KÜNYE
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/454
- Karar No
- 2025/521
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/454 Esas - 2025/521
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
... GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/454 Esas
KARAR NO : 2025/521
HAKİM : ...... KATİP :.......
DAVACI :......
VEKİLİ
Av. ....... DAVALI : 1- ...... : 2- ....... VEKİLLERİ : Av. ......
DAVA
Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
KARAR Y.TARİHİ : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde: davacı ile davalı şirket yetkilisi .....'nın geçmişte ortaklıklarının bulunduğunu, taşınmaz ve diğer mal ve alacakların paylaşılması hususunda taraflar arasında 2 adet sözleşme imzalanarak ortaklığın sona erdirildiğini, sözleşme gereğince davacıya ödenmesi gereken ödemesi gereken borçların ve yerine getirilmesi edimlerin bulunduğunu, şirketin devam eden ve tamamlanmış projelerinden serbest bırakılan teminatlardan .....
Sanayi Turizm Madencilik Ve Ticaret A.ş. İle davalı arasında ... ....... İnşaatı Projesi kapsamında miktarı değişkenlik gösterdiğinden taraflarınca tam olarak bilinmeyen bir miktar nakit teminatın serbest bırakılarak davalı ...... Şirketine iade edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı ve kötüniyetli davranarak, , davalı yanın sözleşme gereği iade almış olduğu teminatların yarısını davacıya ödemediğini ve davacıya bu nedenle borçlu olduğunu, davalı tarafça .......
E. sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu davaya imzalanan sözleşmelerin delil olarak ibraz edildiğini belirterek, öncelikle şirketin devam eden ve tamamlanmış projelerinden serbest bırakılan teminatların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden az olmamak kaydıyla ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 100,00 TL kısmi alacak olarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ....... esas sayılı dosyası ile işbu huzurdaki dosyanın aynı sözleşme ve olayları içerdiğini, derdestlik itirazımızın bir an için reddedildiği düşünüldüğünde, 24/07/2020 tarihli sözleşme taraflar arasında yapılan karşılıklı mutabakat ile 11/07/2020 tarihli sözleşme ilga edilerek düzenlendiğini, bu nedenle yalnızca 24/07/2020 tarihli sözleşme hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hisse devri, gayrimenkul devri ile davalı şirket tarafından yükümlenilen işlerin bitmesi ile iş sahibi şirketler tarafından tutulan teminatların serbest bırakılması sonucunda davacı ya ödenmesi gerektiği ileri sürülen teminatı tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yan derdestlik itirazı ile görev itirazında bulunmuştur.
... ...... esas sayılı dosyası, ... ... E., ... K. Sayılı dosyası ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
... ..... E. Sayılı dosyasının incelenmesinden, davacısının......, davalısının... olduğu, dava konusunun tapu iptal ve tescil terditli olarak taşınmaz bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, davaya konu edilen sözleşmenin 11/07/2020 tarihli iş bu davaya konu edilen sözleşme olduğu anlaşılmıştır.
... ....... E.,... K. Sayılının incelenmesinde; davacısının ..., davalıların.... ve ...... San tic. A.Ş. Olduğu, davanın adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olduğu davaya konu edilen sözleşmenin 11/07/2020 tarihli iş bu davaya konu edilen sözleşme olduğu, Mahkemece tarafların tacir kaydının bulunmadığı gerekçesiyle 17/01/2025 tarihinde görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce re'sen incelenir.
Mahkememizin 23/03/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı uyarınca ... ... E. Sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş olup, dosyanın incelenmesinde davacının tacir kaydının bulunmadığı, ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden alınan yazı cevaplarında tarafların gelirinin tacir seviyesinde olduğuna ve bilanço esasına göre ticari defter tuttuğuna dair bir yanıta rastlanmadığı belirlenmiştir.
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde dava konusunun taraflar arasındaki sözleşme uyarınca serbest bırakılan teminatın davacıya ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı alacak isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta davacı tarafın TTK 12, 16 maddeleri kapsamında kalan tacir olmadığı,
tacir kaydının bulunmadığı ve bilanço usulüne göre defter tutmadığı bu nedenle nisbi ticari dava koşulu oluşmadığı , dava konusu sözleşmenin konusuna göre TTK'da düzenlenen ticaret mahkemesinin görevli olmasını gerektiren bir sözleşme bulunmadığı da anlaşılmakla ve özellikle aynı sözleşme konusunun Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olduğu da anlaşıldığından, aynı sözleşmeye ilişkin açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ...
Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip .... · e-imzalı Hakim ...... · e-imzalı
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/454, K. 2025/521, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama