KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/844
- Karar No
- 2026/198
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/844 Esas - 2026/198 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.
ESAS NO
2025/844 Esas
KARAR NO : 2026/198
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2025
KARAR TARİHİ : 11/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralanması nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; davacı adına 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL Sigorta tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
34 SDR 01 plaka sayılı araca davalı şirket nezdinde 311000348542707 poliçe numaralı ve 31/10/2024-2025 vade tarihli Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmış ise de, söz konusu poliçenin, kazadan sonra yapılmış olduğu için işbu davaya konu hasarlar poliçe ile teminat altına alınmadığını, davada, zarar miktarının belli olmasına rağmen belirsiz alacak davası açılmasının açık bir usulden ret sebebi olduğunu, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, poliçenin tanzim saatinin (31/10/2024 13:48:00),
kaza saatinin ise (13:40) olduğunu, poliçenin, kazadan sonra yapıldığının anlaşıldığını, bu hususta dava konusu taleplerin teminat dışında olduğunu, 311000348542707 numaralı poliçenin aşağıdaki ilgili kısmına alıntı yaptığımız sol alt tarafındaki poliçe tanzim saati ile (13.48) kaza tespit tutanağındaki kaza saati (13.40) incelendiğinde, savunmanın haklı olduğunun ortaya çıkacağını,
davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas kurumuna sevk edilerek Erişkinler için Engellilik Yönetmeliği'ne göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihinin 31.10.2024, maluliyet raporunun Yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini, rapor tanzim edilirken Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınması gerektiğini,
kabul manasında olmamak üzere maluliyet oranının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairelerine sevk edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan,
ilgili mevzuat kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca, davacı tarafın, kaza sırasında gelir getiren bir işte çalışmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından aksini ispatlayıcı herhangi bir somut delil sunulamadığını, davacının ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı talebinin ise poliçe teminatı dışında olduğunu, söz konusu olayda şartları da oluşmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini,
kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, bu hususun da araştırılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın reddinin gerekeceğini, kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini bildirmiş, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine,
usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığına, Bitlis Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Tatvan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Sompo Sigorta Anonim Şirketine yazılan yazı cevapları gönderilmiş olup, kaza tespit tutanağı ve ekleri ile dava ile ilgili tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 31 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri, ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan zarar talepleri noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın esası yönünden yapılan değerlendirme sonunda; davacı tarafından 31.10.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat için iş bu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirildiği, dosyada bulunan sigorta poliçesi ve kaza tespit tutanağı incelendiğinde kaza tarihi ve saatinin 31.10.2024 tarihi saat 13:40 olduğu, poliçe düzenleme tarihinin ise 31.10.2024 tarihi saat 13.48 olduğu ve poliçenin kaza tarihinden sonra yapıldığı ve bu hususta Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sigorta kapsamında sigortacının zarardan sorumlu tutulabilmesi için, rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmesi gerekir.
Davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulabilmesi için, rizikonun poliçe vadesi içinde gerçekleşmesi gerektiğinden davalı sigortacının zarardan sigorta poliçesi gereği sorumlu tutulabilmesi için rizikonun poliçe vadesi içinde olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere poliçenin kazadan sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 500,00 TL üzerinden takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2026
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/844, K. 2026/198, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama