KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/117 Esas - 2024/647
- Esas no
- 2024/117 Esas
- Karar no
- 2024/647
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 20/02/2024
- Gerekçeli karar tarihi
- 13/09/2024
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin üstlendiğini, davalı şirket bünyesinde çalışan işçilerden ...'nın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı.... karar sayılı ilamı uyarınca yargılama gideri olarak 662,96 TL, ilama dayanılarak başlatılan .... esas sayılı dosyası ile 3.821,42 TL ödeme yapıldığı, ...'ın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı .... karar sayılı ilamı uyarınca yargılama gideri olarak 662,96 TL, ilama dayanılarak başlatılan .... esas sayılı dosyası ile 3.745,16 TL ödeme yapıldığı,
...'nın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı .... sayılı ilamı uyarınca yargılama gideri olarak 662,96 TL, ilama dayanılarak başlatılan .... esas sayılı dosyası ile 3.745,16 TL ödeme yapıldığı, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketin çalıştırdığı döneme ilişkin işçi alacaklarından sorumlu olduğu iddiası ile 13.300,62 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, Şiran Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, müvekkilinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile alacaktan ancak davacı ile birlikte eşit olarak sorumlu tutulabileceğini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak,.... esas, .... esas, .... esas, .... esas, .... esas, .... esas sayılı dosyaları dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 05/08/2024 tarihli raporda; dava dışı işçilerin davalı nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak dava dışı işçi ... yönünden yapılan 4.484,38 TL, ... yönünden yapılan 4.408,12 TL, ... yönünden yapılan 4.408,12 TL'den davalının sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı belirtilmiştir. Rapor oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı ile yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanlarına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (.... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden bilirkişinin yarı oranında hesabına itibar edilmemiştir (.... karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ödeme tarihi itibari ile (.... sayılı, .... sayılı ilamı) davalıdan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/117, K. 2024/647, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama