KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/517 Esas - 2024/1051
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/517 Esas
KARAR NO : 2024/1051
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 04/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalının ticari ilişki çerçevesinde bir süre ticaret yaptığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip konusu borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, takibe konu alacağın fatura ve cari hesaba dayalı likit bir alacak olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davacıdan üç ayrı kalemde Bor yağ Yağlama müstahzarı aldığını, bu malı ...
Makinelerinde kullandığını, bor yağın çok amaçlı bir metal işleme sıvısı olduğunu, davalıdan satın alınan bor yağlarının kullanılan cihazlarda ciddi manada korozyona ve talaş yapışmasına neden olduğunu, kullanıma bağlı zaman içerisinde ortaya çıkan bu sıkıntıların yağın kullanıldığı cihazlarda yıpranmaya, servis ihtiyacına, korozyon nedeniyle ürünlerde hatalara neden olduğununun davacıya bildirdiğini, davacının ayıp ihtarlarına yönelik sessiz kalışı sonucu Ankara ...
Noterliğinin 02.03.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya durumun bu defa noter kanalı ile bildirildiğini, ancak davacının cevap vermediğini, ayıplı olarak müvekkiline teslim edilen malın bu haliyle borç doğuracak nitelikte olmadığını, ayıp ihtarı bakımından sessiz kalan davacının ayıp ihtarını kabul ettiğinin açık olduğunu ve davacının tüm alacak iddialarını reddettiklerini beyan ederek, davanın reddine, lehlerine %20 kötü niyet tazminatı takdirine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden alınan 19/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, kimya mühendisi bilirkişiden alınan 06/05/2024 tarihli kök rapor ve 10/07/2023 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, cari hesaba dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 28/03/2023 tarihli ödeme emri ile 163.267,14 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 31/03/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 15/05/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 163.267,14 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden alınan 19/03/2024 tarihli heyet raporunda özetle; "...Davacı ... Şirketi ticari defterlerine göre 28.03.2023 takip tarihi itibariyle davacı ... Şirketi'nin davalı ... Şirketi'nden 163.267,14 TL alacaklı olduğu, Davalı ... Şirketi'nin ticari defterlerine göre, 28.03.2023 takip tarihi itibariyle davacı ... Şirketi'nin davalı ... Şirketi'nden 163.267,14 TL alacaklı olduğu, ...
İdaresi Başkanlığı'nca sunulan davalı 2022-2023 yılları Ba formu ile davacının 2022-2023 yılları Bs formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, dosyaya kazandırılan mevcut bilgi-belgeler çerçevesinde ayıp tespiti yapılamadığı, konuyla ilgili delil sayılabilecek dokümanların kazandırılması gerektiği, ayrıca bor yağının kimyasal ve işlevsel etkileri, kurulumuz üyelerinin uzmanlık alanı dışında olması hasebiyle, Kimya-Metalurji uzmanlık alanında bir bilirkişinin kurula dahil edilmesi gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu ürünlerin (bor yağı) ayıplı olup olmadığının tespiti bakımından kimya mühendisi bilirkişiden alınan 06/05/2024 tarihli raporda özetle; "...Gerek taraflarca ileri sürülen iddialar gerek dosyadaki bilgi ve belgeler ve gerekse de davalı tarafın fabrikasında yapılan incelemeler sonucu kanaatimiz bor yağının işlevini getiremediği yönündedir.
Fabrikada dava konusu Bor Yağından hiç kalmadığı için bu yağdan numuneler alınıp analize göndermek ve ulusal ve uluslararası standartlara göre yağın ayıplı olup olmadığı ortaya çıkarmak elde yağ numunesi olmadığından mümkün değildir.
Bununla birlikte şunu söyleyebiliriz ; eğer yağ davacının önerdiği şekillerde ve oranlarda kullanılmasına rağmen yine de kendisinden beklenilen işlevi yerine getirememişse ve fotoğraflardan da görüleceği üzere makina aksamlarında paslanmaya neden olmuşsa, üretimde sıkıntılara yol açmışsa muhakkak ki yağ bozuktur, yani gizli ayıplıdır. Aksi halde bu tip ... makinalarda böyle bir paslanmanın olağan koşullarda meydana gelmesi mümkün değildir.
Yaptığımız çalışmalarda dava konusu yağdan numune alıp test ettirme imkanımız olmadığından kişisel kanaatimize, dosyadaki bilgi ve belgelere ve fabrikada yaptığımız incelemelere göre dava konusu yağ üretimden kaynaklı gizli ayıplıdır. Davalının yağı kullanmadan bunu anlaması imkansızdır. Taraflar arasında bağıtlanmış bir Teknik Şartname olmaması sonucu yağın niteliği ancak kullanıldıktan sonra anlaşılmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İş bu rapora davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, davacı itirazlarının karşılanması, faturalara konu kullanılmayan ürünlerin atık (hurda) bedellerinin hesaplanması, dava konusu ürünlerin davalıya atık bedeli dışında ekonomik katkısı olup olmadığı ile olmuşsa oranının ve bedelinin belirlenmesi bakımından dosya yeniden kimya mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, düzenlenen 10/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "...yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davalı kullanarak ayıplı olduğunu gördüğü yağları hiçbir menfaat temin etmeden hurda- atık toplayıcıya teslim etmiştir. Dava konusu ürünlerin, davalıya herhangi bir ekonomik katkısı olmamıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki dava ve icra takibine konu ticari ilişki ve mal teslimi konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf fatura konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan ayıp incelemesinde; fatura konusu yağın ayıplı olduğu, kullanılması nedeniyle ortaya çıkmasından dolayı gizli ayıp niteliği taşıdığı, davalı tarafın Ankara ...
Noterliğinin 02/03/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle süresinde ve usulüne uygun olarak ihbarda bulunduğu, ayıp konusu ürünlerin hurda/atık bedeli dahil davalıya hiç bir ekonomik katkısı olmadığı bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğundan herhangi bir mahsup yapılmasına gerek olmadığı,
bu nedenlerle davacının standartlara uygun olmayan ve kullanılmayan fatura konusu nedeniyle alacakta talebinde bulunmayacağı, davalının itirazında haklı olduğu anlaşıldığından Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki fatura konusu yağlardan kaynaklı alacağa yönelik yapılan itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde ise, kötüniyet tazminatı takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan, ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/517, K. 2024/1051, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama