KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/874 Esas - 2024/554
- Esas no
- 2023/874 Esas
- Karar no
- 2024/554
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ... ... - ...
Karar Metni
1.600 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
2- .... - ... 3- ... ... - ... 4- ... ... - ... 5- ... ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ...
DAVALI
3- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/11/2018
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
KARAR Y.TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01/10/2015 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın tek taraflı neden olduğu kaza sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, desteğin vefatı nedeniyle davacıların mağdur olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ...
Şirketi’nden tahsilini, 250.000,00-TL’si eş ... ... için, 100.000,00-TL’si çocuk ... ... için, 100.000,00-TL’si çocuk ... ... için,100.000,00-TL’si çocuk .... için, 100.000,00-TL’si çocuk ... ... için olmak üzere toplam 650.000,00-TL manevi tazminat bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 21/05/2021 tarihli dilekçesi ile; davacı eş ... ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminat bedelini 70.997,07-TLye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır.
SAVUNMA
Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından davacı yana 67.968,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve ibraname imzalandığını, kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davalı Müdürlüğün bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce 30/09/2024 tarih, ..., sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... sayılı kararı ile "O halde, mahkemece aktüerya bilirkişisinden ek rapor veya başka bir bilirkişiden yeni rapor alınarak yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında sigorta şirketi tarafından davacı eş ...’ye 17/11/2015 tarihinde ödenen 67.968TL’nin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı,
bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak ve usuli kazanılmış haklar ve maddi tazminat yönünden bu ödemeyle ilgili ibraname bulunup bulunmadığı da araştırılarak, ibranamenin bulunması durumunda KTK’nın 111. maddesindeki hak düşümü süresinin dolup dolmadığı da gözetilerek, ayrıca sigorta şirketinden hangi poliçe kapsamında manevi tazminat talep edildiği hususu ve sigorta poliçesine esas Genel Şartlar da incelenip değerlendirilerek sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olup olmadığı,
sorumlu ise hangi poliçe kapsamında ne miktar ile sorumlu olduğu belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilerek mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın mahkememize gönderilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... kararı doğrultusunda sigorta şirketi tarafından davacı eş ...’ye 17/11/2015 tarihinde ödenen 67.968TL’nin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı, bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığı hususları da dikkate alınarak bilirkişiden rapor alınmış, alınan bilirkişi raporunda özetle, davalı sigorta şirketi tarafından 17/11/2015 tarihinde davacı eş ...'a yapılan 67.968,00 TL dikkate alınarak yapılan hesaplamada bu davacı yönünden ödeme tarihindeki tazminat tutarının 70.694,68 TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketince yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye tazminat tutarının 2.726,68 TL olarak hesaplandığı,
yapılan ödemenin zararı karşılamadığı düşünülmekte ise rapor tarihi itibari ile davacı eş ... yönünden 166.390,84 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, sigorta şirketince yapılan ödemenin mahsubu sonucu bakiye tutarın 64.998,17 TL olduğu bildirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan 17/11/2015 tarihli ibranamenin incelenmesinde dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı eş ... ile davalı sigorta şirketi arasında 67.968,00 TL tazminata ilişkin olarak mutabık kalındığı ve ibranamenin her iki tarafça da imza altına alındığı anlaşılmıştır.
KTK 111/2. maddesi uyarınca ibraname konusu ödemenin yetersizliği iddiası ile 2 yıl içinde ibranamenin iptali talebini içeren dava açılabilir. Dava tarihi 02/11/2018 olup 2 yıllık süre içinde dava açılmamış olduğu gibi, yargılama sırasında sunulan ibranamenin yasanın koruduğu zor durumda kalmak ve olayın etkisi ile gerçeğinden daha düşük tazminat alarak hakkından feragat etmenin önüne geçme amacının da yargılamada belirlenen zararın ödenmesi ile ibraname verilmiş olması nedeniyle iptal koşullarını taşımadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ilk kararda ... dışındaki diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verildiği ve taraflarca bu hususun istinaf edilmemesi nedeniyle diğer davacılar yönünden yeniden değerlendirme yapılmamıştır.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, yaşadığı acıyı biraz azaltacak, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacılardan; ... müteveffanın eşi, diğer davacılar ise çocuklarıdır. Müteveffa 66 yaşında vefat etmiştir. Müteveffanın ölümü nedeniyle, davacıların yaşadıkları acı, kazanın oluşumundaki kusur oranları, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ile günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının davacı eş yönünden 50.000,00 TL, diğer davacılar yönünden ise 35.000,00 TL olarak kısmen kabulüne belirlenen manevi zararın davalı araç işleteni ve sürücüsünden talep gibi dava tarihinden itibaren yasal faiz ile müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/874, K. 2024/554, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama