KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/13 Esas - 2023/801
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/13 Esas
KARAR NO : 2023/801
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR 1-)... VEKİLİ : Av. ... : 2-) ... 3-) ...
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 27/11/2023
YAZIM TARİHİ : 14/12/2023
Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Davalıların sürücü, işleten ve trafik sigortacısı oldukları araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın neden olduğu kaza sonucu davacının yaralandığını belirtip,100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL ... tarafından karşılanmayan tedavi ve yol gideri ile bakıcı giderinin tüm davalılardan, 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili ; alacağın zaman aşımına uğradığını, emniyet kemeri takılı olmadığını, taşıma kapasitesinin üzerinde yolcu taşınması söz konusu olup, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ceza dosyasında uzlaşma var ise dava açılmasının mümkün olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-Kazaya katılan araçların ruhsat örnekleri ile sigorta poliçesini içeren hasar dosyası, -Davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Davacı ile ilgili tedavi evrakı, -Suç soruşturma evrakı, -Davacı ile davalı gerçek kişinin gelir araştırması, -Ödeme olmadığına ilişkin ... yazı cevabı, -Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davalıların sürücü, işleten ve sigortacısı oldukları araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın neden olduğu kaza sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar, tedavi ve bakıcı giderleri ile manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketi adına trafikte ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı ... sigorta şirketi tarafından kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlenmiştir.
Davalı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ve ekli olan ... plaka sayılı dorse ile .... Caddeyi takiben seyir halinde iken, dava dışı sürücü ...'ın kullandığı ve davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu ... plaka sayılı araç ile fasılalı ışığın yandığı kavşak içerisinde çarpışmış, bu kaza sonucu ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin evrak kapsamı dikkate alındığında, özel dava şartı ile birlikte zorunlu arabulucuya başvurulup, anlaşmazlık tutanağının dosyaya sunulduğu kabul edilmiştir.
... ya yazılan yazı üzerine davacıya bu davaya konu kaza nedeni ile rücuya tabi ödeme yapılmadığı belirlenmiştir.
Davacı ile ilgili olarak yapılan zabıta araştırması sonucu asgari ücreti aşan miktarda gelir elde ettiği belirlenememiş, ayrıca davacıda kanıt sunmadığı için zabıtanın belirlediği gelir dikkate alınmaksızın hesaplamanın asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Ceza yargılama dosyası incelendiğinde davacının sigortalılar veya sigortalı araç sürücüleri ile uzlaştıklarına ilişkin kayda rastlanmamış, ayrıca ... Mahkemesinin Ceza Yargılama yasasının 53/19. maddesi ile ilgili iptal kararı sonrası uzlaşma sonrası ödeme yetersiz ise talepte bulunma ve dava açmanın mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili olayda hatır taşıması olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunmayıp, hakkında dava açılmayan karşı araçta yolcu olarak bulunması nedeni ile hatır taşıması koşullarının olmadığı kabul edilmiştir.
Davacının emniyet kemeri olmadığına ilişkin suç soruşturma dosyası içerisinde delil yada tespit olmadığı gibi, bu durumun varlığını kanıtlaması gereken davalı sigorta şirketinin de ayrıca davacının emniyet kemeri kullanmadığını kanıtlayamadığı, bu nedenle tazminattan indirim yapılmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Sigortalı araçta olay sırasında 6 kişi bulunmakta ve bu taşıma kapasitesini aşmakta ise de, kazanın oluş şekline ilişkin deliller hep birlikte değerlendirildiğinde kazanın sigortalı araç sürücüsünün kendisine hitap eden ve fasılalı yanan kırmızı ışığı ihlal etmesinin neden olduğu, kazanın oluşumuna araçta fazla yolcu bulundurulmasının neden olmadığı, bu nedenle tazminattan indirim yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Alacağın zaman aşımına uğradığına ilişkin itiraz ise, yaralanma ile sonuçlanan kaza TCK da suç olarak düzenlenip 8 yıl zaman aşımı süresi öngörülmüş, bu sürenin 2918 sayılı yasanın 109/2 maddesi uyarınca tazminat istekli davalar içinde uygulanması gerekli olup, 09/09/2016 kaza tarihi başlangıç alındığında 05/01/2023 dava tarihi ile 07/11/2023 ıslah tarihleri itibarı ile zaman aşımı süresinin dolmadığı kabul edilmiştir.
Sigorta şirketleri poliçe düzenlemekle, sigortalı yada sigortalının sorumluluğunu üstlendiği sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak poliçe kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi halinde poliçe limiti ile sınırlı olarak tazminat ödemeyi üstlendiği için öncelikle her iki araç sünücüsü ile davacının kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerekmiştir.
Ceza yargılaması sırasında düzenlenen ...
07/12/2018 ve mahkememiz için rapor düzenleyen bilirkişinin 25/05/2023 tarihli raporlarında da belirtildiği gibi, sigortalı araç sürücüsünün kendisine fasılalı kırmızı ışık yanan kavşağa geldiğinde, yolu kontrol edip uygun ise yoluna devam etmesi gerekir iken fasılalı yanan kırmızı ışığı ihlal ederek asli ve % 75 oranında kusurlu olacak şekilde, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sünücüsünün ise kavşağa yaklaşır iken dikkatli davranması gerektiğine ilişkin kurallara aykırı davranarak tali ve % 25 oranında kusurlu olacak şekilde davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazsına yol açtıkları,
davacı karşı araçta yolcu olarak bulunmakta olup, kazaya etkili trafik kuralı ihlali yaptığı iddia ve ispat edilemediği için olayda davacının kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Davacıdaki yaralanmalar ve bu yaralanmalara bağlı olarak oluşan beden gücü kayıp oranı ve süresinin belirlenmesi için ... kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 11/05/2023 tarihi rapor alınmıştır.
Bu rapor ile çelişki oluşturacak başka bir rapor olmadığı gibi, raporun davacıdaki yaralanmalar ile uyumlu olup, yürürlükteki yönetmeliğe uygun hazırlandığı, bu nedenle rapora itibar edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu rapor dikkate alındığında davacının yaralanmalarına bağlı olmak üzere olay nedeni ile sürekli çalışma gücü kaybı oluşmadığı, yaralanmaların 45 gün geçici iş göremezlik hali oluşturduğu ve 15 gün süre ile bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiği kabul edilmiştir.
Davacıda kazaya bağlı ... rahatsızlıkların da oluştuğu ileri sürülmüş ise de, 19/09/2023 tarihli uzman hekim raporu ile, bu sorunların davacıda kaza öncesinde var olduğu, kaza nedeni ile bu sorunun ortaya çıkmadığı belirlendiği için, çalışma gücü kaybı ile ilgili rapor düzenlenir iken bu durumun ( ... şikayetlerin) dikkate alınamaması gerektiği kabul edilmiştir.
Benzeri olaylar nedeni ile yaralananların oluşan zararların kapsamı BK.nun 54. maddesine göre belirlenmekte olup, sigorta şirketlerinin sürekli iş göremezlik zararı yanında geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri ve iyileşme amaçlı tedavi ve yol giderlerinin de poliçe kapsamında yer alması nedeni ile bu zararlardan da sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararları yönünden 28/09/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporuna göre davacının 45 günlük geçici iş göremezlik zararı sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranındaki kusur dağılım oranına göre 1.463,62 TL ve yine aynı kurala bağlı olarak hesaplanan geçici bakıcı giderinin 617,63 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacının yaralanmasına neden olan olaya birden fazla araç kusurlu olarak katılmış olup, sürücülerin toplam kusuru % 100 e karşılık gelip, tüm zararın davalı sigorta şirketinden müteselsilen talep edilmesi mümkün iken, davacı vekili 07/11/2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü olan davalı ...'in % 75 kusur oranına göre hesaplanan 1.463,62 TL geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri 617.63 TL için bedel artırım talebinde bulunması nedeni ile,
davacının müteselsil sorumluluk dolayısı ile zararlarının tamamını davalı sigorta şirketinden talep etmeyip, ...'in % 75 oranındaki kusur dağılım oranına göre zararının giderilmesini istediği kabul edilmiş, bu nedenle ... tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderlerini toplam olarak 685,42 TL olarak belirleyen rapor içinde bu zararın % 75 ine karşılık gelen ( 685,42 TLx75/100 = 514,07 TL) 514,07 TL nin davalılardan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat olup, davacının hiç kusuru olmaksızın meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, yaralanma sürekli çalışma gücü kaybı oluşturmamakla birlikte davacının 45 gün yatarak tedavi gördüğü, öz bakımını kendisi yapamadığı için 15 gün süre ile bakıcı ihtiyacı oluştuğu, bu nedenle davacının acı ve elem duyduğu, bu durumun giderilmesi için tarafların ekonomik durumları ve belirlenebilen gelirleri dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketi ve ...'ten tahsili gerektiği, zarar haksız fiilden kaynaklandığı için alacağı kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Maddi tazminat isteği ile ilgili dava belirsiz alacak davası olup, davanın niteliği gereği dava açılmakla hem dava dilekçesindeki miktar hemde bedel artırımına konu miktar yönünden temerrüt gerçekleştiği için tüm alacak için ve başvurunun eksiksiz belge ile yapıldığı kanıtlanamadığı için davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, haksız fiil nedeni ile sorumlu olan işleten ve sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, sigortalı araç ticari olarak kayıtlı olduğu için faizin türünün de avans faiz olaması gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/13, K. 2023/801, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama