra davalı, aldığı mal ve hizmetin karşılığını neredeyse 1 seneye yakın süre ödemediğini, Davalı ve davacı şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin ...... Esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 21/07/2023 tarihli ...
nolu fatura düzenlendiğini, Tarafların ikisi de e-fatura mükellefi olup bir fatura kesildiğinde aynı gün sistemlerine düştüğünü, Dolayısıyla fatura kesilme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini dolayısıyla 21/07/2023 Tarihinde sistemlerine düşen faturaya 8 günlük yasal süresinde itiraz edilmediğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, Asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 09.01.2025 tarihli raporda özetle. "Tarafımızca yapılan değerlendirmeler, hukuki nitelendirme, hukuki değerlendirme ve hukuki mütalaa olmayıp, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun getirdiği sınırlamalar içeresinde hesaplama ve tespitlerden ibarettir. Hukuki değerlendirme ve Nihai Karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere.
Davacı şirket Mali Müşaviri ... tarafından, tarafımıza ibraz edilen yasal defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenin 06.12.2024 tarih 2 celse no.lu duruşmanın 3 numaralı ara kararında: “Davalıya “ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişinin kimliği ile iletişim kaydı dosyaya yazılı olarak açıklamak üzere ...” 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davalı şirketin bu yönde beyanı bulunmadığından dolayı davalı şirket yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Davacı şirket takip talebinde 45.600,00 TL asıl alacak talebin de bulunduğu, davacı şirket
defter kayıtları ve incelenmesi neticesinde davacı şirket tarafından takibe konu edilen faturaya
karşılık davalı tarafından ödemeye yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacı şirket yasal defter
kayıtlarına göre, takibe konu edilen faturadan dolayı takip tarihinde davalı şirketten 45.600,00 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalidir.
...... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 45.600,00 TL asıl alacak, 8.789,87 TL işlemiş faiz bedeli toplamı 54.389,87 TL üzerinden 21/07/2023 tarihli 45.600,00 TL bedelli fatura alacağına dayalı takip yapıldığı, takibin davalı borçlunun asıl alacak ve ferilerine itiraz etmesi üzerine durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın şantiye alanı giydirme hizmetinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsiline yönelik olduğu anlaşılmıştır. İhtilaf taraflar arasında sözleşme ilişkisi olup olmadığı, sözleşme ilişkisi var ise işin yapılıp teslim edilip edilmediği ve iş bedeline davacının hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için davalı yana ticari defter ve kayıtları ibrazı için verilen süreye rağmen davalı yan defter ibrazından kaçınmıştır.
Davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu oluşan kanaatte ise, takibe konu 45.600,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı yana e-arşiv faturasına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen itirazda bulunulmadığı yine davacı ifasının eksik ya da ayıplı olduğuna dair dosya kapsamına sunulan itirazında mevcut bulunmadığı anlaşıldığından, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile usulüne uygun temerrüt ihtarı mevcut bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacak faturaya dayalı ve likit bulunduğundan inkar tazminatına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/619, K. 2025/115, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama