KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/683
- Karar No
- 2024/747
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
Karar Metni
2.083 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/683 Esas - 2024/747
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/683 Esas
KARAR NO : 2024/747
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2020 tarihinde davacının .... ..... .... 'dan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı .... ..... .... plakalı aracın ZMMS poliçesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, kusur tespiti için rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının PSD değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiği Anayasa Mahkemesi iptal kararının bu davada uygulanmaması gerektiği tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kaza nedeniyle davacının almış olduğu %10'luk maluliyet raporuna itibar edilmemesi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; her ne kadar davacı yan ...
Şehir Hastanesi'nden %10 oranın maluliyet raporu almış olsa da yaşanan trafik kazası sebebiyle (illiyet bağı) herhangi bir maluliyetin oluşup oluşmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamına uygun olacak şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, bu nedenle mahkememizce davacının Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesine sevkine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin zorunlu trafik sigortasının mevcut olduğunu, davacının 27.09.2022 tarihinde mahkememize sunmuş olduğu beyan dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu raporların büyük bir kısmının kaza tarihinden önceki döneme ait olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu kazaya ilişkin olarak davacının koruyucu tertibat kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
kusur incelemesinin yeniden yapılmasına, maluliyet oranının yeniden yapılmasına,, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda; olay tarihi olan 31/08/2020 günü, davalı sürücü... sevk ve idaresinde olup diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan 06 T 2476 plaka sayılı araç ile davacının sürücüsü bulunduğu 06 BYG 9797 plaka sayılı motosiklet arasında trafik kazasının meydana geldiği belirtilerek, söz konusu kaza nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve ayrıca 600.000,00 TL manevi tazminatın da davalı...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 31/08/2020 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maluliyet durumu, davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin olup olmadığı, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı, varsa bakıcı giderinin miktarı, manevi tazminat talebinde davacının haklı olup olmadığı konusundan kaynaklanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 ve 85.maddeleri incelendiğinde, işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortasının ise; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMMS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır.
... 39.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda.
22/10/2021 tarih ve 2021/612-186 E/K sayılı kararı ile; suç tarihi olan 31/08/2020 tarihinde meydana gelen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eylemi dolayısıyla sanık... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-a-b-e, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddeleri gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 15/02/2022 tarihinde kesinleştiği, söz konusu ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından, ...
39. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen 26.03.2023 tarihli raporda, meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı ... sigorta şirketine sigortalı 06 T 2476 plakalı araç sürücüsü davalı...’ın asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nın kusursuz olduğu tespit edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre ceza dosyasında alınan kusur raporu mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
Hacettepe Üniversitesi ATK'dan alınan 04/07/2024 tarihli raporda; davacı ...'nun 31.08.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engel oranının %40 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 ay süresince başkasının yarımına ihtiyacı olduğu ve devamlı suretle başkasının bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair belge bulunmaması nedeniyle tazminat hesaplaması net asgari ücret üzerinden yapılmıştır.
Aktüer Bilirkişi Suat Üfelek tarafından sunulan 12/10/2024 tarihli ek rapora göre; davacı lehine, 2.329,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.977.815,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.829,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 2.980.145,13 TL maddi tazminat hesaplandığı, 31.08.2020 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 410.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili 13/11/2024 ve 25/12/2024 tarihli celselerdeki imzalı beyanı ile; tedavi giderine ilişkin talepleri yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekili 19/11/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin taleplerini arttırmış buna göre; bakıcı gideri yönünden davalı sigorta şirketi yönünden 410.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 8.829,00 TL bakımından, ayrıca davalı sigorta şirketi yönünden 410.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 2.329,00 TL geçici iş göremezlik ve 2.977.815,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.980.145,13 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 31/08/2020 günü, davalı sürücü... sevk ve idaresinde olup diğer davalı ...
Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan 06 T 2476 plaka sayılı araç ile davacının sürücüsü bulunduğu 06 BYG 9797 plaka sayılı motosiklet arasında trafik kazasının meydana geldiği belirtilerek, söz konusu kaza nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve ayrıca 600.000,00 TL manevi tazminatın da davalı...'dan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, daha sonra tedavi giderine ilişkin davadan feragat edildiği,
kesinleşen ceza mahkemesi dosyasında İstanbul ATK'dan alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davacının kusursuz, davalı sürücü...'ın ise %100 oranında kusurlu olduğu, diğer yandan Hacettepe Üniversitesi ATK'dan alınan 04/07/2024 tarihli raporda; davacı ...'nun 31.08.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engel oranının %40 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 3 ay süresince başkasının yarımına ihtiyacı olduğu ve devamlı suretle başkasının bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacının kaza tarihi itibari ile gelir durumunun asgari ücret seviyesinde olduğu,
bu verilere göre aktüer bilirkişi Suat Üfelek tarafından düzenlenen 12/10/2024 tarihli ek rapora göre, davacının dava konusu kaza nedeniyle davalılardan 2.329,26 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.977.815,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.829,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 2.988.974,13 TL maddi tazminat talep hakkının bulunduğunun belirlendiği,
Yargıtay kararları ile kaza tarihi itibarıyla geçerli olan Genel Şart hükümleri uyarınca sürekli iş göremezlik zararının bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edibileceğinin kabul edildiği, davalı tarafça düzenlenen ZMMS poliçesinde tedavi giderleri klozunun 410.000,00 TL, bedeni zararlar klozunun da 410.000,00 TL limitle sınırlı olduğu,
maddi tazminat yönünden 2918 sayılı KTK'nın yukarıda belirtilen 91 ve 85. Maddesi hükümleri ile ZMMS poliçesi ve sigorta genel şartlarına göre, araç sürücüsü davalı... ile davalı sigorta şirketinin (poliçe limiti ile sınırlı olarak) müştereken müteselsilen sorumlu oldukları hususları dikkate alınarak, maddi tazminat talepleri bakımından; davacının dava dilekçesi, talep arttırım dilekçesi ve 25/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanlarına göre;
davanın tedavi giderleri bakımından feragat nedeniyle reddine, bakıcı gideri bakımından 8.829,00 TL bakımından kabulüne, 2.329,26 TL geçici iş göremezlik ve 2.977.815,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olarak belirlenen 388.915,96 TL ile sınırlı olarak) davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diğer yandan, davacı tarafın manevi tazminat talebine gelince. 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370).
Tüm bu veriler ile tarafların sosyo-ekonomik durumları, olayın oluş şekli, maluliyet durumu, kusur oranı, duyulan acı ve elem, tedavi süreci ve tüm delillere göre; toplam 200.000,00-TL manevi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/683, K. 2024/747, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama