İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/842 K.2024/355

Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

Esas2022/842Karar2024/355Tarih6 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
6 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/842 Esas - 2024/355
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO

2022/842 Esas

KARAR NO : 2024/355

HAKİM : .... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLLERİ

Av. ... - Av. ....

DAVA : TAZMİNAT

DAVA TARİHİ : 26/02/2018

KARAR TARİHİ : 06/05/2024

YAZIM TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili; davalıya sigortalı ... plaka sayılı aracın 13/10/2010 tarihinde tek taraflı olarak neden olduğu trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirtip, geçici iş göremezlik nedeni ile 2.000,00 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile 2.000,00 TL, bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, 12/03/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin 3.354,26 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin 144.092,37 TL olduğunu belirterek, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve 760,50 TL bakıcı ve tedavi giderinin davalıdan tahsilini istemiştir.

YANIT

Davalı vekili ; araç için taşımacılık sigortası poliçesi düzenlenmesi gerektiğini, kendilerinin ancak taşıma sigorta poliçesi limitini aşan zarar miktarı yönünden sorumlu olabileceklerini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bağlı olmak şartı ile kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, çalışma gücü kayıp oranı ve kusur dağılım oranına ilişkin raporların ATK'dan alınması, hatır taşıması söz konusu olduğu gibi davacı emniyet kemeri olmaksızın araçta yolculuk yaptığı için tazminatlardan indirim yapılması, davacının zararlarının varlığını ispat etmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında bulunmadığını, olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile kendilerinden yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili 24/04/2020 tarihli davacının ıslahına karşı beyan dilekçesinde; kazanın 13/10/2010 tarihinde meydana geldiği, ıslahın 8 yılık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra yapıldığı için, ıslaha konu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucu dava belirsiz alacak davası olup, dava açıldığında harç kısmen yatırılmakta ise de dava ile tüm zararın talep edildiği, fakat belirlenemeyen zarar için harç yatırılmakta olup, belirsiz alacak davası açılmakla tüm zarar yönünden zamanaşımı durduğu için bedel artırımına konu miktar yönünden de zamanaşımının gerçekleşmediği, davacının tazminat talebinde haklı olduğu gerekçesi ile; 144.092,37 TL sürekli çalışma gücü zararı, 3.354,26 TL geçici iş göremezlik, 760,50 TL bakıcı giderinden oluşan toplam 148.207,13 TL'nin 24/05/2017 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakıcı giderine ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin davanın kabulüne ilişkin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, davacıda travma sonrası stres bozukluğu olduğunun belirtildiğini, ancak davacının 9 yıldır bu konuda tedavi görmediğinin beyanları ile sabit olduğunu, medikal uzmandan alınan raporda raporun davacının maluliyetinin değerlendirilmesine elverişli olmadığının belirtildiğini, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının meydana gelen kazada emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,

aracın Zorunlu Taşımacılık Sigortası kapsamında olup olmadığının araştırılmamasının hatalı olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.

.... yaptığı değerlendirme sonucu, davacının trafik kazasına bağlı olarak tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından tedavi evrakı temin edilmiş olup, kazaya bağlı olarak kaza tarihi ile raporun düzenlendiği tarihler aralığında psikiyatrik şikayet ve bu nedenle tedavi olunduğuna ilişkin belge olmadığı halde çalışma gücü kaybının travma sonrası stres bozukluğu nedeni ile verildiği, bunun dosya içeriğine uygun olmadığı,

bu durumda mahkemece ... ilgili ihtisas kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve denetime elverişli olmayan maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiş, ayrıca davanın kısmi dava olması nedeni ile zaman aşımı itirazının yanlış değerlendirildiği, istinaf isteğinin sadece davalı tarafından yapılmış olması nedeni ile kazanılmış haklar gözetilmek kaydı ile kararımızın kaldırılıp, dava dosyası mahkememize iade edilmesine karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Trafik kazası sonucu davacıda oluştuğu ileri sürülen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile bakıcı giderinden kaynaklanan davacı zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün olaydaki kusur dağılım oranlarının ne olduğu, tazminat miktarlarının ne kadar olması gerektiği, talep edilen tazminatların poliçe kapsamında olup olmadığı, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, temerrütün hangi tarihte gerçekleştiği ve talep edilebilir faizin türü konularından kaynaklanmaktadır.

Dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olup, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve ... tarafından kullanılıp, davalıya sigortalı ... plaka sayılı araç şehir içerisinde seyir halinde iken araç sürücüsünün kontrolünden çıkarak devrilmek sureti ile kazaya neden olmuştur. Kaza yukarıda anlatılan şekilde gerçekleşmiş olup, davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunup kazaya neden olabilecek trafik kuralı ihlali olmadığı için kusur dağılım raporu alınmasına gerek olmadığı, olaya sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile neden olduğu kabul edilmiştir.

Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası dolayısı ile ... tarafından davacıya rücu edilmesi mümkün olan ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.

Kazaya neden olan araç şehir içi yolcu taşımacılığı yapıp, davacıda ücret ödemek sureti ile araçta yolcu olarak bulunduğu için olayda hatır taşıması koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir.

Davalı tarafın itirazı davacının sigortalı araçta emniyet kemeri olmaksızın yolculuk yaptığına ilişkin olup, bu durumun varlığının davalı tarafından kanıtlanması gerekmesine rağmen davalı tarafın buna ilişkin iddia dışında delil sunmadığı gibi, davacının sigortalı araçta emniyet kemeri olmaksızın yolculuk yaptığına ilişkin suç soruşturma dosyasında da delil olmadığı anlaşılmakla tazminattan bu nedenle indirim yapılamayacağı kabul edilmiştir.

Yapılan zabıta araştırması sonucu davacının ev kadını olması nedeni ile tazminat hesabının asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Davalı vekili araç için taşıma sigorta poliçesi yapılmasının zorunlu olduğunu, sorumluluklarının taşıma sigorta poliçesi limitini aşan zararlar için söz konusu olduğunu ileri sürmüş ise de, 2495 Sayılı Karayolu Taşıma Yasasının 17. maddesine göre taşıma sigorta poliçesinin ancak şehirler ve uluslar arası yolcu taşımacılığı yapan araçlar için zorunlu olduğu, davacının yaralanması ile sonuçlanan kazaya neden olan araç ile şehir içi yolcu taşımacılığı yapıldığı için taşıma sigorta poliçesi düzenlenmesinin zorunlu olmadığı, bu nedenlerle davacının poliçe limiti kapsamındaki zararlarından kazaya neden olan araç için zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenleyen davalı sigorta şirkitinin sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Davacının maddi tazminat istekleri geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ve bakıcı gideri dolayısı ile talep edildiği için davacıda kaza nedeni ile sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı ve bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığının belirlenmesi için .... 12/02/2020 tarihli rapor alınmıştır. Rapor ile davacının davaya konu kazaya bağlı yaralanmaların davacıda % 37 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, 6 ay iş ve gücünden kaldığı ve iyileşme süresinin 1 (bir) aylık bölümünde bakıcıya ihtiyaç oluştuğu tespit edilmiştir.

Davalının rapora yönelik itirazı ve ... dosya içiriğine uygun iade kararı nedeni ile bu kez .... 02/08/2023 tarihli rapor alınmış, raporda davacının davaya konu trafik kazası nedeni ile oluşan yaralanmalara bağlı olarak sürekli iş gücü kaybı olmadığı, ayrıca geçici ve sürekli bakıcı ihtiyacı da oluşmamakla birlikte 4 ay geçici iş göremezlik oluştuğu şeklinde görüş bildirmiştir.

Her iki rapor arasındaki aykırılığın giderilmesi amacı ile ... rapor alınması gerektiği kabul edilmiş, bu amaçla düzenlenen 04/01/2024 tarihli raporda da ... görüşünün yerinde olduğu belirtildiği için, davacıda davaya konu trafik kazası nedeni ile oluşan yaralanmalara bağlı olarak sürekli iş gücü kaybı olmadığı, ayrıca geçici ve sürekli bakıcı ihtiyacı da oluşmamakla birlikte 4 ay geçici iş göremezlik oluştuğu, travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin hiç bir tedavi bulunmaması nedeni ile bu şikayetin rapor düzenlenir iken dikkate alınmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Davalı taraf geçici iş göremezlikten kaynaklanan alacak talebinin poliçe kapsamında olmadığını ileri sürmüştür. Trafik sigorta genel şartlarındaki değişiklik 01/06/2015 tarihinde yapılmış olup, davamızın değişiklikten önceki sigorta genel şartlarına göre değerlendirilmesi gerekli olup, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden oluşun zararların eski sigorta genel şartları uyarınca poliçe kapsamında davalı tarafından giderilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden 09/03/2020 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora göre, davacının 3.354,26 TL geçici iş göremezlik, 144.092,37 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 760,50 TL bakıcı gideri nedeni ile zararının oluştuğu belirlenmiştir. Davacı vekili bu raporu esas alıp 12/03/2020 tarihli ıslah işlemini yapmıştır.

Davalı vekili ıslah dilekçesine verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının yaralanması ile sonuçlanan kaza TCK da suç olarak düzenlenip 8 yıl zaman aşımı süresi öngörülmüş olup, 2918 Sayılı yasanın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanması gerekli olup, 13/10/2010 kaza tarihi ile 26/02/2018 dava tarihi aralığında 8 yıllık süre tamamlanmadığı gibi, dava belirsiz alacak davası olup, dava açıldığında harç kısmen yatırılmakta ise de dava ile tüm zararın talep edildiği,

fakat belirlenemeyen zarar için harç yatırılmakta olup, belirsiz alacak davası açılmakla tüm zarar yönünden zaman aşımı durduğu için bedel artırımına konu miktar yönünden de zaman aşımının gerçekleşmediği gerekçesi ile zaman aşımı itirazı ret edilmiş ise de, iade kararında da belirtildiği gibi davanın kısmi dava olması nedeni ile,

dava dilekçesinde belirtilen miktarlar yönünden davanın açıldığı tarihte zaman aşımı gerçekleşmemekle birlikte, kısmi davaya konu edilmeyen ve ıslah işlemine konu edilen miktar yönünden zaman aşımı süresinin işlemeye devam edeceği, kaza tarihi olan 13/10/2010 tarihinde işlemeye başlayan 8 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresinin ıslah işleminin yapıldığı 12/03/2020 tarihi itibarı ile dolduğu, bu nedenle ıslah işlemine konu miktarlar yönünden zaman aşımının gerçekleştiği kabul edilmiştir.

İade kararı uyarınca düzenlenen ve hükme esas alınan ATK Üst Kurulu raporunda da belirtildiği gibi, davacıda kazaya bağlı yaralanmalar dolayısı ile sürekli iş göremezlik hali ve bakıcı ihtiyacı oluşmadığı için bu talepler ile ilgili tazminat taleplerinin reddi gerektiği kabul edilmiştir.

Daha önceki hükme esas alınan raporda geçici iş göremezlik süresi 6 ay olarak belirlenmiş ve talep edilebilir alacak 3.354,26 TL olarak belirlenmiş ve tamamının kabulüne karar verilmiş ise de, Üst Kurul raporuna göre geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olması gerektiği, ilk karar sadece davalı tarafından istinaf edildiği için kazanılmış haklara bağlı kalınıp,

daha önceki karara esas alınan rapordaki 4 aylık süreye karşılık gelen geçici iş göremezlik zararının ( 13/10/2012-31/12/2010 dönemi için 2.6 aylık dönem için 1.415,54 TL ve 01/01/2011-12/02/2011 dönemi için 1.4 aylık dönem için 798,29 TL olmak üzere toplam iş göremezlik alacağının 2.213,83 TL olduğu hesaplanmış, ilk dava dilekçesine konu edilip zaman aşımına uğramadığı kabul edilen 2.000,00 TL nin davalıdan tahsili, kabul edilen kısım dışında kalan ve ıslah işlemine konu miktarın zaman aşımı nedeni ile reddi gerektiği kabul edilmiştir.

Davalı yönünden kendilerine tazminatın belirlenmesine esas olacak tüm belgelerin teslimini takip eden 8 iş günlük sürenin bitiminden itibaren temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda dava açılmadan önce tazminat ödemesi için davalıya 10/05/2017 tarihinde yapılan başvurunun eksik belge ile yapılıp, başvuru sırasında çalışma gücü kaybı ile ilgili rapor olmadığı için temerrütün üzerine 26/02/2018 dava tarihinde temerrütün oluştuğu, sigortalı aracın ticari nitelikli olması nedeni ile davacının alacağına avans faizi uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerinin REDDİNE,

2-) Geçici iş göremezlik talebi yönünden;

2.000,00 TL geçici iş göremezlik alacağının 26/02/2018 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

Fazla istemin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 489,12 TL toplamı 525,02 TL'nin mahsubu ile artan 97,42 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya İADESİNE.

Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 489,12 TL peşin harç(ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 525,02 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.

Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE.

Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE.

Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 533 TL, bilirkişi ücreti 700,00 TL ve ATK rapor gideri 1.260,00 TL toplamı 2.493,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 33,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.

Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 147,98 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA.

Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.

Dair, Davacı Vekili Av. .... (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2024

Katip .... Hakim ...

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/842, K. 2024/355, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
  4. Karar
  5. Esas No
  6. Karar No : 2024/355
  7. Vekilleri
  8. Dava : Tazminat
  9. Dava Tarihi : 26/02/2018
  10. Karar Tarihi : 06/05/2024
  11. Yazım Tarihi : 16/05/2024
  12. Gereği Düşünüldü
  13. Dava
  14. Yanıt
  15. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/842
Karar No
2024/355
Tarih
6 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/843 K.2024/329
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/843 K.2024/356
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/845 K.2024/503
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/846 K.2024/296
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/846 K.2024/293
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/847 K.2024/414

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.