İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/85 K.2024/135

Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- .. VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/85Karar2024/135Tarih27 Mart 2024Okuma16 dk · 3.218 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
27 Mart 2024
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/85 Esas - 2024/135
Esas no
2023/85 Esas
Karar no
2024/135
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.218 kelime·16 dk okuma·11 bölüm

Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- .. VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali)

DAVA TARİHİ : 16/02/2023

KARAR TARİHİ : 27/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2024

TALEP

Davacı vekili 16/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "... evde bakım merkezi+şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun ....'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını;

davacının 2005 yılından bu yana, bakıma ihtiyacı olan kişilere yaşadıkları ortamda sağlık ekipleri tarafından rehabilitasyon, fizyoterapi ve psikolojik tedavi de dahil olmak üzere çeşitli hizmetler veren, ... tarafından verilen evde bakım hizmetleri ruhsatı bulunan, faaliyet gösterdiği sektörde tanınmış bir firma olduğunu, “...” kelime öbeğinin davacının aynı zamanda tescilli markası, ticaret unvanı olduğunu ve "...." uzantılı alan adının da ayırıcı unsuru olduğunu, “...” tanıtma vasıtasını ilgili sektörde ilk defa kullanan ve tanıtanın davacı taraf olduğunu ve bu markanın gerçek hak sahibi de olduğunu,

davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... ...’in ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı marka başvurusunun reddine, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerinden farklı olduklarını, ayrıca da dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 35 ve 45. Sınıflardaki hizmetler yönünden davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının tescilli olmadığını, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta markalar arasında emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, bu yüzden de karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda davacının SMK m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu da ispat edemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Dava dilekçesi davalı firmaya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı firma yasal süresi içerisinde davanın esasına cevap vermemiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/4 maddesine göre ...

Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... kararının davacıya 17/01/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 17/02/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında;

"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... " ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ıncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

....

“Somut olayın değerlendirilmesinde, işbu ... numaralı "..." ibareli başvuru ile ... sayılı "... evde bakım merkezi şekil" ibareli itiraza mesnet markanın benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verilmiş ve başvuru hakkındaki itiraz ret kararı yerinde görülmüştür. İtiraz sahibinin eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları ve kötü niyet gerekçeli itirazları ise, itiraz ekinde başvuru kapsamındaki hizmetler için söz konusu iddiaların ispatlanamamış olması nedeniyle haklı bulunmamıştır.

Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.

Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir."

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)

Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)

"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."

Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için mal/hizmet ayniyeti/benzerliğinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve Yargıtay kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve ..... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.

SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

Madde kapsamında SMK 6/6 maddesi anlamında bahsedebilmek için ; Bu halde ticaret unvanına dayalı olarak bir markanın tesciline itiraz ediliyor ise tescilli ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile tescil edilmek istenen markanın kapsayacağı mal ve/veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun önceki sınai hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenecektir. (....)

Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.

Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.

Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "..." (...) 35 / 45. Sınıflar.

Davacı Markası "... " (....) 44. Sınıf.

Bilirkişi heyetinden alınan 06/06/2023 havale tarihli raporda özetle;

"Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetler yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,

davacının “gerçek hak sahipliği”, “tanınmışlık” ve “ticaret unvanına/alan adına dayalı hak” iddialarının davalı tarafın markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının “kötü niyet” iddiasının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, dava konusu edilen 16.01.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, bu değerlendirmeler ile uyumlu olduğu, davacının hükümsüzlük talebinin, bu değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme

Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 35 ve 45'inci sınıflardaki:

"35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.

Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.

İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.

45: Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri. Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri. İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza dayanak davacı markasının ise ... sayılı ve "... evde bakım merkezi şekil" esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 44. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markası, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen hizmetler yönünden tescilli değildir.

Taraf markasının kapsamına giren/alınmak istenilen bu farklı sınıflardaki hizmetlerin, yukarıda yer verilen kriterler doğrultusunda, benzer/türdeş/ilintili emtialar olduğu da söylenememektedir; zira bunlar, benzer alıcı çevresine hitap etmezler, benzer ihtiyaçları gidermezler, son kullanıcıları ve hedeflenen alıcı profilleri farklıdır, sunum/hizmet kanalları farklıdır, birbirlerini birbirleri yerine ikame imkanları ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri yoktur ve benzer markaları bu farklı hizmetlerde kullanılırken gören alıcıların markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurması mümkün değildir.

Dolayısıyla; dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hiçbiri açısından somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Davalının markasının kapsamına giren 35 ve 45. Sınıflardaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olayımıza bakıldığında; bunların alıcının gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan hizmetler olmadığı, hatta büyük bir kısmının tüketiciler/alıcılar tarafından profesyonel işleri kapsamında satın alındığı fiili gerçekleri gözetildiğinde, alıcıların bu hizmetleri satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Davacının markası, renk, şekil ve kelime unsurlarını bir arada ihtiva eden karma bir markadır; işaretin üst kısmında bir ev figürü içerisine yerleştirilmiş, üzerinde kalp işareti olan basit bir insan figürü konuşlandırılmış, altına da büyük puntolarla “...” kelime öbeği ve en alta da küçük puntolarla “evde bakım merkezi” tamlaması yazılmıştır.

Öncelikle; işaretin en alt kısmında yer alan “evde bakım merkezi” kelime öbeğinin, yerleşik bir anlamı olan bir isim tamlaması olması nedeniyle, işarete markasal hüviyette bir ayırt edicilik katmadığı değerlendirilmiştir.

İşarette kullanılmış olan şekil unsurunun, basit bir kompozisyon olmaması sebebiyle işaretin genel görünümü içerisinde geri planda kaldığının söylenememesine rağmen, marka hukukunda yerleşik olan “sözün görünümden yüksek sesle konuştuğu” genel kaidesi de göz önüne alındığında, “...” kelime öbeğinin işarette en azından esaslı unsurlardan biri olduğu değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden böyle karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir.

Dava konusu edilen marka ise şekil unsurundan yoksun bir kelime markasıdır. İşarette “...” ibaresi, pembe renkli karakterize edilmiş küçük harflerle birleşik olarak yazılmıştır. Her ne kadar bu kelimeyi oluşturan “aileden” ibaresinde kullanılmış olan karakterize harfler “biri” ibaresindekilerden daha kalın ise de, her iki ibarenin aynı karakterize harflerle ve birleşik yazılmış olması nedeniyle aynı baskınlıkta algılandığı ve bir bütün olarak markanın esas unsuru olduğu değerlendirilmiştir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında; işaretlerde esas/tek unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin, aynı kelimeleri ihtiva ediyor olması nedeniyle, karşılaştırılan markaların arasında, esas unsurları itibariyle bir benzerlik olduğu değerlendirilmiş olmakla; yukarıda ifade edildiği gibi davacının markasının tescilli olduğu mal/hizmetler ile davalının markasının kapsamına giren mal/hizmetlerin benzer/türdeş/ilintili hizmetler olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca da bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin dikkat/özen/seçicilik seviyelerinin düşük olmadığı,

bu sebeplerle de söz konusu hizmetlerde “...”li işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar tarafından kullanılması halinde alıcıların bu markalar altında sunulan hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma/yanılma ihtimalinin bulunmadığı, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünmeyecekleri ve markalar arasında iltibas oluşmayacağı değerlendirilmiştir

2. 6769 SAYILI SMK 6/3 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

SMK m.6/3 gereği öncelik hakkına konu edilebilecek kullanım, tescilsiz bir marka aracılığıyla olabileceği gibi tescilsiz ticaret unvanı, tescilsiz işletme adı gibi ticaret sırasında kullanılan başka bir işaret vasıtasıyla da gerçekleştirilebilir. SMK m. 6/3 ve SMK m. 6/6 hükümleri önceki ticaret unvanı ve işletme adını veya tescilsiz olup önceden ticaret hayatında fiilen ayırt edici bir işaret olarak kullanılan markayı sonraki marka başvurularına/tescillerine karşı korumaktadır. Bu doğrultuda marka tescil başvurusunda bir başkasına ait işletme adı/ ticaret unvanı/tescilsiz marka bulunuyorsa bu marka tescilinde bir nispi ret nedeni ve SMK m. 25 atfı doğrultusunda tescil edilmiş bir marka için hükümsüzlük gerekçesi teşkil edebilir.

SMK m.6/3 gereği, tescilsiz bir markanın, işaretin, ticaret unvanının eskiye dayalı kullanımı yoluyla bu marka, işaret, unvan üzerinde hak sahibi olan kimsenin bu markayı tescil ettirenin, tescil başvurusunu engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğü için talepte bulunma yetkisi mevcuttur. Somut dava kapsamında, tescilsiz bir marka hakkına ya da tescilsiz ticaret unvanı, tescilsiz işletme adı gibi bir hususa dayanılmadığından, SMK 6/3 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle; zaten dava konusu marka ile mesnet marka SMK 6/1 anlamında benzer bulunmadığından, SMK 6/3 anlamında ek koruma sağlanamayacağı anlaşılmıştır.

3. 6769 SAYILI SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markası açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.

4. 6769 SAYILI SMK 6/6 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Somut davada, davacının SMK m. 6/6 hükmü kapsamında dayandığı ticaret unvanın ayrıcı unsuruna ve alan adına dayanabilmesi için, herşeyden önce, ticaret unvanında geçen ve alan adı altında gerçekleşen markasal kullanımlarında “...” kelime öbeğini dava konusu edilen markanın kapsamına giren 35 ve 45. Sınıflardaki hizmetlerde kullanıyor olduğunu ispat edebilmesi gerekir. Ancak, davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden davacının faaliyet alanının evde bakım hizmetleri olduğu netlikle görülebildiğinden, davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun ve alan adının himayesinin, sadece ticari faaliyet gösterdiği hizmetler açısından yapılması gerektiğinden, SMK 6/6 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

5. 6769 SAYILI SMK 6/9 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Eldeki davada, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

6. HÜKÜMSÜZÜLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup; yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına kanaat getirilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, davacı ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/04/2024

Katip .... · e-imzalı Hakim .... · e-imzalı

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/85, K. 2024/135, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 16/02/2023
  5. Karar Tarihi : 27/03/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 27/04/2024
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Muhakeme
  11. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  12. Karar
  13. A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/85
Karar No
2024/135
Tarih
27 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/85 K.2024/491
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/184
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/204
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/188
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/257
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/231

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.