KÜNYE
T.C. Ankara Katip .....
- Mercii
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/326 Esas - 2024/872
- Esas no
- 2023/326
- Karar no
- 2024/872
- Hakim
- .....
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
2.191 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
Av. ..... DAVALI : ..... İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-..... 2-..... 3-..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 08/05/2023
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
K.YAZIM TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müflis şirket ... Şirketi'nin iflasının ilanı üzerine bakanlıkları 19.06.2019 tarihli ... nolu başvuru ve 19.03.2019 tarih ... nolu başvurularıyla atacak masasına kayıt talebinde bulunulmuş olup iflas masasınca taleplerinin reddedildiğini, anılan kararın hukuka ayrı olup taleplerinin kabulü gerektiğini, Bakanlıkları tarafından yapılan Hizmet Alımı ihalesi sonucunda ...
Şirketi ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında. Bakanlıkları ilgili birimlerince temizlik, çamaşır yıkama ve kalorifer yakma vs. hizmeti alımı personeli olarak çalışmakta olan dava dışı personellere kıdem tazminatı ödemeleri yapıldığını, söz konusu kıdem tazminatlarına ilişkin olarak yapılan ödemelerin; ilgili personellerin temizlik, çamaşır yıkama ve kalorifer yakma vs. hizmeti alımı sözleşmesi kapsamında yüklenici ...
Şirketi'nde işe başlayan ve işe başlama tarihleri ekteki belgelerde görülen dava dışı işçi personellere ödenen kıdem tazminatlarının ... Şirketi'nden rücuen tahsili idareleri adına herhangi bir hak kaybı olmaması adına gerektiğini, temizlik, çamaşır yıkama ve kalorifer yakma vs. hizmeti alımı sözleşmesi gereği yüklenici ... Şirketi sözleşme ve eki dokümanda belirtilen koşullarda işi yerine getirmeyi yükümlendiğini, buna göre ...
Şirketi çalıştırdığı işçilere ait tüm ücret ve benzeri yasal ödemeleri yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, dilekçe ekinde sunulan ve ... Şirketi ile imzalanan Temizlik, çamaşır yıkama ve kalorifer yakma vs.
Hizmeti Alımı Sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, işbu Sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmetleri Teknik Şartnamesinin “Diğer Hususlar” başlığı aitında bulunan ilgili maddede yer alan ”- Yüklenici, 4857 sayılı iş kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkartılmış bütün mevzuata uymak ve gereklerini yerine getirmek zorunda olup, bu konudaki yükümlülükler tamamen yükleniciye aittir...” düzenlemesi uyarınca İş Kanunu ile ilgili yükümlülükler tamamen yükleniciye ait olduğunu, buna göre ...
Şirketi çalıştırdığı işçilere ait tüm ücret ve benzeri yasal ödemeleri yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, idaleri ise sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş ve gerekli her türlü ödemeyi ... Şirketine yaptığını, ilgili Teknik Şartname hükümleri ite Hizmet Alımı Genel Şartnamesinin ilgili hükümleri uyarınca, İş Kanunu kapsamında İdaremiz tarafından yapılan ödemenin ...
Şirketi tahsili gerektiğini, açıklanan ve resen görülecek nedenlerle, dava dışı işçilere ödenen miktarların rücuya esas kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... Şirketi'nden tahsili talebimizin iflas masası tarafından sıra cetveline kabulüne karar verilmesini, izah edilen sebeplerle taleplerinin kabulü ile. Belirtilen alacak kalemlerinin iflas masasınca kabulü ve sıra cetvelinin buna göre düzenlenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki dava konusu alacak talebinin sıra cetveline kayıt ve kabulü haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu alacak kayıt kabul davasına konu edilemeyecek olduğundan huzurdaki davanın reddi cihetine gidilmesi gerekmekteyse de mahkemenin aksi kanaatte olması halinde İ.İ.K.'nın 235.
Maddesi gereği davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususu incelenmesi gerektiğini, nitekim İ.İ.K.'nın 235.
Maddesi: "...Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar..." düzenlemesini içerdiğini, bu haliyle kayıt kabul davasının incelenebilmesi için davanın 15 günlük hak düşürücü süre içeresinde açılmış olması gerektiğini, bu süre hesaplanırken, davacı taraf iflas masasına alacak başvurusunda bulunurken tebliğ için masraf bırakmış ise tebliğden itibaren, tebliğ masrafı bırakılmamış ise sıra cetvelinin gazetede ilanından itibaren hesaplanması gerektiğini,
davanın süresinde açılıp açılmadığı mahkemenin resen dikkate alması gereken bir husus olduğunu, bu sebeple eğer dava süresinde açılmamış ise davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının alacak başvurusuna yönelik ... kararları farklı davaların konusunu oluşturmakta iken iki farklı ... kararının huzurdaki davaya konu edilmesi hatalı olup harçlandırma yönünden de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacı yan ..... verilen 30.11.2022 tarih ve ... numaralı karar ile 30.11.2022 tarih ve ... numaralı karara karşı huzurdaki davayı ikame ettiğini,
anılan kararların birbirinden farklı talepler içermesi ve rücuen alacak talebine konu olan dava dışı işçilere yapılan ödemelerin birbirlerinden farklı olması nedeniyle işbu ... kararlarının farklı davalara konu edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın hangi karar yönünden ikame edildiğinin davacıya sorulması gerektiğini, zira davacı yan huzurdaki davayı ikame ederken tek bir harç ödemiş olduğundan dava konusu kararlardan yalnızca biri için huzurdaki davanın ikame edildiğinin peşinen kabulünün gerektiğini,
bu halde dava konusu kararlar yönünden hangisi için dava ikame edildiğinin sorulması akabinde ise diğer karar için süresinde kayıt kabul davası ikame edilmediğinden davanın reddi cihetine gidilmesi gerektiğini, davacının taleplerine ilişkin zaman aşımı itirazımız bulunduğunu, davacı kurumun alacak kaydı başvurusu hakkında ... verilen karara yasaya uygun olduğunu, davacının müvekkiline yaptığı ödemeleri ihtiva eden hak ediş belgeleri dosya kapsamına kazandırılmasını, davacı kurum;
müvekkili müflise ödediği hak ediş ücretlerinin tamamını hangi alacak kalemine istinaden ödediğini açıklayan yazılı belge sunma yükümlülüğü altında olmasına rağmen, tek taraflı olarak hazırlanan ve içeriğine müdahale etme imkanının bulunmadığı ihale sözleşmeleri dışında, söz konusu ödemelere ait hiçbir yazılı delil ibraz etmeden dava dışı işçiye yapılan ödemenin sıra cetveline kayıt ve kabulünün talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, huzurdaki yargılamaya ilişkin olarak bilirkişi raporu tanzim edilmesine karar verilmesi halinde raporun iflas hukuku alanında uzman bir bilirkişi tarafından tanzim edilmesi gerektiğini,
huzurdaki uyuşmazlıkta İcra ve İflas Kanunun konuya ilişkin düzenlemeleri ışığında değerlendirme yapılması gerektiğini, bu değerlendirmenin de, davacının kayıt kabul talebinde bulunması akabinde borca karşılık kendisine yapılan ödemenin de düşülerek, İflas Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle yapılması zorunluluk arz etiğini, bilirkişi görevlendirmesi yapılırken bu hususun mahkemece nazara alınmasını, açıklanan gerekçeler ve yargılama esnasında re'sen göz önünde bulundurulacak gerekçeler ışığında;
usule ve esasa ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlık; Hizmet alım sözleşmesine göre dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının tahsili bakımından .......sayılı dosyasına alacağın reddine ilişkin kararı verildiği ileri sürülerek kayıt kabul davasına ilişkin olduğu, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi olup olmadığı, dava dışı işçilerin hangi şirketin işçisi olduğu, davacı yan ... verilen 30.11.2022 tarih ve ... numaralı karar ile 30.11.2022 tarih ve ... numaralı karara anılan kararların birbirinden farklı talepler içerip içermediği, rücuen alacak talebine konu olan dava dışı işçilere yapılan ödemelerin birbirlerinden farklı olup olmadığı, dava dışı işçiler hakkında hükmolunan alacaklarda tarafların sorumluluğu, varsa alacağın miktarı ve işlemiş faizin niteliği ve tutarı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 16.07.2024 tarihli raporda: Mahkemece hak kazanıldığı karar verilmesi durumunda talep edilebilecek net miktarlar ve işlemiş faizlerin hesaplanmış olup Tablo halinde sunulduğu bildirilmiştir.
¸
Bilirkişiden alınan 06.11.2024 tarihli ek raporda: 19.06.2019 tarihli ... nolu başvuruya konu : Davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden 6.928,73 TL sinin davalıların sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığını, 19.03.2019 tarih ... nolu başvuruya konu : dava dışı işçilerle ilgili alacak miktarları ve faiz hesaplamaları 16.07.2024Tarihli Kök Bilirkişi raporlarında yer aldığı şekilde olduğunu, davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden 59.634,19 TL sinin davalıların sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İflas Tarihi İtibariyle Talep Edilecek Rücu Alacak Miktarları ve İşlemiş Faizleri Tabloda Gösterilmiştir.
¸
Kayıt kabul davaları “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir.
.....'nun 20/12/2022 tarih ve ..... sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve ..... sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (.....).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anı an hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir.
Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (.....). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister.
Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (.....).
.....sayılı dosyasında; müflis şirket aleyhine 28/12/2016 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 01/06/2021 tarihi itibari ile kesinleştiği, davacı alacaklının 19.06.2019 tarihli ... nolu başvuru ve 19.03.2019 tarih ... nolu başvurularıyla rücuen alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin ... talebin 30/11/2022 tarihli kararla reddedildiği, red kararlarının davacının verdiği masrafla tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 08/05/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludur (.....sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (..... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (..... sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçilerin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip..... · ¸[e-imzalıdır] Hakim ..... · ¸[e-imzalıdır]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/326, K. 2024/872, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama