KÜNYE
T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/641 Esas - 2024/733
- Esas no
- 2023/641 Esas
- Karar no
- 2024/733
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/11/2024
Karar Metni
1.480 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İdarenin.... .... .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan tüm itirazların iptali ve takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili ... Ltd.
Şti. nezdinde kısa bir süre çalıştığını, dava dışı işçinin çalışmasının üzerinden 10 yıldan fazla bir zaman geçmesi sebebiyle SGK'dan işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin talebini isteme zorunluluğu doğduğunu, İş Kanunu’na göre dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca alt işveren olup, dava dışı işçinin asıl ve gerçek işvereninin davacı Kurum olduğunu, dava dışı işçinin davacı Kurum nezdindeki çalışmasından kaynaklanan kıdem tazminatı alacağından da davacının sorumlu bulunduğunu,
davacı Kurum tarafından tek yanlı olarak hazırlanan ve müvekkili firmanın içeriğine müdahale edemediği genel işlem şartı içeren işbu sözleşmenin içeriğinde yer alan hükümlerden kaynaklı olarak yapılan işlemlerden dolayı müvekkili şirkete sorumluluk yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı Kurum arasında akdedilen personel hizmet alımına ilişkin sözleşmede, işçilik alacaklarının müvekkili şirkete rücu edilebileceğine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığını, bu nedenle genel hükümlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince kıdem tazminatı,
müvekkili şirket açısından çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle hesaplandığını, hesaplanan bu tutarın yarısından sorumluk esas olduğunu, bu nedenle davacı kurumun, yukarıda yazılı süreler arasında sorumluluğu bulunmuyormuş gibi yapılan ödemenin tamamının müvekkili şirkete rücu edilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı Kurum tarafından dava dışı işçi ...'na ödenen kıdem tazminatından davalı yüklenicinin sorumluluğuna isabet eden kısmın davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile. Davacı tarafından 10.08.2022 tarihinde .... .... .... Esas sayılı takip dosyası ile aralarında davalının da bulunduğu şirketler aleyhine alacaklı İdareye bağlı ...Tarım İşletmesi Müdürlüğünde çalışmakta iken emeklilik nedeniyle işten ayrılan ...'na ödenen kıdem tazminatının işverenlerinden sorumluluk oranlarında rücuen tahsili amacıyla başlatılan takipte, davalı borçlu ...
Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Tem....Ltd. Şti. aleyhine 479,25-TL asıl alacak ile 160,68-TL ödenen kıdem tazminatının geçmiş gün faizi olmak üzere talep edilen toplam.
639,93-TL'nin takip talebindeki koşullarla tahsilinin istendiği, davalı tarafça takibe karşı vekili aracılığıyla sunulan dilekçe ile itirazda bulunularak, yetkili icra dairelerinin İzmir İcra Daireleri olduğunun belirtildiği, ayrıca borçlarının olmadığı belirtilerek, alacağın tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve her türlü fer'ilere itiraz edilerek, takibin durdurulmasının talep edildiği, duran icra takibinin devamı amacıyla başlatılan Arabuluculuk sürecinde de bir anlaşma sağlanamadığı, bunun üzerine açılan işbu davada yapılan ön inceleme duruşması sırasında; uyuşmazlığın tespiti yapılarak,
davalının icra dairesinin yetkisine yönelik olarak yaptığı itirazın reddine karar verilerek, uyuşmazlığın esasına geçilmiş, tarafların iddia ve savunmalarının haklı olup olmadığı, davacının davalıdan takibe konu tutarlar kadar alacaklı bulunup bulunmadığı,
davalıya karşı rücuen tahsile ilişkin bir talep hakkının olup olmadığı hususlarının belirlenmesi için gerekli deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bu amaçla dosya bilirkişi Fatma BEKTAŞ'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından gerekçeli, denetime elverişli ve delillere dayalı olarak düzenlenen 14.06.2024 tarihli rapor dosyaya sunulmakla, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamı ile konuya ilişkin Yargı İçtihatlarına göre, davacı ile davalının da aralarında bulunduğu şirketler arasında çeşitli işlerin yapımı için Hizmet Alım Sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçinin kıdem tazminatının davacı Kurum tarafından ödenmiş olduğu, dava dışı işçi ...'na 2012- 2015 tarihleri arasındaki çalışması ve hizmeti karşılığı olarak Banka dekontuna göre 05.05.2020 tarihinde 2.551,90-TL, 30.06.2020 tarihinde ise 492,95-TL olmak üzere toplamda 3.044,86-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, davacının yaptığı bu ödemeye ilişkin olarak başlattığı
davaya konu icra takibinde, davalı şirketten 479,25-TL kıdem tazminatı rücu alacağı ile 160,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 639,93-TL için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, davacı Kurum ile davalı ...
Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Gıda İnşaat Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 2012 yılı hayvancılık işçilikleri 01.09.2012-31.08.2013 Sözleşmesinin, İdari Şartname Madde 16.3'te "Yüklenici çalıştırdığı işçilerin ücretlerini ve SSK primlerini mevzuatlar çerçevesinde ödeyeceği, işçiler Yüklenici nam ve hesabına idareden bağımsız çalışmakta olup ödenmeyen ücret SSK primleri meydana gelebilecek tüm iş kazalarında münhasıran yüklenici sorumludur." düzenlemesinin bulunduğu, Yargıtayın son kararlarındaki ilkelere göre: rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması,
uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesinin gerektiği, sözleşmede asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı durumlarda işverenin ödediği bedeli ve ferilerin tamamını işçiyi çalıştıran yüklenicilerden talep edebileceği, bu durumda davacı tarafından ödenen toplam kıdem tazminatı miktarının dava dışı işçinin toplam hizmet süresine bölünmek suretiyle güne düşen kıdem tazminatı hesap edilmek ve sonrasında davalı yanında geçen hizmet süresi ile çarpılmak suretiyle davalının dönemine düşen kıdem tazminatı miktarının hesaplanacağı,
dava dışı işçinin davalı şirket nezdinde geçen hizmet gün sayısının 170 gün olup, davacı Kurumun dava dışı işçiye yapmış olduğu toplam 3.044,86-TL kıdem tazminatı ödemesinden davalı şirkete rücu edebileceği miktarın 702,34-TL olup, kalan 2.342,52-TL'sinin ise dava dışı işverenler dönemine ait olduğu, buna göre;
dava dışı ... ile ilgili davacı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu 3.044,86-TL kıdem tazminatına ilişkin ödemeden davalı şirketin sorumlu olduğu miktarın toplam 702,34-TL olup, davacı tarafından başlatılan icra takibinde 479,25-TL kıdem tazminatı rücu alacağı ile 160,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 639,93-TL'nin tahsilinin istenildiği, davacının davalıdan rücuen tahsilini talep etmeye hakkı olduğu tespit edilen tutar olan 702,34-TL'nin takipte istenilen asıl alacak ve işlemiş faiz toplamından daha fazla olduğu, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren ticari faiz talep hakkının olduğu,
tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın niteliğine göre mahkememiz görevli olup, davalının mahkememizin görevine ilişkin itirazı ile taraflar arasındaki sözleşmeden doğan bu alacağın Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle davalının talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin itirazı ile esasa ilişkin olarak yaptığı tüm itiraz ve savunmalarının da yerinde olmadığı,
çalıştırdığı işçiye yapılan kıdem tazminatına ilişkin ödemeden işçiyi çalıştırdığı süreye isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, davacının takipte istediği tutarın rücu hakkının kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile;
davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 479,25-TL asıl alacak ile 160,68-TL geçmiş gün faizi olmak üzere, toplam 639,93-TL tutar üzerinden iptali ile takibin asıl alacak olan 479,25-TL'ye takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, takip konusu alacağın, davacının yapmış olduğu kıdem tazminatına ilişkin ödemenin rücusuna ilişkin bulunduğundan, likit nitelikte bir alacak olması nedeniyle toplam alacak tutarı olan 639,93-TL'nin %20'sine isabet eden 127,98-TL icra inkâr tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmekle,
yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/641, K. 2024/733, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama