KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/5 Esas - 2024/756
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/5 Esas
KARAR NO
2024/756 Karar
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
K. YAZIM TARİHİ: 22/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, boya, kimyasallar, oto boyası ve yardımcı malzemeleri, oto tamir ve bakım, oto koruma ve görünüm kimyasalları, yardımcı malzemeleri ve ürünlerini tedarik, pazarlama ve satış faaliyetlerinde bulunmakta olduğunu, Davalı şirketin ... (...) nezdinde işlem yapmaya yetkili fikri ve sınai haklar alanında vekillik ve danışmanlık hizmetleri sunan bir marka ve patent firması olduğunu,Davalı şirketin, müvekkili telefonla arayarak "Markanıza şu anda başkaları başvuru yapmak üzere, ancak tespit ettik ki aslında bu markanın sahibi sizmişsiniz ve öncelikle sizin bu markaya sahip olmanız gerekmekte,
marka ile ilgili acil yapılması gereken işlemler var, yapılmaması durumunda hak kayıplarına uğrarsınız, hemen ücret yatırmazsanız bu marka başvurusu başkası adına yapılacak, bizim adamımız şuan ...
Kurumunda, bize hemen ödemeyi yaparsanız o markayı size geçireceğiz" gibi ifadelerle veya benzeri senaryolarla müvekkili şirketi büyük bir panikle düşünmeden ödeme ve işlem yapmaya sevk ettiğini, Müvekkil şirketin, gerçekten resmi kurum veya onun bağlantılı olduğu bir patent ofisinin uyarı amaçlı aradığını ve kendilerine ait markanın başkaları tarafından tescillenmesinin engellediğini düşündüğünü, Müvekkil şirket ile davalı arasında ... nezdinde işlem yapmaya dair vekalet sözleşmesi kurulduğunu, Davalının "markandan sana çok para kazandıracağım, milyonlar değerinde markan olacak,
büyük marka haline getireceğim" gibi söylemlerine devam ettiğini, Davalının, sürecin en başından itibaren vekillik meslek kurallarıyla bağdaşmayan eylemlerle, tamamen sömürmeye yönelik ve sözleşme ile güdülen amaca aykırı şekilde işlemler yaptığını, Müvekkili şirketten haksız, aşırı oransız ve fahiş ücretler alındığını belirterek, müvekkilinin uğradığı menfi zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL’sinin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 06/10/2022 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesinde; dava dilekçesinde 100,00 TL olan alacak talebini 34.474 TL artırarak dava değerinin 34.574 TL üzerinden harç hesaplaması yapılmasını, 34.574,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 06/10/2022 arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının müvekkiline markalarının tescili için başvurduğunu, Müvekkilinin bu başvuruları yaptığını, Müvekkilinin davacıya alakasız sınıflarda ve içerikte marka satmak anlamında bir baskısı olmadığını, Böyle bir baskıyı hisseden davacının basiretli bir tacir gibi davranıp söylenenlere yahut talep edilenlere itibar etmeyip tüzel kişilik ile çalışmayı bırakması gerektiğini, Davacının, dava dilekçesinin 3. Maddesinde yazılı şekilde düşünceye kapılmasının kendi ticari zayıflığı olduğunu, Dava dilekçesinin 10. Maddesinde geçtiği gibi, deneyimsiz ve tecrübesiz olduğunu düşünen bir kişinin anında karar vermek yerine, avukatına danışarak,
ondan mütalaa alarak hareket etmesi gerektiğini, Davacının bunu yapmadığını, müvekkili ile konuşmasının hemen akabinde talepleri doğrultusunda işlemleri başlatmıştır.
Müvekkilinin davalıdan işi alırken gerçek ve hukuk dışı beyanlarda yahut TMK 2. Maddeye, hak ve nesafete, ahlak kurallarına aykırı söylemlerde bulunmadığını, "markanız kesin tescil olur" gibi ve benzeri bir taahhüt vermediğini, Davacının yaptığı tüm ödemelerin müvekkili tarafından faturalandırıldığını, Aldığı paraların bir kısmının marka işlem ücretlerine harcandığını, kalan kısmının ise hizmet bedeli olarak alındığını, ...
Kurumu nezdinde yapılacak işlemlerde alınacak hizmet bedellerine ilişkin avukatlık asgari ücret tarifesi gibi bir tarife olmadığını, Serbest piyasa ekonomisi gereği, Kurum nezdinde işlemleri yapacak olan vekil firmanın, başvuru sahibinden hizmet bedeline ilişkin bir talepte bulunduğunu, Başvuru sahibinin kabul ettikten sonra artık "benden çok para aldın, aldığın paralar fahiş, geri ver" deme hakkına ve hukukuna sahip olmadığını, Alınan paralara ilişkin Kurum nezdindeki tüm işlemlerin (başvuru, yayıma itiraz, yayıma itiraza karşı görüş, tescil belge ücreti ödeme vb) yapıldığını,
Dava dilekçesinin 9. Maddesinin 4. Satırında yer alan "teamülden olan ücret" diye birşey olmadığını, Davacı şirket adına ..., ..., ...6 numaralı başvuruların yapıldığını, Faturaların kesildiğini, Çok yüksek, çok pahalı gibi soyut ifadeler ile gabine dayanılamayacağını, yararlanma kastı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Tanık beyanları, tarafların ticaret sicil kayıtları, ... Kurumu yazı cevabı, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda özetle; davacının iddialarının somut delil içermediği, teknik değerlendirme yapılabilmesi için davacıya davalı tarafından yazılı olarak bildirilen ücretler, yapılan işlemler için sunulan teklifler ve fatura açıklamalarının sunulması gerektiği bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda özetle; Görevlendirme kapsamında, iddia, savunma ve dosya içerisindeki belge ve bilgilerin incelenmesi sonucunda ve yukarıda açıklanan gerekçelerle, asıl rapordaki görüşleri değiştirecek ek bir bilgi / belge bulunmadığı, davacının iddialarının somut delil içermediği, teknik değerlendirme yapılabilmesi için davacıya davalı tarafından yazılı olarak bildirilen ücretler, yapılan işlemler için sunulan teklifler ve fatura açıklamalarının sunulması gerektiği görüş ve düşüncesinde olduğunu bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava ... vekilliğinden kaynaklı menfi zararın tazmini talebine ilişkindir. Davalının, davacının vekili olarak 3 adet marka başvurusu yaptığı görülmektedir. Davacı, davalının gerçek dışı ifadelerle kendisini düşünmeden işlem yapmaya yönlendirdiğini, vekilin müvekkilini sömürmeye yönelik işlemler yaptığını, fahiş ücretler aldığını iddia etmektedir.
Bu iddialarına delil olarak davacı çeşitli dekontlar sunmuştur. Bilirkişi raporu ile yapılan tespit ile Davacı iddialarının hiçbirine ilişkin yazılı bir evrak bulunmamaktadır. Sunulan cari hesap ekstrelerinin hangi yazışmayla ne şekilde talep edildiği dahil olmak üzere hiçbir delile dayanılmamıştır.
Tanık beyanlarında da hep sözlü görüşme yapıldığı belirtilmiştir.Daha önce de sözü edildiği gibi, davalının davacıdan ne amaçla ne kadar ücret istediğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bu noktada, ödenen ücretlerin “fazla veya az ücret” gibi bir değerlendirmeye konu olması mümkün değildir.
Çünkü patent ve marka vekillerinin alacakları ücretlere ilişkin ne bir standart ne de bir tarife bulunmaktadır. ... tarafından evraklarda da “Diğer taraftan marka vekil ücretleri/tarifesi sorulmakta ise de Kurumumuz sisteminde böyle bir tarife bulunmamaktadır." açıklaması yer almaktadır.
Kötüniyetli marka başvurusu iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; kişiyi hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanması olarak tanımlanabileceği, hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusu yapıldığına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetler yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir.
Bu kapsamda davalının marka başvurusunu kötü niyetli olarak davacıyı sömürmeye yönelik işlem yaptığına dair davacı tarafından sunulan hiç bir delil bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/5, K. 2024/756, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama