İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/139 K.2023/572

Av. ... -... DAVALI : 1- ... ...

Esas2023/139Karar2023/572Tarih29 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.981 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
29 Aralık 2023
Esas no
2023/139 Esas
Karar no
2023/572
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - ... ...
Vekilleri
Av. ... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.981 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Av. ... -... DAVALI : 1- ... ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVALI

2- ... -... ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ : 23/03/2023

KARAR TARİHİ : 29/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 23/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak ... ...’nın ... sayılı kararı ile hukuka aykırı olarak reddedildiğini, müvekkili ...’ın ...’de dondurmacılık yaptığını, müvekkilinin “...” markasını kullanmaya başladığı tarihin 04.02.2021 tarihi olduğunu, bu durumun vergi levhasından teyit edilebileceğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait ticaret unvanı olduğunu, başvurunun SMK 6/6 maddesi uyarınca reddi gerektiğini, “...” ibaresini ticaret alanında dondurmacıların faaliyeti bakımından kullanma hakkının müvekkiline ait olduğunu,

dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ticaret unvanı aleyhine haksız rekabet oluşturacağını, müvekkilinin işe başlama tarihi 04.02.2021 iken davalı ... başvurusunun 08.03.2021 tarihli olduğunu, 25.01.2021 tarihinde sipariş verilen malların müvekkili adına düzenlenen e-faturasında müvekkilinin ticari unvanının “...” olarak geçtiğini, müvekkilinin marka üzerinde davalı şirketin marka başvurusu yaptığı tarihten önce hak elde ettiğini ve kullanmakta olduğunu, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren aktif bir şekilde markayı kullandığını,

yoğun kullanım neticesinde tanınmışlık elde ettiğini ve ayırt edici karakter dolayısıyla hak sahibi olduğunu, ciddi yatırımlar yaparak markasını geniş kitlelere tanıttığını ve ayırt edici tanınmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin ibareyi hem işletme adı hem de marka olarak kullandığını, davalı şirketin müvekkili markasının aynısını bilerek ve haklı olmayan nedenlerle, sırf rakibini engellemek maksadıyla tescil ettirmek istediğini, davalı şirketin davacı müvekkilinin ortağı iken söz konusu markadan haberdar olmama ihtimali bulunmadığını, davalı şirketin ayrıca "..." ibareli marka başvuruları da yaptığını,

davalı şirketin dondurmacılık faaliyeti bulunmadığını, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin itiraz formunda SMK m. 6/6’ya dayanıldığını açık bir şekilde yazmamasının o hükme dayanmadığını göstermediğini, davalı kuruma sunulan itiraz dilekçesi içeriği ve delillerden marka başvurusu ile müvekkilinin ticaret unvanının aynı olduğunun tespit edilebileceğini beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili 29/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacının ... karar iptali davası yönünden itiraz gerekçesi yapılmayan SMK 6/6 hükmüne dayanamayacağını, davacı tarafından itiraz aşamasında sadece SMK 6/3 ve 6/9 maddeleri kapsamında itiraz edildiğini, somut olayda SMK 6/6 maddesinin şartlarının da gerçekleşmediğini, davacının “...” ibaresi üzerinde marka hakkı sahibi olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların marka başvurusu tarihinden sonraya ait olduğunu, sicil belgesi ve vergi levhasının ise ihtilaflı ibarenin 30. Sınıftaki markasal kullanımına yeterli delil olarak kabul edilemeyeceğini ve SMK 6/3 maddesi şartlarını sağlamadığını,

davacı tarafın davalı ... başvurusundan çok kısa bir süre önce işyerini kiraladığını ifade ettiğini, 1 aylık sürenin SMK 6/3 maddesi anlamında kullanım şartını sağlamak için yeterli olmadığını, davacının söz konusu ibare üzerinde markasal kullanımı olmadığını, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını, kötü niyeti ispatlayacak yeterli delil sunulmadığını, ... kararının hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... LTD. ŞTİ. vekili 13/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına ... tescil numaralarıyla tescill " ...” ibareli markaların ihtara rağmen davacı tarafından kullanmaya devam edildiğini, davacının “...” ibaresiyle müvekkili markalarına alenen tecavüz ettiğini, müvekkili şirketin adına tescilli markalar ile ... ilçesi ve civarında dondurmacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili markalarının sektörde kabul gördüğünü, piyasada tanınmış ve yüksek itibara sahip olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu bakımından davacı yanın SMK m.6/3 hükmü uyarınca gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı şirketin SMK m.6/9 hükmü uyarınca kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde.

Davalı şirketin 08.03.2021 tarihinde"..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.07.2021 tarih ve 377 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 24.09.2021 tarihinde 6769 sayılı SMK’nın m.6/3 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 05.11.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 05.07.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu,

davalı şirketin 14.09.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 11.02.2023 tarihinde tescil edilmiştir.

SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)

Somut olayda yapılan değerlendirmede; dava konusu markanın başvuru tarihi 08.03.2021 olup, davacı şahıs, bu tarihten önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin tescilsiz olarak yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırdığını ispatlamalıdır.

Davacı, yayıma itiraz dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri sunmuştur:

• Davacı adına düzenlenmiş 20.05.2021 tarihli “fatura, gider pusulası, sevk irsaliyesi, p. satış fişi, kaşe” açıklamalı fatura,

• 25.01.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “pasta teşhir dolabı, dondurma reyonu, teşhir dolabı” açıklamalı fatura,

• 12.07.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “fırın” açıklamalı fatura,

• 06.07.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “kutu” açıklamalı fatura,

• 30.07.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “dondurma” açıklamalı fatura,

• 17.07.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “dondurma” açıklamalı fatura,

• 15.08.2021 tarihli fatura: Davacı adına düzenlenmiş “havlu, peçete, dondurma kaşığı,” açıklamalı fatura,

• 23.08.2021 tarihli Z Raporu,

• 21.07.2021 tarihli Z Raporu,

• Davacı tarafça düzenlenmiş 20.05.2021 tarihli gider pusulası,

• 26.06.2021 tarihli Z Raporu,

• Vergi Levhası: Ticaret unvanı “...” şeklinde olup, işe başlama tarihi 04.02.2021’dir. Faaliyet adı “dondurmacıların faaliyetleri” olarak belirtilmiştir.

• 05.02.2021 tarihli Vergi Yoklama Fişi: Tabela unvanının ... olduğu belirtilmiştir.

• Kira sözleşmesi: Sözleşmenin tarihi 04.02.2021 tarihidir.

• İşe başlama bildirimi: Unvanın ... olduğu belirtilmiştir.

• Broşür ve poşet görseli,

• ... adresli sosyal medya hesabında yayınlanan, “...” isimli işyerinin tarihsiz görüntüleri.

Davacı vekili, yukarıdaki belgeler haricinde dava dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri sunmuştur:

• ...’na yapılan 16.05.2022 tarihli “2021 yılı işgaliye ve ilan reklam” açıklamalı ödemenin dekontu,

• “...” isimli işyerinin fotoğrafları,

• “...” markasının yer aldığı poşet, bardak, kutu gibi ürünlerin fotoğrafları,

• 12/02/2021 tarihli sosyal medya gönderisi,

Sunulan belgeler incelendiğinde; davacının, 25.01.2021 tarihinde pasta teşhir dolabı, dondurma reyonu, teşhir dolabı gibi bir dondurma dükkanı için gerekli ürünleri satın aldığı, dondurma satan bir işyeri açmak üzere 04/02/2021 tarihinde bir taşınmaz kiraladığı,

sunduğu vergi levhasında işe başlama tarihinin 04/02/2021 olarak belirlendiği tespit edilmişse de, 25.01.2021 tarihli fatura haricinde, dosyaya sunulan diğer faturaların davaya konu marka tescil başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları, başka bir deyişle, her ne kadar davacı, davalı şirketin marka tescil başvuru tarihinden önce ticari faaliyetlerine başlamak için hazırlık faaliyetinde bulunmuşsa da, tescilsiz markasal kullanımlarının dava konusu marka tescil başvuru tarihinden sonraki dönemde başladığı,

dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce davacının yoğun ve sıkı bir şekilde "..." ibaresini tescilsiz olarak kullandığının söylenemeyeceği, bu nedenle davacı yanın, dava konusu marka bakımından gerçek hak sahipliğinin bulunduğu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.

SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”

Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.

Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.

Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. ...

Dairesi'nin 13.03.2019 tarih ... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği, ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacının gerçek kişi olup "..." ad ve soyadını taşıdığı, Türkiye Ticaret Sicili'ne kayıtlı ticaret ünvanının bulunmadığı, davacının ibraz ettiği evraktan "..." ibaresini kendisine işletme adı olarak seçtiğinin anlaşılabildiği, ancak davacının söz konusu işletme adını, dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce, marufiyet oluşturacak yoğunlukta ciddi ve sıkı bir şekilde fiili olarak kullandığı husununu ispatlayamadığından SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.

Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.

Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)

Somut olayda; davalı şirketin tescil ettirmek istediği markanın iktisadi işlevlerinden normal olarak yararlanmasından farklı bir amaçla, söz gelimi; engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğuna ilişkin olarak somut olgu bulunmadığından, mahkememizce dinlenen davacı tanıklarının da davalı şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin denetlenebilir somut olgu ileri sürmedikleri anlaşıldığından, davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiası yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 64,00 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 545,75 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.514,97 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ... LTD. ŞTİ. tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... LTD. ŞTİ.'ne verilmesine,

6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/12/2023

Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/139, K. 2023/572, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı
  5. Vekili
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 23/03/2023
  8. Karar Tarihi : 29/12/2023
  9. Gerekçeli Kararın
  10. Yazıldığı Tarih : 08/01/2024
  11. Gereği Düşünüldü
  12. Dava
  13. Cevap
  14. Uyuşmazlık
  15. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/139
Karar No
2023/572
Tarih
29 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/140 K.2023/809
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/141 K.2023/667
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/141 K.2023/929
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/141 K.2023/1286
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/141 K.2023/779
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/141 K.2023/230

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.