İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/337 K.2024/10

Av. ... : 2- ... Av. ...

Esas2022/337Karar2024/10Tarih16 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.450 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
16 Ocak 2024
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/337 Esas - 2024/10
Esas no
2022/337
Karar no
2024/10
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalılar
1-...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.450 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

Av. ... : 2- ... Av. ...

DAVA

Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/08/2022

KARAR TARİHİ : 16/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

BİRLEŞTİRİLEN .... SAYILI DOSYASI

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI :...

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

DAVA TARİHİ :21/11/2022

KARAR TARİHİ :22/11/2022

YAZILDIĞI TARİH :22/11/2022

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA TALEP

Davacı vekili 20/08/2023 harç tarihli asıl dava dilekçesi ve 21/11/2022 tarihli birleşen dava dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin “...” kelime ve işaretinin, 2007 yılından beri davacı tarafından tescilsiz ve aktif olarak kullanıldığını, yakın zamanda da davacı tarafından ... başvuru numarasıyla, 45. sınıf mal ve hizmetler için tescil başvurusu yapıldığını;

davalı, müvekkilinin kullanmakta olduğu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... san. ve dış. tic ltd. şti" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun, .... 'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını, itiraz konusu marka başvurusu ile davacı tarafından uzun yıllardır kullanılan kelime ve şeklin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu,

davacının başvuru tarihinden önce tescilsiz, aktif ve ticari etki doğuracak şekilde kullandığı kelime ve işaret üzerinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca, hak sahibi olduğunu, bununla birlikte itiraz konusu marka başvurusunun sahibi olan şirketin ticari unvanının “... San. ve Dış Tic.

Ltd Şti.” olduğunu, Ticari unvanında hukuki hizmetleri ya da 45. sınıf mal ve hizmetleri çağrıştıracak herhangi bir ibare bulunmayan bu şirketin, başvurulan markayı 45. sınıf mal ve hizmetler bakımından kullanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kullanılmayacak markanın tescil ettirilerek koruma altına almasının kötü niyet göstergesi olduğunu ileri sürerek, ... ...'in ... sayılı kararın iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Davacı dilekçesinde, eskiye dayalı kullanımına gerekçe olarak kesinleşmemiş ve .... Dairesi kararı ile kaldırılmış olan ....

Mahkemesinin kararını göstermekteyse de; kesinleşmemiş bu mahkeme kararının eskiye dayalı kullanımı ispat edemeyeceğini, kaldı ki davalı şirketin tescilsiz kullanımının daha eski olduğunu, her ne kadar davacı dilekçesinde kartvizit, basılı dosya vs.yi eskiye dayalı kullanım belgesi olarak göstermiş ise de bu kullanımların markasal bir kullanım doğurmayacağını, zira davacının avukat olması nedeniyle reklam yasağına tabi olduğunu, avukatlık hizmetinin bir ticari hizmet olmadığı gibi avukatlar da ticaretle uğraşamayacağından ticari bir marka kullandıklarını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak,

davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/3, 6/9 dayalı taraf markalarının benzediği iddiası ile temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi tescilsiz kullanılan "..." markası arasında SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği ...'in ... sayılı ... kararın iptalinin, ... sayılı dava konusu başvuru markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... karar tarihinin 05/07/2022 olduğu, 20/08/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... san. ve dış. tic. ltd. şti." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/3 ve 6/9'uncu maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

6769 s. SMK'nın 6/3 bendi "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmünü amirdir.

6769 sayılı SMK Md. 6/9 a göre ''Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Sunulan bilgi ve belgeler kapsamında yapılan incelemede, eskiye dayalı kullanım iddiasının, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Bununla birlikte, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",

Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.

Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.

Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.

Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru markası "... ...

.... SAN. VE DIŞ. TİC LTD. ŞTİ"

(...) 07, 09, 12, 37, 39, 40, 42, 45,

Davacının tescilsiz markası "..."

Bilirkişi heyetinden alınan 08/05/2023 havale tarihli raporda özetle;

"...1) Dosya kapsamında mevcut belgelerin, marka kullanımının ticari etki yaratacak şekilde yoğun bir kullanım olduğunu ispat etmeye elverişli olmadığı, markanın ilgili sektörde kesintisiz ve yoğun kullanımının ortaya konulmadığı, sunulan delillerin sayı, kapsam ve içerik olarak davacının ... ibaresi üzerinde davacının önceye dayalı hak sahipliği elde ettiğini ispat edemediği anlaşıldığından, ... sayılı ... kararının iptali ve 6769 sayılı SMK Madde 6/3 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

2) Dosya içeriğinde davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut bilgiye rastlanmamış, mevcut bilgiler ışığında bu yönde kanaat oluşmamakla birlikte takdirin Sayın Mahkemede olduğu..." ifade edilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:

- Kullanımın niteliği- Markanın temel işlevine uygun kullanım

- Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım

- Kullanımın yoğunluğu

İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.

Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir:

- İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü

- Satış miktarı

- İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı

- İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadı

- Hitap ettiği müşteri çevresi.

Eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği itirazları kapsamında ilk olarak değerlendirilmesi gereken davacının markasal kullanımı ile davalı yan markasının mal ve hizmet sınıflarının aynılığı ya da benzerliği olmalıdır. İkinci değerledirilmesi gereken husus ise marka arasındaki işaretlerin benzerliği olmalıdır.

A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme

Dava konusu "... ... nakliyat gıda tekstil san. ve dış. tic ltd. şti" ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu 07, 09, 12, 37, 39, 40, 42, 45'inci sınıflardaki bir takım emtialarda tescilli olup, dava kapsamında ileri sürülen sınıf 45. sınıf olduğundan yalnızca belirtilen sınıftaki emtialar aşağıda gösterilmiştir ve şu şekildedir:

45. Sınıf: Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri. Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri. İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza dayanak davacı markasının ise "..." ibareli tescilsiz kullanımlı markasından meydana geldiği, davacı yanın sunmuş olduğu deliller incelendiğinde "..." ibareli markasını hukuk ve danışmanlık hizmetlerinde kullanmakta olduğu anlaşılmıştır.

Davacının fiili marka kullanımı kapsamında olan hizmetler ile davalıya ait marka başvurusu kapsamında 45. sınıfta yer alan “Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil).” hizmetlerinin aynı/aynı tür olduğu değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme

İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Görsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; Taraf markalarında, ortak olarak ... kelimesi bulunmaktadır. Davacının fiili kullanımı büyük harf ve puntolarla ... ibaresi bu ibarenin altında daha küçük puntolarla ... ibareleri ve bunların sol tarafında dalga şeklinde çizgilerden oluşan bir şekil unsuru bulunmaktadır.

Davalı marka başvurusunda ise kırmızı renk hakim olup büyük harflerle ... ... ibaresi üstte altta ise firmanın ticari unvanı yer almaktadır. Tüm bu ibarelerin üstünde ise kırmızı renkte dalga şeklinde iki adet çizgiden oluşan bir şekil unsuru yer almaktadır.

Taraf markaları karşılaştırıldığında; ortak kelime ve şekil unsurları nedeniyle görsel olarak benzer olduğu değerlendirilmiştir.

İşitsel benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; Taraf markalarının ortak olarak ... ibaresini içermesi nedeniyle markaların işitsel olarak düşük düzeyde benzerlik taşıdığı değerlendirilmektedir.

Anlamsal benzerlik alanında değerlendirme yapıldığında; taraf markalarında ortak olarak yer alan ... kelimesi dilimizde “her türlü tartışmanın dışında, üstünde sayılan, ana düşünce ve inanış, baş kural” anlamına gelmektedir. Davalı marka ... ibaresinin yanında ... kelimesi yer alırken davacı markasında ... ibaresinin yanında ... kelimeleri yer almaktadır. Taraf markalarında ortak olarak yer alan ... ibaresi nedeniyle markaların kavramsal olarak benzerlik taşıdığı değerlendirilmektedir.

Dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markasal kullanımı arasında genel değerlendirme yapıldığında ise sadece bazı harflerin veya kelimelerin ortak olması, markaların genel izlenim açısından benzer olduklarını söylemek için yeterli değildir; markaların hangi mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılacağı, hangi tüketiciye yönelik olduğu, marka ibarelerinin özgün niteliği ve ayırt ediciliği gibi birçok etken genel izlenim üzerinde etkilidir.

Yapılan değerlendirmeler uyarınca; taraf markalarının esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu, her iki markada da dalga şeklini andıran çizgilerden oluşan şekil unsurunun bulunduğu, bu şekiller aynı olmamakla birlikte figüratif olarak benzerlik taşıdığı, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenimin düşük düzeyde benzer olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacı tarafından dosya kapsamında sunulmuş olan deliller incelendiğinde her delil uyarınca aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

-İcra müdürlüğü dosyası kapak görüntüsü: Söz konusu belge 2016 yılına ilişkin olup; belge üzerinde .... numarası yer almaktadır. Belgenin alt kısmında ... markasının bulunduğu görülmektedir.

-07438 yevmiye numaralı ihtarname sureti: .... Noterliği onaylı Söz konusu belge 14.04.2010 tarihli olup; sol üst tarafta ... ibaresi büyük harflerle yer almaktadır.

-Kartvizit, antet örneklerini içeren belge :Söz konusu belge tarihsiz olup; belge üzerinde ... markasını taşıyan davacıya ait kartvizit ve antet örnekleri yer almaktadır.

-36915 yevmiye numaralı ihtarname sureti: .... Noterliği onaylı Söz konusu belge 04.11.2021 tarihli olup; sol üst tarafta ... ibaresi büyük harflerle yer almaktadır.

-Dava dosya kapak görüntüleri: Söz konusu belgeler tarihsiz ve boş olup, belgenin sol üst kısmında ... ibaresinin bulunduğu görülmüştür.

Yukarıda belirtilen deliller dikkate alındığında; sunulan belgelerin, marka kullanımının ticari etki yaratacak şekilde yoğun bir kullanım olduğunu ispat etmeye elverişli olmadığı, belgelerin bir kısmının tarihsiz olduğu, diğer belgelerin de 2010, 2016, 2021 yıllarına ilişkin birer adet belge şeklinde oldukları, markanın ilgili sektörde kesintisiz ve yoğun kullanımının ortaya konulmadığı, sunulan delillerin sayı, kapsam ve içerik olarak davacının ... ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahipliği elde ettiğini ispat edemediği anlaşıldığından 6769 sayılı SMK Madde 6/3 kapsamında ... kararının iptal şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

2.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME

Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.

3.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/3, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Asıl ve Birleşen Davanın REDDİNE,

2-Asıl ve birleşen davada alınması gereken 855,20 TL harçtan peşin alınan 161,40 TL harcın düşümü ile 693,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Asıl ve birleşen davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/337, K. 2024/10, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 20/08/2022
  5. Karar Tarihi : 16/01/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 16/02/2024
  8. Birleştirilen .... Sayılı Dosyası
  9. Dava
  10. Dava Tarihi :21/11/2022
  11. Karar Tarihi :22/11/2022
  12. Yazıldığı Tarih :22/11/2022
  13. Asıl Ve Birleşen Davada Talep
  14. Cevap
  15. Muhakeme
  16. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  17. Karar
  18. .... San. Ve Dış. Tic Ltd. Şti"
  19. Smk 6/3 Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme
  20. A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/337
Karar No
2024/10
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/337 K.2024/22
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/338 K.2024/66
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/339 K.2024/49
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/339 K.2024/9
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/339 K.2024/43
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/340 K.2024/16

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.